|
Herkesin 15 dakikalığına da olsa ünlü olduğu günlere yaklaşıyoruz. Yok,
belki de içinden geçiyoruz. Ama yine de star diye bir şey var. Doğurmak kadar,
büyütüp yaşatması da zor olan. Barbara Streisand oynamıştı sanırım; ‘Bir Yıldız
Doğuyor’da. Kolay değildi bir yıldızın doğması hatırladığım kadarıyla. Trajedi,
komedi, ironi, yaşamın bütün halleri vardı starlığa giden yolda. Bir elin parmak
sayısı kadar az, elini sallasan bir tanesine çarpacak kadar çok starımız var
ülkede. Yani sapla saman karışmış durumda.
Tüm bu kaostan sıyrılma ustalığına sahip olanları alkışlıyorum ben.
Keremcem’i alkışlıyorum. Bir hesap işiyle onu yıldızlaştıran Aykut Gürel’i de.
Bir prodüktörle, bir müzisyenin, bir şekilde kesişen yolları, şimdi genç yaşlı
herkesin ‘efendi çocuk’ kadrosundan izlediği Sarp’ı ve yine genç yaşlı herkesin
‘romantik yakışıklı’ kadrosundan dinlediği Keremcem’i hediye etti bize. Hediye
almayı severim kendi adıma; sağ olsunlar. İyi satan albümü, çok izlenen ‘Aşk
Oyunu’yla herkesin konuştuğu son fenomenimizle bir de ben konuşayım dedim. Spor
salonundan tanış olduğumuz genç sanatçıyla, aynı dili konuşmakta
zorlanmadık.
....
Haber: Mesut YAR
Fotoğraf: Çağrı KILIÇÇI
(958 – 13 Nisan 2006)
|