|
Oyuncu, sert ribaund mücadelesinin sonunda sandalyesiyle
beraber yere yuvarlandığı anda, gayri ihtiyari sahaya girip yardım etmek
istiyorum. Celal Hoca kolumu tutuyor ve ‘saçmalama’ der gibi bir bakış
fırlatıyor. Sonra sahaya dönüyor ve “Kalksana oğlum; bak top gidiyor, sen yerde
sürünüyorsun” diye bağırıyor. O anda, aslında yaptığım hareketin saçmalığının
gerçekten farkına varıyorum. Öyle ya, bir basketbol maçında yere düşen oyuncuyu
kaldırmak düşünülebilir mi? Ama böyle oluyor işte insan.
Karşısında bir engelli gördüğü zaman hemen bir
yardımseverlik havasına bürünüyor. Tabii arkasını döner dönmez de unutuveriyor.
Her neyse, biz yine ‘o an’a dönelim. O anda bulunduğum yer İstanbul Engelli
Yıldızlar Basketbol Takımı’nın antrenman yaptığı Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu (SHÇEK) Bahçelievler Kampusu Spor Salonu. Kolumu tutup da
‘saçmalama’ diye bakan da antrenör Celal Demirbaş. Antrenmansa gerçekten kıran
kırana geçiyor bu arada. Dakika geçmiyor ki biri yere düşmesin. Ama daha da
ilginci, düşen, iki kıvrak hareketle kendini yerden alıyor ve son sürat sürdüğü
sandalyesi ile görev yerine doğru ilerliyor. Bu arada sıkı ribaunt mücadeleleri,
katlar, driplingler, hatta hareketli oyuncuyu savunanın başka bir oyuncu
tarafından engellenmesiyle ifadesini bulan skrin’ler havada uçuşuyor. İki ayağı
üzerinde koşan meslektaşlarına kıyasla yapamadıkları tek şey, potaya smaç vurmak
ve topla bacak arası hareketler. Ama ne gam. Sahadaki 10 sporcu da var
güçleriyle mücadele ediyorlar topu kapmak, sayı yapmak için. Antrenman yaklaşık
iki saat sürüyor ve genellikle toplu çalışılıyor. Sporcular turnikeye giriyor,
dripling çalışması yapıyor.
Sandalyeler
özel
Bu arada, hemen belirtelim, engelli basketbolunda acayip
tekerlekli sandalye numaraları var. Zaten Celal Hoca’ya göre, koşar
basketboldaki ayak hareketlerine nasıl çalışılıyorsa, burada da tekerlekli
sandalye hareketlerine öyle çalışılıyor. Oyuncuların kullandığı sandalyelerde
arka tarafta bulunan açılı iki büyük tekerlekle birlikte, ön tarafta da iki
küçük tekerlek bulunuyor. Bunun amacı, dengeyi sağlamak. Ayrıca her oyuncu,
sandalyeye yerleştirilmiş bir kemerle arabaya bağlanıyor. Bunun amacı da vücut
dengesini sağlamak ve tekerlekli sandalyeden düşmeyi engellemek. Bu sandalyeler
çok değerli ve fiyatları 2000-6000 Euro arasında değişiyor. Ancak cennet
vatanımızın mümtaz gümrüklerinde normal tekerlekli sandalyelerden vergi
alınmazken, bunlardan bir sürü vergi alınıyor. Bunu da engelli spor kulüplerine
kimse açıklayamıyor.
Ayrıca engelliler basketbol liginde ciddi bir spor salonu
sıkıntısı var. Engelli basketbolu için İstanbul’daki tek salon SHÇEK
Bahçelievler Kampusu’nda bulunuyor. Üstelik bu, trajikomik bir nedene dayanıyor.
Çünkü bir tek bu salonda rampa bulunuyor. Yani diğer spor salonlarına da birer
rampa yapılsa, sorun çözümlenecek gibi görünüyor. Tabii bir de soyunma odaları
meselesi var. Çünkü soyunma odalarında özel ekipman gerekiyor. Zira bu oyuncular
genellikle ayaklarını hatta kimileri bellerinden aşağısını kullanamıyor.
Dolayısıyla sporcular için duş bankları ve sair destekleyici malzeme gerekiyor
ki, bu da ufak tefek bir tadilatla mümkün olabiliyor.
Transfer piyasası da
var
Bu arada, engelli basketbolunda hızlı bir transfer
borsası bulunuyor. Çünkü bu sporda altyapı yok; bu da yeni oyuncu bulmayı
zorlaştırıyor. Kulüplerin çoğunluğu da işin kolayına kaçarak, hazır sporcu alıp
oynatmayı tercih ediyor. Çünkü yetiştirmek zor. Tabii transfer dediysek, öyle
milyon dolarlar filan uçuşmuyor ortalıkta. Çok, çok, çok daha mütevazı bir
piyasa onlarınki... Ama dünyaları oldukça renkli ve hareketli. Emin olun ki, bir
kez onların maçını izlerseniz, dünyada yapılamayacak hiçbir şeyin, aşılamayacak
hiçbir engelin bulunmadığını anlıyorsunuz ve bu “dünyada yapılamayacak şey,
aşılamayacak engel yok” geyiği onların umurunda bile değil. Çünkü onlar, hayatı
çoktan yenmişler, şimdi pota altında birbirlerini yiyorlar.
Oyunun kural ve oynanış farklılıkları (*)
Oyuncu topu
kucağında tutarak sektirmeden arabasının tekerleğini sadece iki defa
yürütebiliyor. Oyuncular arabanın tek tekerleğini havaya kaldırabiliyor.
Tekerlekli sandalyeyi geri geri sürmek yasak. Oyuncular koşar basketboldaki gibi
oyun içinde saha dışına çıkıp giremiyor.
Oyuncuların
sınıflandırılması
Oyuncular
sahip oldukları bedensel engele göre sınıflandırılıyor. Bu sınıflandırmaya
puanlama deniyor ve yeni her oyuncunun bedensel engeline göre belirlenmiş
puanları var. Bu puanlar 1 ile 4.5 arasında değişiyor. Bedensel engeli en ağır
sporculara (omurilik felci gibi) 1 puan veriliyor. Yürüyebilen ama koşamayan
bedensel engelli sporcular ise 4-4.5 puan veriliyor. Oyun esnasında sahadaki beş
oyuncunun toplam puanların üst sınırı 14 olmalı.
22 yaşının
altındaki sporcular genç kategorisine giriyor. 18 yaşından küçük sporcular da
puanlama yapılırken bedensel engelleri sonucu aldıkları kalifikasyon puanından 1
düşülerek takım hesaplamasına katılıyor. Kadın oyuncular da puanlamada 1.5 puan
düşürülerek dikkate alınıyor. Bu sporda kadınlar ve erkekler birlikte mücadele
ediyor. Ligdeki kadın oyuncuların toplam içindeki oranı % 10 ile 20
arasında.
(*) Bu bölüm www.batug.com adlı internet
sitesinden sadeleştirerek alınmıştır.
___________________________
Haber: Enis TAYMAN
Fotoğraf: Serkan ŞENTÜRK
|