|
Bu yorumlara göre, Türkiye-AB ilişkileri, ‘Kıbrıs
meselesi’ başlığı altında yaşanan krizin ardından artık ‘iflah olmazdı’; AB,
Türkiye’yi ‘kaybetmişti’; Türkiye’nin AB geleceği ‘gerçekten risk’ altındaydı;
bu seferki ‘ağır çekim tren kazası’ydı, vs.
Zaten bu haberlerin üstünden çok geçmeden beklenen oldu ve
birçoğu tarafından bir anlamda, “AB sürecinin dondurulması” olarak tanımlanan AB
Dışişleri Bakanları’nın kararı açıklandı. Türkiye'ye Gümrük Birliği Ek Protokolü
uyarınca limanlarını Rumlara açmadığı gerekçesiyle ‘ceza’ olarak verilen karar,
“Sekiz müzakere başlığının açılmaması, açılacakların Protokol uygulanana dek
kapatılmaması, Protokol’ün uygulanmasının üç yıl raporla denetlenmesi” diye
sürüp gidiyor.
Bütün bunların üstüne, AB’nin kilit ülkelerinden Fransa’da, 2007 Mayıs
ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kamuoyunda ‘Türk düşmanı’ olarak
tanınan Nicolas Sarkozy’nin kazanması olasılığı ekleniyor. Bir de Türkiye’nin
üyeliğine karşı olduğunu defalarca açık biçimde ifade etmiş olan Angela
Merkel’in Almanya’sının 2007’nin ilk altı aylık döneminde AB Dönem Başkanı
olacağı düşünülünce... Hele Türkiye’deki seçim atmosferinin siyasilere getirdiği
AB karşıtı milliyetçi söylem de hesaba katılınca, 2007’de Türkiye-AB
ilişkilerinin izleyeceği seyir konusunda genelde umutlar iyice tükenmeye
başlamış gibi görünüyor.
...
Devamı Bu Hafta
Tempo'da
Ebru TOKTAR - İncihan
OLUÇ
(994 – 21
Aralık 2006)
|