|
...
T.: Sizin hiç ‘irtica geliyor’
kaygınız oldu mu?
O.U.: Bu sözcük bile çok klasik geliyor. Daha önce komünizm tehdidi
vardı, şimdi irtica. Bazı kesimlerin, bugünkü düzeni, dini kuralların daha
ağırlıklı olduğu bir düzene doğru değiştirme isteği olabilir. Ama bu
tartışmaların, “İran mı oluruz, Malezya mı?” boyutuna gelmesini akılcı
bulmuyorum. Yapısı, tarihsel süreci farklı.
Bizim laik kesimin bence
kavrayamadığı bir şey var. 85 yıllık Cumhuriyet birikimi, bir anda yok
olabilirmiş gibi davranmak doğru değil. Zaten AKP, Erbakan dönemi gibi bir
izlenim yaratırsa, merkezden uzaklaşır. Tekrar marjinal bir parti haline gelir.
T.: Bekir Coşkun, Emin Çölaşan, Tuncay Özkan
gibi gazetecilere eleştiri getiriyorsunuz. Düşman kazanmamak için yazılarınıza
ara verdiniz. Şimdi düşman kazanmaya hazır mısınız?
O.U.: Belli isimleri vererek bu tartışmayı gündeme getirmemin bir nedeni
var. Kendi çözümlerini üretemeyen, toplumla bütünleşemeyen, demokratik yolla
iktidara yaklaşamayan kesimin duyduğu tepkiyi kendi içinde bir paylaşma özlemi
görüyoruz. Bu, çok anlaşılabilir bir şey.
Bazı yazarlar, -ben özellikle Bekir Coşkun’un adını andım- bu konuda çok
başarılı. Her sabah ilk iş olarak Bekir Coşkun’u okuyan insanlar var. Aynı
şekilde İlhan Selçuk’u. Okuyucular, bu yazarları okuyarak kendi çaresizliklerini
aşmak için bir dayanışmaya giriyorlar. Bu dayanışma, avunmadan başka bir şey
değil. Bu, onları güçlü kılmıyor. Bunlarla kendimizi tatmin edip avutabiliriz
belki ama sonuç alamayız. Türkiye’nin kaderini etkilemek istiyorsak, artık daha
başka şeyler yapmamız lazım.
...
Devamı Tempo'da
İpek ÖZBEY
Fotoğraf:
Haydar ERÇİN
(1053 – 7 Şubat 2008)
|