|
1. Kıbrıs’ta son durum
ne?
1 Temmuz 2008’de, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Kıbrıs Rum
Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, Lefkoşa ara bölgede buluştu. Liderler, ‘tek
egemenlik ve tek vatandaşlık’ konusunda anlaşmaya vardı. Böylece 1974’teki
askeri harekâttan bu yana Kıbrıs’ta ilk kez -en azından prensipte- birleşme için
el sıkışıldı. Liderler, 25 Temmuz’da yine görüşecek ve son kez değerlendirme
yapılacak. Resmi bilgi olmasa da eylül itibariyle de müzakerelere başlanacağı
söyleniyor. Müzakerelerin sonucunda, Kıbrıs’ın yeniden bütün haline gelmesi
amaçlanıyor.
2. Nasıl birleşilecek?
Üretilen çözümlerden biri ‘tek
egemenlik’ ve bu, Rum tarafının da talebi. Talat önderliğindeki Türk
tarafı da buna karşılık 1 Temmuz’a kadar ‘siyasal eşitlik ve ortaklık’ görüşünü
savunuyordu. Liderler mayıs ayında, “Siyasi eşitliğe dayalı iki kesimli, iki
toplumlu federasyona olan taahhütlerini tekrar teyit etmişlerdir. Bu ortaklık
tek uluslararası kişiliği haiz bir federal hükümete ve eşit statüdeki Kıbrıs
Türk Kurucu Devleti’ne ve Kıbrıs Rum Kurucu Devleti’ne sahip olacaktır” şeklinde
bir açıklama yapmıştı. Yani ortada, birleşmenin biçimi yönünde bir uzlaşma henüz
yok. Birleşmeyi isteyenler tek egemenlik ile siyasi eşitlik ve ortaklık
tezlerinin bağdaştığı görüşünde. Türk tarafı, Annan Planı’nın gerçekleşmesi
halinde birleşmenin sorunsuz olacağını da sıklıkla dile getiriyor.
3. Annan Planı nedir?
2004’te son şekli verilen Annan Planı, Türk ve Rum kesimleri halinde
bölünmüş Kıbrıs Adası’nın bağımsız bir devlet olarak birleştirilmesini öneren
Birleşmiş Milletler (BM) planıdır. Adını, planı ortaya atan Kofi Annan’dan
alıyor. Plan, Kıbrıs Adası’nın İngiliz üsleri bölgesi haricinde kalan
kısımlarının bağımsız ve federal nitelikte bir devlet olacak şekilde
birleştirilmesini öngörüyor. Nisan 2004’te Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta yapılan
referandumlar ile oylamaya sunulan plan, Türk tarafından yüzde 65 kabul gördü.
Rum tarafı ise planı yüzde 76’lık oranla reddetti.
4. Görüşmeleri hangi ideolojiler
yürütüyor?
Görüşmeler iki lider arasında yürütülüyor. Şu anda Kıbrıs’ın her iki
kesiminde de koalisyon var. Rum tarafını komünist AKEL (Emekçi Halkın İlerici
Partisi) ile sağcı DİKO (Demokratik Parti) ve sosyalist EDEK (Sosyal Demokratlar
Hareketi) yönetiyor. Türk tarafını solcu CTP-BG (Cumhuriyetçi Türk
Partisi-Birleşik Güçler) ile Ulusal Birlik Partisi’nden (UBP) ve Demokrat
Parti’den (DP) ayrılan merkez sağ Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) yönetiyor.
Talat CTP ve Hıristofyas AKEL’den gelme.
5. Kuzey Kıbrıs tek ses
mi?
Hayır. Üstelik adada bu konuda ciddi muhalefet var. Muhalefetin görüşünü
en kısa biçimiyle eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş özetliyor: “Teslimiyete
gidiyoruz.” Birleşmeyi savunan Kıbrıs Barış Platformu ise muhalefeti, ‘ayrılıkçı
ve statükocu şovenist güçlerin felaket tellallığı’ olarak niteliyor. Kıbrıs TMT
Derneği’ne göre de bu sürecin ucunda Kıbrıs Türkleri için umut verici hiçbir
ışık yok. Muhalefete göre tek çözüm, egemen Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti.
6. Güney Kıbrıs tek ses
mi?
Benzer eleştiriler Güney Kıbrıs’ta da var. Üstelik iktidar partisi AKEL
içinde bile, “Türkler bizi kandıracak” görüşü sık sık dile getiriliyor.
7. Türkiye’nin görüşleri
ne?
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin Kıbrıs meselesine bakışını
2004’te dönemin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan kısa ve öz biçimde
özetlemişti: “Kıbrıs’ın Türkiye’ye maliyeti yaklaşık bir katrilyon lirayı
buluyor.” AKP’nin hedefi ise Kıbrıs’ın birleşik biçimde Avrupa Birliği’ne (AB)
girişini öngören BM Planı konusunda ilerleme sağlanması. Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan da 2008 Mart ayında BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ve AB ülkelerine
gönderdiği mektupta, Annan Planı’nın Kıbrıs’ta yeni görüşmelerde temel
alınmasını istedi.
8. Yunanistan’ın görüşleri
ne?
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni’ye göre çözüm, öncelikle
Kıbrıslı Türklere çok büyük avantajlar sağlayacak. Ayrıca Türkiye-Yunanistan ve
Kıbrıs’ın AB çerçevesinde yapacağı işbirliği ve ortak vizyonunun, herkesin
vizyonu olacak. Bakoyanni, Yunanistan’ın Kıbrıs sorununun çözümünde iki tarafın
kabul edebileceği bir anlaşmayı destekleyip oluşmasında yardımcı olacağını da
ifade ediyor.
9. Birleşme olursa asker çekilmesi olacak
mı?
Bu konuda henüz görüşmeler yapılmadı. Ancak Annan Planı’na göre Yunan ve
Türk askeri birliklerinin, Kıbrıs Rum Devleti ve Kıbrıs Türk Devleti’nde 2011
yılına kadar altı bini aşmayacak hale getirilmesi öngörülüyordu. 2018 veya
Türkiye’nin AB’ye girişine kadar da sayının üç bini aşmayacak şekilde
ayarlanması gerekiyordu.
Bu tarihten sonra ise hepsinin geri çekilmesi amacıyla üç yıllık gözden
geçirmelerle Yunan askeri birlikleri 950’yi, Türk askeri birlikleri 650’yi
aşmayacak şekilde konuşlandırılacaktı. Adada yaklaşık 40 bin Türk, altı bin
civarında da Yunan askeri bulunuyor. BM Kıbrıs Barış Gücü ise 1210 kişilik
askeri personelden oluşuyor. Ayrıca Ağrotur, Episkopu ve Dekelya’da İngiliz
askeri üsleri bulunuyor. Bu üslerin toplam yüzölçümü, ülke topraklarının yüzde
2.74’üne tekabül ediyor.
10. Kıbrıs niye bu kadar
önemli?
Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, tarih boyunca Doğu Akdeniz’i
kontrol eden en önemli nokta oldu. Ada, Türkiye’ye 65, Suriye’ye 112, İsrail’e
267, Lübnan’a 162, Mısır’a 418, Yunanistan’a 965 kilometre uzaklıkta.
Dolayısıyla bölgede yapılacak herhangi bir operasyonda, Kıbrıs çok önemli bir
atlama taşı konumunda.
__________________
Enis TAYMAN
(1075
– 10 Temmuz 2008)
|