Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kamuflaj kıyafetleri Arzu Kaprol imzasını taşıyor
Türk ordusu cırt cırtlı cepten çok şehit verdi

Daha önce Amerikan askerlerinin üniformalarından etkilenilerek yapılan kamuflâj kıyafetleri, artık son derece teknolojik kumaşlar kullanılarak, Türkiye şartlarına uygun olarak üretildi

Arzu Kaprol
Arzu Kaprol Göster

''TSK'ya bir Coco Chanel, bir de ben tasarım yaptım''

                                                              

-         Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir modacıyla çalışması çok alışıldık bir durum değil. Size gelmeleri nasıl oldu?

Bana ilk gelişleri Schoeller sayesinde oldu. Schoeller İsviçreli bir kumaş geliştirme firması. Daha çok teknolojik kumaşlar üretiyor. Onlar kanalıyla bana ulaştılar. Sanıyorum daha önce değişik teknolojik çalışmalar yaptığım için beni tavsiye etmişler. Daha önce Yurtiçi Kargo, Çelebi Havayolları, İGDAŞ gibi pek çok firmaya personel kıyafetleri yapmıştım. Kumaşta da teknolojik bir özellik bulunması gerektiğini düşündüğüm için farklı arayışlarda bulunmuştuk. Bu vesileyle Genel Kurmay’ın görevlendirdiği ve projeyi yürüten İstanbul Levazım Maliye Okul Komutanlığı görevlileri ile görüşmemiz oldu. Geldiklerinde bana “Bizim bir eğitim üniformasına ihtiyacımız var. Bununla ilgili yeni bir tasarım yapabilir misiniz?” dediler. Sonrasında da  bana brif verdiler. Müthiş etkileyiciydi. Bu sayede Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ne kadar profesyonel çalıştığını anladım. Her şey o kadar netti ki. Hem geçmişi, hem de gelecekten ne beklenildiğini anlatan güçlü bir sunum verdiler. O sunumu aldıktan sonra zaten bütün proje başladı. Projenin içerisinde de devrim niteliğinde değişiklikler yapıldı.

Göster

-         Ne gibi?

Bu proje için TÜBİTAK’la birlikte çalışılmaya başlanmıştı. Tasarlanacak kamuflaj kıyafetlerinin gerçekten Türkiye coğrafyasına ait olabilmesi için, özel bir çalışma yapıldı. Şu ana kadar kullanılanlar Amerikan askerlerinin kamuflaj kıyafetlerinden esinlenerek yapılmış. Gerçekten Türk coğrafyasına uygun mu, değil mi? Bunların hiçbiri aslında çok net değildi. Bize ait deseni oluşturabilmek için TÜBİTAK uzaydan Türkiye’nin yedi ayrı coğrafi bölgesinin fotoğrafların çekiyor. Bu fotoğraflar birkaç desen haline getiriliyor. Bu desenler arazide deneniyor ve hangisinin Türkiye coğrafyasının geneline uygun bir kamuflaj deseni olduğu anlaşılıyor. Buradan bakıldığında inanılmaz bir AR-GE çalışması olduğu görülüyor zaten. Bunun üzerine biz kıyafet tasarımına başladık. Kıyafet tasarımında da birkaç nokta önemliydi.

-         Nedir bunlar?

Her şeyden önce çok fonksiyonel olması gerekiyordu. Neticede bir yaşam tehlikesi var. Günlük işe gidip gelmenin dışında, bir şekilde savunma ve saldırı için yapılan kıyafetler bunlar. Dolayısıyla fonksiyonelliği her şeyden önemliydi. Moda tasarımının ötesinde bir endüstri ürünü tasarımı yapıldı. Benim için esas heyecan verici olan da buydu.

-         Daha önce bu tip çalışmalar yapmış mıydız?

Daha önce Çelebi Havayolları için hazırladığım iş üniformalarında da bezer bir çalışma yapmıştım. Artık günlük hayatta da, çalışma hayatında da fonksiyonellik estetik kaygıdan önce geliyor. Tabii insanlar giydiklerinin estetik olmasını istiyorlar, ama en önümle unsur fonksiyonellik. Bu çalışmada da estetik kaygının yanı sıra fonksiyonelliğe önem vererek hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Zaten genel moda anlayışımız da bu yönde ilerliyor. Sadece estetik olarak iyi durması değil, aynı zamanda bizi terletmemesi, daha rahat hava aldırması, günlük hayatımıza artı değer katmasını bekliyoruz; sürekli buruş buruş olacak kıyafetler giymek istemiyoruz. Bu yüzden de artık dünyada yüzde 100 ketenler daha az tüketiliyor. Kısaca hepimiz hayatımızı kolaylaştıran kıyafetleri taşımak istiyoruz.

-         TSK’nın şimdiye kadar kullandığı kamuflaj kıyafetleri nasıldı, sizin kattığınız yenilikler neler oldu?

En belirgin özellik aslında şuydu. Bana verilen brifte göğüs üzerindeki ceplerin Amerikan ordusunda olduğu gibi “cırt cırtlı” yapıldığı, bunun da pusu da yatarken hayati risk oluşturduğunu belirttiler. Öyle ki geceleyin pusuda sırf o cırt sesi yüzünden öldürülen asker sayısı beni gerçekten dehşete düşürdü.

-         Kaç asker ölmüş böyle?

Sanıyorum bunu söylemem doğru olmaz. Hal böyle olunca zaten tasarıma önce kanın donarak başlıyorsun. Yani oradaki sırf o minicik cırt detayı yüzünden insan hayatı tehlikede. Dolayısıyla her bir şeyin hayatı kolaylaştırması gerekiyor. O yüzden yakalarda özel mıknatıslı kapamalar yapıldı. Kol altlarında havalandırma delikleri açıldı. Kalın parkalarda ince yazlık tişörtlerde Schoeller ile geliştirilen yüksek teknolojik kumaşlar kullanıldı. Bunlar terletmeyen, teri pamuktan üç kat hızlı dışarı atan, leke tutmayan, yağ izi yapmayan, yıkandıktan sonra çok çabuk kuruyan, öncekilerin aşınmasına göre, neredeyse üç katı daha dayanıklı kumaşlardı. Dolayısıyla hem günlük kullanımı, hem de rahatlığı olan kumaşlarla kıyafetler yapıldı.

-         Gizlilik ön planda mıydı?

Tabii ki yüzde 100 gizlilik söz konusuydu. Ta ki onlar Milli Savunma Fuarı’nda açıklayana kadar, ilan etmeyi doğru bulmadılar. Ben de buna saygı gösterdim. Dolayısıyla sekiz ay boyunca hiç kimseye bir şey söylenmeden çalışıldı. Hatta ofiste bile konuyla direkt ilgili olmayan hiç kimse çalışmadan haberdar değildi.

-         Askerlerle bu kadar yakın çalışmak, size neler hissettirdi?

Benim gibi askerlikle hiç alakası olmayan, askerliğini yapmamış Türk vatandaşı olarak, çok enteresan bir durum. (Kahkahalar) Çünkü bir noktadan sonra kime nasıl hitap edeceğini bile bilmiyorsun. Ama çalışma sistemlerini gördükten sonra çok keyif aldım, mutlu oldum. Gerçekten doğru bir sistem üzerinde çalışan kurumlar da var bu ülkede diye düşündüm ve çok sevindim.

-         Bu hitap sorununu nasıl çözdünüz?

Ara sıra unvanları ile ara sıra da isimlerinin yanına “Bey” kelimesini koyup, ne yapacağımı bilemeyerek. (Kahkahalar)

-         Kıyafetler kullanılmaya başlandı mı?

Türkiye genelinde değişik birliklerde denenmeye başladı. Muhtemelen sene sonuna kadar bütün ordu bunları kullanma başlayacak.

- Genel Kurmay’ın günlük üniformaları için de bir çalışma yapacak mısınız?

Bana bu yönde bir talep gelmedi. Gelse tabii ki büyük bir gururla ve keyifle yaparım.

- Peki size göre, bir modacı olarak onların kıyafetlerinde değişmesi gereken herhangi bir şey var mı?

Öncelikle tören kıyafetlerini çok estetik buluyorum. Çünkü onlar da Coco Chanel tarafından tasarlanmış. Bu kamuflajlar da öyle. Atatürk nasıl vizyon sahibi bir insan olduğunu buradan da anlıyoruz aslında. Yani bir Coco Chanel, bir de ben tasarım yaptım TSK’ya. Fakat tabii ki zaman içinde biraz yenilenmesi gerekiyor. Biraz daha modern ve geleceğe dair görünebilir. Şu anda hala çok güzel, çok estetik, ama kaftanlar kadar estetik. O ağırlıkta ve hoşlukta. Biraz daha yüzü geleceğe baksın isterim.

                                                                ___________________________

Haber: Arzu ERDOĞAN

24.03.06

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.