Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Tüy dökücü kremin mucidi Cihat Dündar, selülit ve kırışıklığa karşı krem hazırlığında
Fasulye ve kabak özleri hayatını değiştirdi

Cihat Dündar'ın 12 yaşındayken yüzü sivilcelerle kaplıydı. Alay konusu olduğu için okulu terk etti. Hiçbir doktorun yapamadığını yapıp, sivilcelerinden kendi yöntemleriyle kurtuldu. Şırnak'ta askerlik yaparken dikkatini çeken yüzü kıllı kadınlar, onu tüy dökücü kremin formülünü bulmaya itti

Cihat Dündar
Cihat Dündar

Cihat Dündar, 1974 yılında Almanya’da doğdu. İlkokulda okurken sevilmeyen, istenmeyen, alay edilen bir çocuktu. Alnında, burnunda daha doğrusu yüzünün her yanında sivilceler vardı. İyileşmiyorlardı. Ailesi yılmadan onu cilt doktorlarına, dermatologlara götürdü. Ama fayda etmedi. Sivilceler arttıkça o, eve kapanıyor, okula gitmek istemiyor, huzursuz, mutsuz bir çocuk haline geliyordu. Doktorlar çare olmayınca, o da farklı çözümler aramaya başladı. Okuldan ayrılmış, neredeyse tüm bitki kitaplarını almış, sivilcelerine çare olacak bir şey bulmak için durmadan okuyordu.

 

Bitki özleri satan dükkânlar, odası ve mutfak üçgeninde geçen uzunca bir süreden sonra balla yoğurdu karıştırarak yüzüne sürmeye karar verdi. Bir haftanın sonunda, ailenin de şaşkın bakışları altında sivilceler iyileşmeye başlamıştı. İki hafta sonra artık sivilce izi bile olmayan bir cildi vardı ama okul hayatı bitmişti. Bir süre babasıyla birlikte Türk filmleri pazarlaması ve dağıtımı yaptı. Bu işten iyi para kazanmasına rağmen babasının yanında çalışmaya devam etmek istemedi. Ayrılıp uluslararası bir şirkette pazarlamacı olarak çalışmaya başladı. Yağsız, susuz yemek pişiren tencereleri pazarlayan Cihat Dündar, bu iş sayesinde pazarlamacılığı öğrendi. 1993 yılında, ailesi Türkiye’ye kesin dönüş yapınca tek bildiği işi; pazarlamacılığı devam ettirmeye karar verdi. Alman disiplini ile büyümüştü. Bu yüzden ticaret yaptığı insanlar hem ona saygı duyuyor hem de korkuyordu.

Bazen pazarda parfüm sattı, bazen de zeytin... Askerlik zamanı geldiğinde, 18 ay kalacağı Şırnak’ın yolunu tuttu.

 

Bioder’in fikir anneleri

 

Askere gittiğinde de bitki kitapları yanındaydı. Ama Şırnak’ın müthiş doğası ve bitki çeşitliliği ona kitap okuyacak zaman bırakmadı. Bir yandan Şırnak’taki bitkileri inceliyor, bir yandan ne işe yaradıklarıyla ilgili notlar alıyordu. Bitkilerden uzaklaştığı bir gün, karşısına çıkan bir Şırnaklı kadınla sohbet ederken yüzündeki tüylerin fazlalılığı dikkatini çekti. Sadece o kadın değil, bölgenin genelinde kadınların ciddi bir tüylenme problemi vardı. Parası olanlar tüylerden epilasyon türü yöntemlerle kurtuluyorlardı. Ama ya olmayanlar...  

 

Askerden döndükten sonra bu konuya dört elle sarıldı. Sivilce problemini aşmıştı. Tüyleri yok etmenin bir yolunu bulacağından emindi. Tam üç yıl, geceli gündüzlü her bitkiyi araştırdı. Denedi, okudu. İlk önce kendi ellerinde denemeye başladı. İki ay sonra ellerinde tüy kalmamıştı ama yüzünde gülücükler açıyordu. Üç yıl geçmesine rağmen ellerinde tek bir tüy bile çıkmadı. Önce ailesi, sonra yakın çevresi üzerinde denemeler yaptı. Formülün patentini almak için Eskişehir Anadolu Üniversitesi Kimya Bölümü’ne başvurduğunda parası da suyunu çekmek üzereydi. Son parasını okulun döner sermayesine verip formülü araştırmaları için Kimya Bölümü’ne teslim etti. Üç ay sonra okula geldiğinde karşısında onu tebrik eden, formülü destekleyen ve patentini alması için gerekli belgeleri veren hocaları buldu. Zaman kaybetmeden Sağlık Bakanlığı’ndan onayını alıp, Bioder markası adı altında Kadıköy’de küçük bir ofiste çalışmaya başladı. İlk yıl, gelen taleplere göre çeşitli fabrikalarda üretim yaptırıyor sonra evlere teslim ediyordu.

 

Cihat Dündar’ın ne arkadaşları, ne ailesi olan bitene inanamıyordu. Firmayı kurması, Çekmeköy’de bulunan 2 bin 500 metrekare kapalı alanlı fabrikayı alması ve makine aksamını oluşturması uzun sürmedi. Tanıtım için 4 trilyon harcadı ama karşılığını da aldı. Şimdi Türkiye genelinde 25 bin eczaneye ayda 50 bin Bioder satıyor. Türkiye’nin her yanından gelen teşekkür mektuplarını cevaplıyor. Bioder’in kana karışıyor olmasıyla ilgili iddialara da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden aldığı belgelerle cevap veriyor.

 

İçinde fasulye ve kabak özleri olan Bioder, dünyanın her tarafından sipariş alıyor. Hedefini yıllık 20 milyon YTL ciro üzerine kuran Dündar, “Almanya’nın en büyük ecza deposu Celesio ile görüştük. Ürünün Avrupa dağıtımını yapmak istediler. Bu sayede yıl sonunda Bioder’i tüm Avrupa’ya satacağız” diyor gözleri parlayarak...

 

Pek yakında kırışık kremi, saç dökülmesine karşı serum üretmeye karar veren Dündar, tüy dökücü kremleriyle ilgili de bir müjde veriyor. Her gün sürülmesi gerekmeyen, ağda sonrası tek kullanımlık serumları piyasaya çıkarmaya hazırlanıyor.

-

Haber: Yasemin YURTMAN
Fotoğraf:
Ergun CANDEMİR

12.11.05

...

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.