|
ERTUĞRUL ATEŞ'İN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ
Uluslararası arenada Türk resim sanatını en iyi temsil eden sanatçılarımızdan biri olan Ateş, 2009 boyunca Paris'ten Katar'a, Dubai'den Tayvan'a yeni eserlerini sergiliyor.
Adana'da, 1954'te doğan Ertuğrul Ateş, yaklaşık 20 yıl New York'ta yaşadı. Sanat hayatının ilk ciddi çıkışını orada yaptı, orada tanındı; buna rağmen köklerini doğduğu, büyüdüğü topraklarda aradı ve buldu. Başarısının sırrı, karakterinin özünü kendi kültüründe yakalamasında yatıyor. Ateş'in tablolarına bakınca farklı dünyalara açılabilirsiniz; ne gördüğünüz biraz da size bağlı: Aşk, mutluluk, tutku, semaviyat... ''Sürrealist, dışavurumcu ve soyut'' diyor eleştirmenler tabloları için, ama o kendisini mistik olarak tanımlıyor.
SANAT HAYATINIZIN İLK KARESİNDE NE VAR?
Ressam Duran Karaca ortaokul birinci sınıftayken resim hocamdı. Bir natürmort yapmıştım; hiç unutmam, resmin arkasına koskocaman bir 10 yazmıştı. Benim ilk motivasyonum, sanatla ilgili ilk sahnem budur. Siyah bir fon kâğıdı üzerine çalışmıştım; kullandığım renkler için Duran Hoca, ''Gauguin'e göndermeler yapıyor gibi'' demişti.
DEVAMI NASIL GELDİ?
Ceyhan'dan İskenderun'a taşındık. Benim için dünyaya açılan ilk penceredir bu taşınma. Hayat görüşümde çok ciddi değişimler oldu. Ceyhan tamamen Anadolu'nun bir ucu, İskenderun ise adeta bir güney Fransa tatil köyü havasındaydı. Kadınlar mini etekli, kadın erkek eşit, tüm ilişkiler son derece uygardı; kilisenin çanı da çalıyor, sinegoglarda ibadet de ediliyor, camide ezan da okunuyordu. Bütün kültürlerin bir arada yaşadığı, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği, bambaşka bir dünyaydı İskenderun.
Benim malzemeyle tanışmam, ressam olacağımı anlamam da bu döneme denk gelir. Tabelacılık yapıyordum; mobilyaların üzerine desenler boyuyordum. Ciddi bir motosiklet kazası geçirdim o sıra, altı ay yatmak zorunda kaldım. Anatomi kitaplarından desenler çizerek, figürlerle kâğıt üzerinde oynayarak, öğrenerek geçirdim o süreyi. Kemikleri, dokuları, kasları tek tek çizmek başka türlü bir mücadele ruhu kazandırdı bana. O zor süreçten resim yaparak çıktım; hayatım boyunca da resim ve sanatla yaşadım.
...
Devamı Tempo Mayıs '09 Sayısında
|
29.06.09
|
|
|