İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu geçen hafta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in onayıyla görevden alındı. Alemdaroğlu'nun görevden alınmasına neden olan olaylar birkaç başlık altında toplanıyor. Ancak en fazla üzerinde durulanı 'intihal' olayı ve İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü'ne yaptığı müdahale... İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü konusuna el atınca ipin ucu bizi başka bir hastaneye götürdü.
Florence Nigtingale Hastanesinin kurulma hikayesi tıp çevresinde yıllardır konuşuluyor. Ancak kimse olayların gelişim sürecini tam olarak bilmiyor. Florence Nigtingale davasını takip eden hukukçu, İ.Ü eski Rektör Yardımcılarından Saim Üstündağ, 15 çuval dolusu belgeyi inceleyerek açtığı davanın ayrıntılarını Tempo'ya anlattı.
- İ. Ü yönetiminin dünü ve bugünü konusunda ne düşünüyorsunuz?
80 sonrası yönetimi ikiye ayırmak doğru olur. Cem'i Demiroğlu dönemi ve buna karşı olan ekibin dönemi. Demiroğlu uzun yıllar rektörlük yaptı. Bu dönemde aşırı liberal uygulamalar söz konusuydu. Demiroğlu dönemi, kanunların ciddi olarak uygulanmadığı dönem olarak görülebilir. İkinci dönemde (Bülent Berkarda ve Kemal Alemdaroğlu dönemi) üniversite hukuk kalıpları içine sokulmaya çalışılmıştır.
-İ.Ü 1995 yılından beri bir hukuk mücadelesinin içinde. Bu mücadelenin çıkış noktası nedir?
Bu hikayenin başlangıcı 1974'ye kadar gider. Şişli'de Florence Nigtingale Hastanesi'nin bulunduğu yer, Sağlık Bakanlığı tarafından istimlak edilerek Florence Nigtingale Hemşire Mektepleri ve Hastaneleri Vakfı'na tahsis edilmiştir. 1956'da Kızılay'ın parasal desteğiyle bu vakıf hayata geçirilmiş ve okul Şişli Çocuk Hastanesi binasında 1961'de öğretime başlamış. 1964'te ise bugün hastane olan binada öğretime devam edilmiştir.
-Sağlık Bakanlığı okul üzerindeki haklardan neden vazgeçti?
Hemşirelik okulu 1974'e kadar Sağlık Bakanlığı'nın murakabesi altında işletildi. O yıl Bakanlık ile İstanbul Tıp Fakültesi arasında 99 yıl süreyle bir protokol yapılarak okul fakülteye devredilmiş. Ancak 1981'de yürürlüğe giren 2547 sayılı sayılı YÖK yasası nedeniyle fakültelerin tüzel kişilikleri sona erdiğinden, okulun murakabesi İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne bırakılmış. Vakfın herhangi bir işlemde fakültenin muvafakatini alması gerekiyordu. Yani şimdiki binada okul ile ilgili olmayan hiçbir hizmet yapılamaz.
-Bu protokole rağmen nasıl bir gelişme yaşandı?
1985'de Cem'i Demiroğlu döneminde okul yerinin değiştirilmesi konusunda protokol değişikliği yapıldı. Okul binasının hastaneye çevrilmesi ve vakıf tarafından İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü Vakfı'na 49 yıllığına kiralanmasına karar verildi.
-İ.Ü ile Cem'i Demiroğlu arasında neler oldu?
Kamuoyunda Florence Nigtingale olayı tam aydınlanmamıştır. Berkarda döneminde açılan birinci davanın usulden kaybı üzerine usul eksikliği giderilerek ikinci dava açılmıştır. Bir noktaya kadar dava tarafımdan takip edildi. Bir dönem hukuk servisi bana destek verdi. Ancak ne oldu bilmiyorum, ben geri plana itildim, hukuk servisi öne çıkarıldı.
-Sizin geri plana itilmenizi isteyen Alemdaroğlu mu?
Bu konuda açıklama yapmak istemiyorum. Hukuk servisi bana yardımcı olmak yerine karşıma geçmiştir.
-İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü bu olayların neresinde yer aldı?
Florence Nigtingale Vakfı'nın nasıl kurulduğunu anlattım. 1979'da İstanbul 11. Noterliği, 03830 yevmiye numarasıyla düzenlenen vakıf senediyle Ziya Çarmıklı ve 9 arkadaşı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Enstitüsü Araştırma ve Yardım Vakfı'nı kurdular. Yönetim Kurulunda Cem'i Demiroğlu, Muzaffer Öztürk, Nuran Yazıcıoğlu, Canan Karatay, Osman Uçarer bulunuyordu. Bu vakıf zamanla tüzük değişikliği yapılmak suretiyle destek verdiği enstitüden koparıldı. Sonunda Türk Kardiyoloji Vakfı adını aldı. Böylece üniversiteye destek amacıyla kurulmuş olan vakıf başka kişilere hizmet eden noktaya getirildi. Tahmin ediyorum ki bu işte, hukuk fakültesi hocalarının da desteği vardır. Çünkü bu kadar rafine bir faaliyet başka türlü yapılamaz. Rektör yardımcılığım döneminde Alemdaroğlu'na enstitüyü eski heybetli günlerine döndürmek için bir şeyler yapmamız gerektiğini söyledim. Alemdaroğlu'nun kafasında bir şeyler vardı. Onlar bugün gelinen nokta mıydı, bilemiyorum.
-Devlet Denetleme Kurulu'nun bu konuda bir raporu var mı?
Kurulun 3 Mayıs 1996 tarihli raporunda şöyle deniyor: 1980 yılında kurulan İ.Ü Kardiyoloji Vakfı 1984, 89, 92, 93 ve 94 tarihlerinde 5 kez senet değişikliğine tabi tutulmuştur. Senet değişikliği zaruret hallerinden değil, vakfın tek hakimi olabilmek için vakıf başkanı Cem'i Demiroğlu'nun rektörlük yetkisi dahil bütün imkanlarıyla vakıf senedini değiştirme isteği ve bu isteğini gerçekleştirmek olarak değerlendirilmiştir. YÖK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün üzerine düşen görevi yapmadığı anlaşılmıştır. Demiroğlu, üniversitemize ait malları özel amaçları için kullanmıştır.
-Bununla tam olarak ne demek istiyorsunuz?
İ.Ü tahsisle Baltalimanı Sosyal Tesislerinin kullanım hakkı İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü Vakfı'na devredildi. Kardiyoloji Enstitüsü Vakfı, 15 Nisan 1993'de tüzük değişikliğine gidilerek Türk Kardiyoloji Vakfı haline getirildi. Üniversite Türk Kardiyoloji Vakfı ile davalıdır.
-Bu işten kim karlı çıktı, kim zarar gördü?
Florence Nigtingale Vakfı ve İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü Vakfı üniversite vakfı olarak kuruldu. Bu iki vakıf bugün İ.Ü'den koparılmıştır. Bu noktada kimin yararına işlediğini bilemem. Ama mensup olduğumuz kurumun bu vakıflar üzerindeki imkanları, yetkileri tamamen ortadan kalkmıştır.
-İ. Ü'nin talebi nedir?
1974 yılında yapılan protokolün geçerli olması talep edildi.
-Hukukun maniple mi edildiğini düşünüyorsunuz?
Berkarda zamanında Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava biraz aceleye getirilmiş, iyi araştırılmamış. Usulden verilen ret kararı dosyaya uygun değildir. İkinci davada ciddi araştırmalar yapıldı. Alemdaroğlu beni bu işle görevlendirdiği zaman önüme 15 çuval dolusu evrak koydu. Bu evrakın Alemdaroğlu'nun çabası sonucu toplandığını öğrendim. Bir ay evrakı inceleyip yeniden dava açtık. Bu dava dilekçesi ile davanın sonucu bu olmamalıydı.
|
Olayların kronolojisi
|
|
1956 yılında Florence Nigtingale Vakfı hayata geçirildi
Hemşirelik Yüksekokulu 1961'de Çocuk Hastanesi binasında eğitime başladı
1964'te şimdiki hastane binası inşa edildi, okul buraya taşındı
1974'te protokolle Bakanlık, okulu 99 yıllığına Tıp Fakültesi'ne devretti
1981'te YÖK Kanunu ile okul İstanbul Üniversitesi'ne bağlandı
1985'te protokol değişikliğiyle okul yeri değiştirildi
1 Mart 1985'te okulun hastane yapılmasına karar verildi ve hastane 50 yıllığına İ.Ü Kardiyoloji Enstitüsü Vakfı'na kiralandı
1994'e gelene kadar beş kez vakıf tüzüğünde değişiklik yapıldı
1994'de vakıf, Türk Kardiyoloji Vakfı adını aldı
1995'te İ.Ü Kardiyoloji Vakfı aleyhine ilk davayı açtı
Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi davayı usulden ret etti
1998'te ikinci kez şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldı
İ.Ü Türk Kardiyoloji Vakfı'ndan kendisine ait olan malları geri istiyor
|
|
|
-
Nilüfer KAS
Fotoğraf: Efe NALÇACI
|