Tempo Online

 
SON DAKİKA
Küresel Isınma : Avrupa Uzay Ajansı, buzulların kapladığı alanın uydudan ölçümlerin başladığı 1978'den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa'dan Büyük Okyanus'a kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu   Irak : Irak'taki radikal Şii lideri Mukteda Sadr'a bağlı siyasi hareket, Şii koalisyon hükümetinden çekilme kararı aldı   Turizm : Antalya'ya hava yoluyla gelen turist sayısının 6 milyona yaklaştığı bildirildi   Afganistan : İngiltere, Taliban'ın Afganistan'daki İngiliz askerlerine saldırılarda Çin yapımı silahlar kullandığını bildirerek, Çin'e şikayette bulundu   Secret : Rhonda Byrne'ın yazdığı ve dünyada çok satanlar arasında ilk sıralarda yer alan ''Secret (Sır)'' adlı kitap, Türkiye'de de 4 aydır okurların en çok tercih ettiği eser oldu  
Polisiye roman yazarı AHMET ÜMİT, ''insanın içindeki kötülüğü anlatmayı çok önemsiyorum'' diyor
''Kültürel alt yapımız seri katillerin yetişmesine engel''

Ahmet Ümit
Ahmet Ümit

Lise kapısı cinayetleri, töre katliamları, etnik şiddet... Türkiye’de kırmızı tonu giderek ağırlaşan iç karartıcı bir tablo var. Şiddet nereden gelirse gelsin barbarlığın sonucu. İnsan, dehasını daha makul şeylere harcamak yerine, kendi türünü yok etmeyle ilgileniyor. Bu, yeni bir şey değil. Tarihle ucundan ilgisi olan herkes, şiddetin insanla paralel bir yürüyüşte olduğunu görüyor.

 

Tespitleri biraz nadasa bırakalım. 10 yıl önce ilk kez yine bir romanı için televizyonda bir araya geldiğimiz polisiye edebiyatımızın dâhi çocuğu Ahmet Ümit’le, son romanı ‘Kavim’i konuştuk bu hafta. Zaman ikimizden elbette çok şey almış ama bir dolusunu da eklemişti. Ahmet Ümit’i tanımlarken, onun kadim bir okuru olarak taraflı davranabilirim. Edebiyatını fazlasıyla sevdiğimi söyleyerek özetleyeyim durumumu. Ancak yıllar içinde edebiyatta, üstelik polisiye gibi çerçevesi çizilmiş bir edebi alanda açtığı şaşırtıcı hatlar, ondaki kâşif yönünü de hissedip sevmeye zorladı beni. O yüzden Ümit’i, sadece bir yazar olarak tanımlamak haksızlık olur.

 

Tarihle günün arasında soluksuz gezinen bir meraklı o. Ve bu merakı sürdükçe, “kendi hikâyemiz hakkında” ürpertici de olsa birçok gerçeği daha masaya süreceğinden eminim. ‘Kavim’de ilk Hıristiyanlar ve Arap Alevileri gibi bizde az bilinen figürleri işleyen Ahmet Ümit, kabalık ve incelik arasında sıkışıp kalan cinnet halimizi çarpıyor yüzümüze. Demin bahsettiğim barbarlığın nedenlerini köklerimize inerek sorguluyor. Bunu yaparken kullandığı dilin yalınlığı şaşırtıyor insanı. “Dehayla delilik ne de yakın iki dost” diye düşünüyorum; hukukun ve adaletin hakkıyla işlemediği bir düzenekte, ne çabuk da birbirine geçebiliyorlar?

 

“Lise kapısı cinayetleri, vadiler, töreler ve benzeri vahşetin gölgesinde, insan yaşadığı güne lanet okumak yerine, kendini buraya getiren tarihi okumalı” diyerek sözü Ahmet Ümit’e bırakıyorum. Yaşam alfabesinden B, A, R, I, Ş gibi harflerin hiç eksilmemesini temenni ederek tabii. İyi haftalar...

 ....

Haber: Mesut YAR
Fotoğraf:
Serkan ŞENTÜRK

10.04.06



[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.