|
Mısır Çarşısı'nda rağbet TURKISH VIAGRA'ya
Türk aklından korkmakta fayda var! Mısır Çarşısı'na, turistlerin en çok aldığı baharatların haberini yapmaya gidip içinde bal ve baharat çeşitleri olan mucize karışım 'Turkish Viagra' ile karşılaştık! Çok satanlar listesinde Turkish Viagra (5 times in the night-gecede 5 kez)'yı safran ve elma çayı izliyor.
Arkanıza yaslanın ve gözünüzün önüne İstanbul Eminönü'ndeki Mısır Çarşısı'nı getirin. Bizimle birlikte siz de ana kapısından girin ve çarşıdan turistlerle Türkler'in ne aldığı araştırmasına katılın. Epey şaşıracaksınız! Ben, baharat, lokum sohbeti yapacağımı sanıyordum. Ama oradan bambaşka bir haber çıktı! Yine Türk'ün aklı sayesinde tabii ki: Karşınızda "Turkish Viagra" ya da "5 times in the night" adıyla satılan meşhur afrodizyak! Buyrunuz efendim... Safran bizde ucuz
Dört kapısı olan Mısır Çarşısı'nın, Yeni Camii tarafındaki ana kapısından girdiğinizde sağda kalan Alaaddin (ya da kartlarındaki adıyla Alaaddin's Cave), ilk durağımız... Çünkü içeride kalabalık bir Çinli grup var ve bizim de turistlerin peşindeyiz!
İçerde çok gürültü var ve hepsi rehberlerine bir şey soruyor. O karmaşa arasında bir ara Çinli grubun rehberi Rahmet Bey'e ulaşıyorum ve Uzakdoğuluların buradan ne aldığını soruyorum: "Uzakdoğu'dan gelen insanlar genellikle kuru meyve, kuruyemiş, çay, lokum ve çay bardakları alıyorlar" diyor. Şöyle bir baktığımda hepsinin elinde elma çayı olduğunu görüyorum.
Grup alışverişini bitirdikten sonra oradaki çalışanlardan Emrah Aytol ile konuşuyoruz: "Mamullerimiz organik olduğu için fiyatlarımız diğer dükkanlardan daha fazla. Yerli müşteriler pek fazla alışveriş yapmıyor. Yabancıların en fazla rağbet ettiği şey, havyar ve safran. Çünkü yurt dışına göre çok daha ucuz. Baharat olarak da köfte, balık baharatı; fındık, fıstık ve elma çayı çok alıyorlar. Bomba saldırılarından sonra turist sayısında epey azalma oldu" şeklinde bir durum tespiti yapıyor.
Çarşı'nın içinde dolaşıyor ve Hazer Baba adlı dükkana giriyoruz. Kalabalık olan dükkanda çalışan Serkan Bey'e yaklaşıp "Turistler en çok ne alıyorlar sizden?" dediğimde cevabı kısa ve net: "Telefon numaramı!" Ben, baharat olarak ne aldıklarını soruyorum, diyorum. "Safran" diyor. Nedenini sorduğumda "Çorbalara, tatlılara, salatalara kullanılan bir baharat çeşidi. Ayrıca Avrupa'da buradaki fiyatının 5-6 katı daha pahalı. Onun dışında pul biber, kekik, nane alıyorlar" diyor.
Peki ya Türkler? "Lokum, kuruyemiş alıyorlar. Ama abla, sana tek bir şey söyleyeyim: Bizim paramız değerli olsa buraların en iyi müşterisi Türkler olurdu. Hesap et işte, her şeyi alıyoruz. İspanyol'u, İtalyan'ı hep bize koşuyorlar. Çünkü bizim gibi pazarcı müşterisi. Pazarcı kafası var her şeyi alıyor."
Uzakdoğulular nasıl; iyi müşteri değil mi? diye sorduğumdaysa "Onları geç. Bir tek Japonlar iyidir. Uzakdoğuluların köpek eti yiye yiye ağız tatları kalmamış." diyor. O sırada lafa karışan Tunay Bey, "Doğru söylüyor. Ne yedikleri belli değil ki! Baksanıza SARS nereden çıktı?" diyor.
Gayet normal bir şekilde baharatlardan, turistlerden ve Türk müşterilerden konuşuyoruz. Sonra foto muhabiri arkadaşım Engin, benden aldığı tüyoyla araya girip, gecede 5 kez sevişmeyi mümkün kılan "Türk mucizesi"ni soruyor yavaşça. Ve o andan itibaren bütün muhabbet onun etrafında dönüyor! Girdap gibi mübarek, içine çekiyor!
Zuladan küçük bir kavanoz çıkıyor. Üzerinde Bereket Tanrısı'nın silueti (!) bulanan kavanozun çevresinde erkek ve kadınlar için afrodizyak olduğu yazan ve -Türkçe hariç!- 5 dilde, çat pat derdini anlatan bir yazı var. Demek istediği de şu: "Bu karışımdan aldığınız taktirde gecede 5 kez sevişebilirsiniz"!
---
Zeynep Bölükbaşı ERTEM
Fotoğraf: Engin IRIZ
|
16.09.04
|
|
|