|
İbrahim
Batmaz, Şırnak doğumlu. 2001 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu tekerlekli
sandalyeye bağımlı olarak yaşamını sürdürüyor. Ancak o, felç olduktan sonra
yaşama küsmek yerine, hayata bağlanmayı tercih etmiş. Hayata ise sporla
bağlandığını söylüyor. Kara Kuvvetleri’ne bağlı Ankara Karagücü Gaziler
Takımı’nda hem basketbol hem de tenis oynuyor İbrahim. Tekerlekli sandalyeyle
tenis oynamak çok zor; ancak İbrahim, basketboldan sonra teniste de başarılı
olacağına inanmış: “Tenise başladığım ilk senemde Türkiye ikincisi oldum.
Polonya’da da Milli Takım adına yarıştım; çiftler arsında yarı finale kaldım.
Spor, hem zevkli hem de sağlığımız açısından çok önemli. Bir mesleğim yok.
Sadece spor yapıyorum. Engelliler hayatı sevsinler, hayata küsmesinler. Hayat
böyle de devam ediyor. Daha kötüsü de olabilir...”
VKV Amerikan
Hastanesi sponsorluğunda düzenlenen Veteran Tenis Turnuvası’nda, İbrahim
ve diğer engelli arkadaşlarıyla maç öncesi sohbet ediyoruz. Engelli tenis takımı
olarak onlar da turnuvada marifetlerini sergilemeye gelmişler. Tıpkı diğer
engelli insanlar gibi, İbrahim de mimari engellerden şikâyetçi. Turnuvanın
düzenlendiği ünlü TED-Tenis Eskrim Dağcılık Spor Salonu’nda bile, iki kişinin
sandalyesini kucaklamasıyla merdivenlerden aşağıya inebiliyor. Çünkü koskoca
spor kompleksinde bir asansör ya da bir rampa yok. Spor tesislerinin pek çoğu
engelli sporcular için uygun değil; ancak İbrahim’e göre engelli sporcuların en
önemli sıkıntıları sponsorsuzluk: “Bir kere Polonya’ya gittik. Daha ileriye
gidemedik. Kaç kez İtalya ve Macaristan çıktı ama sadece sponsorsuzluktan dolayı
oralara gidemedik. Şu an dünya sıralamasında olabilirdik. Engelli olunca sponsor
bulmak zor. Maalesef bizi hâlâ
göremiyorlar.”
“Dünya sıralamasında yer
alabiliriz”
Selahattin
Alptekin, Ankara Karagücü Tenis Takımı’nın antrenörü. Engelli sporcuların çok
başarılı olduğunu söyleyen antrenör, sadece sponsor bulamadıkları için dünyaya
açılamadıklarını belirtiyor: “Geçen sene Türkiye’de 4 turnuvaya katıldık. Bir
kere de Polonya’ya gittik. Tenis oynayan sporcu sayımız ilk başlarda 8 taneyken,
şu an 44 tane oldu. Bir kulüp vardı, şu an 7 tane kulübümüz var. Ankara,
Antakya, İzmir, Samsun, İstanbul, Trabzon gibi illerde engellilere tenis
yaptırıyoruz. Amacımız sağlıklı insanlar gibi engellilerin de spor
yapabileceğini göstermek.
Tekerlekli
tenis, 2005 Haziran ayında resmileşti. İlk turnuva Ankara’daydı. Çok büyük ses
getirdi. En büyük sıkıntımız sponsorsuzluk. Dış turnuvalara gidemiyoruz.
Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’nun bütçesi belli. Federasyonda bizim
haricimizde 13 branş var. Sponsor bulabilmek ve kendimizi göstermek için
turnuvalara katılıyoruz. Polonya’dan başka bir yere gidemedik. Sponsor desteği
olursa dünya sıralamasında çok çabuk yer alabileceğimize inanıyorum. Büyük
şirketler, kuruluşlar bizi destekleyebilir. Onların forması altında da
gidebiliriz. Onların formasını giyebiliriz. Resmi oyuncuları olabiliriz.
Hedefimiz 2008 Pekin Olimpiyatları’na katılmak. Bu olimpiyatlara ilk defa bir
Türk takımını götürebilmeyi hedefliyoruz. Oraya gidebilmemiz için de mümkün
olduğu kadar fazla turnuvaya katılmamız ve puan toplamamız gerekiyor.
Dolayısıyla sponsor gerekiyor. Sponsor olursa yapamayacağımız bir şey yok. Bütün
engellilerin her şeyi yapabilecekleri inancındayım. Özellikle tenis, çok zor bir
spor engelliler için. Ama biz bunu başardık; zoru değil, imkânsızı
başardık.”
Desteksizlikten dolayı pek çok harcanmış engelli sporcu olduğundan söz
ediyor Alptekin. Motivasyon eksikliği de engelli sporcuların en önemli
sıkıntıları arasında yer alıyor. Çünkü gerçekten çok çalışıyor, günlerini
antrenmanlara harcıyorlar, ancak turnuvalara parasızlıktan katılamadıklarında
bütün emeklerin boşa gittiğini hissederek büyük bir hayal kırıklığı ve
motivasyon düşüklüğü yaşıyorlar.
Karagücü
Gaziler Takımı, turnuvalara milli takım olarak Bedensel Engelliler Spor
Federasyonu’nun desteğiyle gidiyor. Özel turnuvalara ise TSK’nin imkânlarıyla
katılabiliyorlar. Ancak Alptekin, yine de sponsora ihtiyaçları olduğunu
söylüyor; çünkü bu destek, onlar için yeterli değil: “Birilerinin Türkiye
Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’na sponsor olması lazım. Çünkü federasyon
bizi bir turnuvaya yolluyorsa, üç turnuvaya yollayamıyor milli takım olarak. TSK
da yolladığı zaman bir kere yolluyor. Olimpiyatlara katılmamız için puana
ihtiyacımız var. Puanı da dışarıda turnuvalara katılarak toplayabiliriz. Ama TSK
da federasyon da karşılayamıyor bu masrafları...”
Tekerlekli
sandalyeli tenisçilerin antrenmanları oldukça yoğun geçiyor. Kışın kapalı kort
sıkıntıları olduğundan, sadece haftada iki gün antrenman yapabiliyorlar. Ancak
yaz aylarında bu sayı haftada beşe çıkıyor. Onlara bu imkânları sağlayan ise
Türk Silahlı Kuvvetleri. Karagücü Gaziler Takımı, TSK’ye bağlı olduğu için yine
de şanslı sayılır. Çünkü diğer engelli sporcular, antrenör Alptekin’in
anlattıklarına göre gerçekten de çok zor şartlarda çalışıyorlar. Antrenman
yapmak için kort bulamıyorlar, kapalı okul salonlarında parke üzerinde
çalışıyorlar. Ayrıca tekerlekli sandalyelerinin ölçüleri tenis oynamak için
uygun değil, servisleri ya da asansörlü araçları yok, evden gidip gelmeleri ise
çok zor.
Sohbetimiz
sona eriyor ve maç nihayet başlıyor. İlk kez engellilerin ‘başrolde’ olduğu bir
tenis maçı izliyoruz. Sporcular tekerlekli sandalyelerle bir sağa bir sola
koşturuyorlar. Raketler ise adeta havada uçuşuyor. Çok heyecanlı bir maç
seyrediyoruz hayatımızda ilk defa. Önlerindeki engeller kaldırıldığında,
engellilerin de her şeyi yapabileceklerini gözlerimizle görüyoruz. Gösterdikleri
üstün performans karşısında kendimizi maça öylesine kaptırıyoruz ki, onları
taşıyan tekerlekli sandalyeleri görmüyoruz bile. İbrahim ise, rakibini adeta
ezip geçerek maçı alıyor...
___________________________
....
Haber: Bade GÜRLEYEN Fotoğraf: Serkan ŞENTÜRK
|