|
“Güneşli bir bahar günü sokakta yürürken, önümde beyaz
bastonu ile görme engelli bir genç gidiyordu. Yanına yaklaştım, ‘Yardıma
ihtiyacınız var mı?’ diye sordum. ‘Sakarya Caddesi'ne gidiyorum’ dedi. ‘Ben de o
yöne gidiyorum’ dedim. Yardımı kabul etti ve koluma girdi. Görme engellilerin
koluna siz değil, onlar girerler. Daha iki adım atmıştık ki, ‘Adınız Jale, değil
mi?’ dedi. ‘Sizi sesinizden tanıdım, çünkü şu anda sizin kütüphanede okuduğunuz
'Bir Çift Yürek' adlı kitabı dinliyorum’ dedi. İşte bu an, benim hayatımda alabileceğim
en kıymetli hediyeydi. İçim titredi.”
Bu anı, 59 yaşındaki Jale Anıl’a ait. Emekli olduktan
sonra insanlara faydalı bir şeyler yapmak istemiş. Sekiz yıldır Ankara Milli
Kütüphane’de görme engelliler için kitap okuyor. Sesi ise oldukça ‘ünlü’ görme
engelliler camiasında. Söylediğine göre, Ankara’da onun seslendirdiği kitapları
dinlemeyen görme engelli hemen hemen kalmamış.
Jale Hanım evli ve iki çocuk annesi. Bugüne kadar 86
kitap okuduğunu, bu sıralar da 87’nciyi okuduğunu söylüyor. Milli Kütüphane’nin
1991’de Ankara Oran Lioness Kulübü’nün ‘Konuşan Kitaplık’ bölümüne bağış
olarak yaptığı özel okuma stüdyosunda kitapları kasete seslendirdiğini
anlatıyor. Bugüne kadar 90’lık kasetlerden 1490 adet doldurmuş.
Her gün kütüphaneye gidiyor Jale Hanım. Sabah sekiz
buçukta evden çıkıp, öğlen iki buçuk-üçe kadar kütüphanede kitap okuyor.
Kitap okuma işine günde ortalama beş saat ayırdığını söyleyen Jale Hanım, “Bir
kitabı okuma süresi, kitabın sayfa sayısına ve puntosuna göre değişiyor. Turgut
Özakman’ın ‘Şu Çılgın Türkler’ kitabını 90’lık 17 adet kasete üç haftada okudum.
Karacan Yayınları’nın ‘10.000 soruda Türkçe’ adlı üniversiteye giriş test
kitabını ise 43 kasete sığdırdım” diyor. Şu anda ise uzmanlık sınavına
hazırlanan üniversite mezunu Artvinli görme engelli bir gencin isteği üzerine,
Karacan Yayınları’nın KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) Uzman ve Uzman
Yardımcılığı Sınavı için hazırlanmış 1034 sayfalık Genel Yetenek-Genel Kültür
Test Kitabı’nı okuyor Jale Hanım.
Peki, bu işi neden yapıyor? Gönüllü okuyucu olmak nereden
aklına gelmiş? Emekli olmuş bir arkadaşının kızı vesilesiyle bu işe giriştiğini
söyleyen Jale Hanım, “Arkadaşımın kızı Milli Kütüphane’de Konuşan Kitaplık
bölümünde gönüllü kitap okuyuculuğunu biliyormuş. Onunla birlikte bu işe
başladık. Beni bu işe iten en önemli şey manevi haz. Pozitif enerji ile
yükleniyorum. ‘Emekli olduktan sonra ne yapabilirim’ diye kendimi sorguladım ve
kendimi sosyal çalışmalar için motive ettim. Zaman zaman evime yakın olan
huzurevine de giderim. Oradaki yaşlılarla sohbet ederim. Ayrıca himayemizde olan
ve çok iyi okuyan ortopedik engelli bir çocuğumuz var. Onunla ilgilenirim.
Lisede okuyan görme engelli bir öğrenci var. Ailesi Doğu’da. Onunla da sık sık
ilgileniyorum. Benim felsefem şöyle, iyilik-doğruluk-bilgi-çalışmak ve sevgi.
Ben bunu bir şemsiyeye benzetirim. İyilik-doğruluk-bilgi-çalışmak şemsiyenin
telleri, sevgi de şemsiyenin bezidir.”
“Herkesi gönüllü olmaya davet
ediyorum”
Jale Hanım, Türkiye’de engelli insanların yeteri kadar
desteklenmediğine inanıyor. Gönüllülüğün ise hiç yaygın olmadığını söyleyen Jale
Hanım, görme engellilerin özellikle kitap konusunda ciddi sıkıntı çektiklerine
değiniyor: “Kabartma üniversite test kitapları, yabancı dil kitapları en büyük
eksikler arasında yer alıyor.
Milli Kütüphane’de Konuşan Kitaplık Bölümü Sorumlusu
Ramazan Bakırcı, iletişim fakültesi mezunudur ve görme engellidir. Yüksek lisans
sınavına girmek için İngilizce kabartma kitaplarını Türkiye’de bulamadı ve
kendisine eşimin Amerika’da yaşayan okul arkadaşı kanalıyla İngilizce kabartma
gramer kitapları getirttik. Ayrıca görme engellilerin beyaz baston sıkıntıları
da var. Türkiye’deki bastonların içinden geçen lastik hemen deforme olduğundan,
baston çabuk hırpalanıyor. Kanada’ya giden bir arkadaşımızdan rica ettik. Bu
konuyla ilgilendi ve hâlâ Kanada’da yaşayan Türk kolonisi ülkemizdeki pek çok
görme engelliye baston yardımı yapıyor.”
Jale Hanım, toplumun engellilere acıyarak yaklaştığını,
engellilerin de bundan çok rahatsız olduklarını dile getiriyor. Engellilerin de
hayatın içinde yer alabileceklerini söyleyen Jale Hanım, engelli insanlardan çok
şey öğrendiğini de sözlerine ekliyor: “Ben bilgisayarla ilgili çok eksik
bilgimi, görme engelli gençlerden öğrendim. Toplumumuz engelliler için o kadar
duyarsız ki... Milli Kütüphane, Eskişehir yolu üzerindedir. Caddeyi oldukça
genişlettiler ve dolayısıyla kaldırımlar daraldı. Bu kaldırımlara abartılı,
devasa aydınlatma direkleri de dikildi ki, bırakın engellileri, engelli
olmayanların bile yürümekte zorluk çektiği bir hale getirdiler. Hele bu
aydınlatma direklerinin bir tanesi kütüphaneye giriş merdivenin tam önünde. Ve
bu kütüphaneye görme engelliler gelip gidiyorlar.”
Bir kitap da siz
okuyun!
Gönüllü olarak kitap okumak istiyorsanız,
aşağıdaki adres ve telefonlara
başvurabilirsiniz:
·
www.seslikitapgonulluleri.com
Bu sitede gönüllüler, görme engelliler için kitap okuyor. Burada okunan
bütün kitaplar ise İstanbul Beyazıt Kütüphanesi Görme Engelliler Bölümü’ne CD
olarak bağışlanıyor.
·
İzmir Görme Özürlüler Kitaplığı: 0232 483 30
23
·
Ankara Altınokta Körler Derneği Kitaplığı: 0312 363 77
45
·
İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi Görme Engelliler
Bölümü: 0212 522 31 67
·
Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi Görme Engelliler
Teknoloji Merkezi: 0212 359 54 00
Bu dergileri
kaçırmayın!
İzmir Görme Özürlüler Kitaplığı, görme engelliler için iki yeni dergi
çıkardı. Masalların, güncel konuların, tarih bilgilerinin, bilmecelerin de yer
aldığı ‘Yavru Balarısı’ isimli aylık kabartma dergi, ilkokul çocuklarına kitap
ediyor. ‘Arkadaş’ isimli dergi ise gençlere ve yetişkinlere hitap eden aylık
kültür-edebiyat dergisi. Bu sesli dergi, CD formatında ilk etapta 740 kişiye
gönderilecek. Bu hizmetler ise ücretsiz.
___________________________
Haber: Bade
GÜRLEYEN
Fotoğraf: Bülent
ERCAN
(959 – 20 Nisan 2006)
|