|
Biliyorum,
birazdan okuyacağınız röportajla alakası yok; geçen hafta St. Petersburg’daydım.
Türk Hava Yolları’nın direkt uçuş başlattığı bu efsane şehrin havasını solumak
iyi geldi. Bu soğuk ama içten mola için, sevgili kardeşim Ali Genç’e teşekkür
ediyorum. Bir insana kardeşim diyebilmek için illa ki aynı hatta uçmak
gerekmiyor biliyorum. Aynı hatta yaşayabilmek de önemli.
O yüzden bir
başka kardeşim Erkan Petekkaya’ya getirmek istiyorum lafı hemen. Ben onu geçen
yıl atv’de yayımlanan ‘Köpek’ dizisindeki rolüyle tanımıştım. Antony Hopkins’ten
sonra insanı bir lokmada parçalayabilecek kadar iyi oynuyordu ‘ısıran adam’
rolünü. ‘Oyunculuk’, diye geçirirdim içimden Erkan’ı izleyince; “Oyunculuk
karşındakini olmayacak bir hayale ikna edebilmek yeteneği olmalı”. O kadar ikna
ediyordu ki izleyeni, tanıyana kadar onun bir ‘Köpekadam’ olduğuna yemin
edebilirdim hani. ‘Köpek’ bir şekilde bitti. Kimseyi ısırmamıştı oysa.
Birkaç ay
sonra Adana’da bir pamuk tarlasında filizini vermeye başlarken gördüm Erkan’ı.
‘Beyaz Gelincik’ isimli dizide görmüş geçirmiş bir ailenin genç reisini
oynuyordu. Daha sakindi. Elinde silah yerine dolma kalem vardı ve bu haliyle de
‘Köpek’i sanki hiç izlemediğime ikna edebilmişti beni. Sözün özü; bazı
meslektaşları gibi, medyada çok görünmemesine rağmen, oyunculuğuyla ‘reytingi
cebinde gezen’ jönlerin arasına girmeyi de başardı bir şekilde. Çekimleri
Adana’da yapılan diziden fırsat bulduğu her perşembe, ‘İstanbul molası hakkını’
kullanan Erkan Petekkaya’yla bir araya geldiğimizde, ‘hiç konuşmadıklarımızı
konuşma hakkımı’ kullanmak istedim ben de.
Kırmadı ve
birazdan okuyacağınız röportaj ortaya çıktı. Birbirine dişini hiç göstermeyen
iki iyi arkadaşın hasbıhalinden sizin tat alacağınızı, Sayın Hülya Avşar’ın da
yıllardır aradığı jönü çıkaracağını umarım. İyi
haftalar...
....
Haber: Mesut YAR
(959 – 20 Nisan 2006)
|