Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Selda Alkor
''İyiysem halk takdir eder'' demek yanlıştı

Selda Alkor, 15'inci Altın Koza Film Festivali'nde 'Yaşam Boyu Onur Ödülü' aldı. Alkor ile Türk sinemasını ve sanatçıların birbirleriyle ilişkilerini konuştuk

Selda Alkor
Selda Alkor

Tempo: Sinemayı seçmeseydiniz ne olurdunuz?
Selda Alkor: Ressam. Akademide okumak isterdim hep. Sinemayı severdim, tiyatroya gitmeye meraklıydım; ama “Sinema artisti olayım, bunların yanında olmak ne kadar hoş olur” diye bir şey yoktu aklımda.

T.: “Sinemanın içindeki parsellenmiş bölgelere girmeden, kendi çabamla var olmak güzeldi” demişsiniz. Bu parsellenmiş bölgeler nereleriydi ve siz nasıl bir çaba verdiniz?
S.A.: Sinemaya başladığımda, Hülya Koçyiğitler, Fatma Girikler vardı. Zaten kendilerini ispatlamışlardı. Dahası, hepsinin arkasında dağlar gibi insanlar vardı. Memduh Ün, Fatma Girik’in; Türker İnanoğlu, Filiz Akın’ın arkasındaydı. Buraları biraz parsellenmişti... Memduh veya Türker Bey bana film yaptırırken, en iyi senaryoyu Filiz’e mi verir, Selda’ya mı? Bu anlaşılır bir şey zaten. Bu arada Selda Alkor adını duyurmuşsam, benim için büyük bir gurur vesilesidir.

T.: Oyunculuğa devam etmenizi sağlayan şey neydi? 
S.A.: Mükemmeliyetçiyim. Ses Dergisi’nin yarışmasını kazanıp Çetin Emeç Bey’in karşısına çıktığımda ürkmüştüm, korkmuştum; beni yatıştırdı ve o cesaretle piyasanın içine girdim. Kötü bir şey yapmadığıma ikna oldum. Tecrübesiz ve bilgisizdim... Çok güzeldim, yaptığım filmler de Türk insanının seveceği filmler oldu. 1968’de İtalya’dan teklif geldi. Gitseydim belki bambaşka olurdu her şey. Basiret diye bir şey var ve o bağlanıyor bazen. İnsan, alnında yazanı yaşıyor. Ama çok ümitliyim. Türkiye’de çok özel bir-iki film yapmadan ölmeyeceğim.

T.: Sonraları sizin de arkanızda duran biri oldu mu?
S.A.: Oldu diyemem. Yaptığım işle yoğruldum. “İyiysem, halk bunu takdir edecektir” dedim kendime. Yanlış tabii bunlar. Bir oyuncunun mutlaka halkla ilişkilerini yapacak biri, bir menajeri olmalı. Bu, ekip işi. Bunu ancak bu yaşımda anladım.

T.: SODER’in (Sinema Oyuncuları Derneği) başkanıydınız... Neler için çabaladınız ve neye muvaffak olmadınız?
S.A.: Benim zamanımda SODER en şaşaalı dönemini yaşadı. Sinema oyuncuları ansiklopedisini çıkardım. Ama devam etmedim; çünkü ses çift elden çıkar. Tek başıma kaldım, çok sevgili arkadaşlarım bile bazı konularda yalnız bıraktılar beni. Türk Sinema Vakfı’nın başkanlığını da yaptım. Bugün Yeşilçam Sokağı’ndaki bina, benim çabamla o hale gelmiştir. Bugün artık yoruldum. Söz konusu sanatçılar olunca, bu ülkede birilerinin bir araya gelmesi çok zor oluyor. Ama eğer bizden daha akıllı birileri çıkar; “Biz bunu yaptık, hadi Selda!” derlerse, her zaman onların yanında olacağım.

                                              __________________

Seda ARICIOĞLU

 

(1068 – 22 Mayıs 2008)

27.05.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.