Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
''Ayaklar başı yönetmeye kalkarsa, Kıyamet kopar'' - Recep Tayyip Erdoğan / Başbakan
Vatandaşların yanlış bilgilendirilmesini ve dolandırılmasını önleyecek düzenlemeler geliyor
Sağlık Bakanlığı'ndan kök hücre atağı

Sağlık Bakanlığı, bilim adamlarının kök hücre konusundaki çalışmalarını daha rahat yapabilmeleri için öncelikle yasal düzenlemeyi tamamlamaya çalışıyor. Yılda ortalama 1.5 milyon bebeğin doğduğu Türkiye'de, bebeklerinin kordon kanını saklayan ailelerin sayısı da, saklama maliyetlerinin fazlalığına rağmen hızla artıyor.

Kordon kanında hedefler

  • Sağlık Bakanlığı, kordon kanı bankacılığına ilişkin yasal düzenlemeyi Ocak 2005'te açıklayacak
  • Kordon kanı bankaları, sakladıkları her kordon kanını aynı zamanda sigortalattıracak
  • Mevzuatla birlikte, Ulusal Kordon Kanı Koordinasyon Kurulu oluşturulacak

    Kök hücrede hedefler

  • İlk hedef, kök hücre çalışmalarını yasal bir düzene oturtmak
  • Konuya ilişkin yapılacak ilk iş, etik sınırların belirlenmesi
  • Bunun için, Diyanet ve hukukçular gibi çeşitli kesimlerin görüşleri alınacak

    ---------------
    Sağlık Bakanlığı, kordon kanı bankacılığını denetim altına alıyor. Kordon kanı bankacılığı ile ilgili yasal boşluğu dolduran bir yönetmelik hazırlayan Sağlık Bakanlığı, vatandaşların yanlış bilgilendirilmesini ve dolandırılmasını önleyecek düzenlemeler getiriyor. Yılda ortalama 1.5 milyon bebeğin doğduğu Türkiye'de, bebeklerinin kordon kanını saklayan ailelerin sayısı, saklama maliyetlerinin fazlalığına rağmen hızla artıyor. Talebin fazlalığına rağmen, kordon kanı bankacılığı ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme şimdiye kadar bulunmuyordu. Yaklaşık son bir yıldır çalışmalarını yoğunlaştıran Sağlık Bakanlığı, 2005'in ocak ayında kamuoyuna açıklanacak yeni yasal düzenlemeyi tamamladı.

    Sigorta sistemi geliyor
    Düzenlemenin, çocuklarının kordon kanını saklatan ya da saklatmayı düşünen aileleri ilgilendiren yanı, sigorta sistemi. Sisteme göre, kordon kanı bankaları, sakladıkları her kordon kanını aynı zamanda sigortalattıracak. Banka, kordon kanını, ailenin ihtiyacını karşılayacak şekilde saklamayı başaramamışsa, aileye sigortadan ödeme yapılacak. Sigorta, aynı zamanda kordon kanı bankasının kapanmasıyla doğacak olası kötü sonuçların maddi külfetlerini de kapsayacak.

    Kordon Kanı Kurulu
    Mevzuatla birlikte, Ulusal Kordon Kanı Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, üniversiteler ve kordon kanı bankacılığı ile ilgili kuruluşların temsilcilerinin de üyesi olacağı kurul, ülkedeki tüm kordon kanı faaliyetlerini denetleyecek ve düzenleyecek. Kurul, bilimsel çalışmaların ve kordon kanı tedavisiyle ilgili destek ve teşviklerin planlamasını da yapacak. Öte yandan, saklanan kordon kanlarının hangi şart ve gerekçelerle bilimsel çalışmalarda kullanılacağı da esaslara bağlanacak.

    Bankalara prim desteği
    Düzenlemenin bir başka önemli ayağını ise bankalara yönelik prim uygulaması oluşturacak. Prim sistemine göre, bankaların materyallerin en az yüzde 15'ini genel kullanıma açması şartı getirilecek. Bunun karşılığında ise bankalar, kullanılan her bir kordon kanı materyali karşılığında prim sistemiyle desteklenecek.

    Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Bekir Keskinkılıç konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı
    ------
    ''Kordon bilgi bankalarını cesaretlendirmek istiyoruz''

    - Doku bankasından kordon kanı bankacılığına uzanan süreç nasıl gelişti?
    Kordon kanı bankacılığından önce, kamuoyu daha çok doku bilgi bankası adı altında faaliyetlerini yürüten kurum ve kuruluşları tanıyordu. Buralarda sistem basit olarak şöyle çalışıyordu: Bütün dünyada, doku bilgi bankası diye çalışan bankalar olduğu biliniyor. Bunlar genellikle eskiden pek kordon kanı ağırlıklı değildi. Tıpkı Babuna olayında olduğu gibi; giriyordunuz, bir miktar kan veriyordunuz ve o tahlil sonuçları güvenlikli bir alanda saklanıyordu. Bu sonuçlarla, eğer bir hastanın ihtiyacı olursa, doku bilgi bankası taraması yapılıyordu. Tarama sonucunda, uygun doku bulunursa, size uygun olan dokunun bulunduğu bildiriliyordu. Sonra da hasta, herhangi bir sağlık ünitesinde yatarken, uygun doku sahibine ulaşılıyordu. Genellikle de bu işlemlerde öne çıkan nakil, kemik iliği nakliydi.
    - Kordon kanı çalışmalarıyla süreç hangi boyuta taşındı?
    Bunlar oldukça pahalı testler. Bunun karşılanması da, kullanılan doku karşılığında alınan ücrete dayanıyor. Kordon kanı bankaları çıkınca, bu noktada bir artı aşama kaydedilmiş oldu. Çünkü bu sefer, siz bu dokuyu bulduğunuzda, doku aynı zamanda elinizin altında demek. Kimseyi tekrar arayıp, "Şu anda neredesiniz, gelebilir misiniz, bağış yapabilir misiniz" demeniz gerekmiyor. O kordon kanı, kök hücre kaynağı olarak herhangi bir kişiye transplantasyon için kullanılabiliyor. Bu, halojenik transplantasyon dediğimiz iş. Ancak burada kullanılıp kullanılmayacağı, kullanılırsa başarıya kavuşup kavuşmayacağı konusu biraz tartışmalı. Doku bilgi bankaları, dokuyu aldıktan sonra, sadece onun testlerini yapıp işlerini bitiriyorlardı. Bir test faaliyetleri vardı, bunu da bir şekilde karşılayıp doku da kullanılırsa, onlardan para kazanıp kendilerine bakıyorlardı. Kordon kanında farklı bir durum var, kanı alıyorsunuz, özel bir işlemden geçiriyorsunuz. Kök hücreleri ayırıyorsunuz ve özel bir işlemden geçiriyorsunuz. Burada testin dışında, bir de bu maliyetler var. O ekstra maliyetler ve saklamak için de bir alana ihtiyacınız var. Bu maliyetler dolayısıyla kordon kanı bankacılığının, doku bankacılığı gibi desteklenmesi biraz daha zor. Doku bilgi bankalarına göre daha yüksek maliyet gerektiriyor.
    - Ticari bankalar da bu nedenle mi doğdu?
    Evet. Çünkü, parayı verecek kişiler de hazır. İşleme, saklama, dondurma maliyetini karşılayacak kişiler de. Ancak, tıpkı doku bilgi bankaları gibi, halojenik olarak, yani direkt bu işte de insanların kullanılması söz konusu. Bu da ancak tesadüfen sakladığınız dokulara uygun halojen çıkmasıyla mümkün olur. Bu bakımdan hem kordon bilgi bankalarını cesaretlendirmek, hem de teşvik etmek istiyoruz. Biz yüzde 15 gibi bir oranı sınır koyduk.
    - Yüzde 15'e kadarlık oran sınırı nedir?
    Başlangıçta bu bankalara dedik ki, "Yüzde 15'e kadar halojenik saklama yapın. Topladığınız kordon kanlarının yüzde 15 kadarı genel kullanıma açık olsun. Tıpkı bir doku bilgi bankası gibi davranın. Hatta ekstra avantajınız olsun, doku elinizin altında." Biz bunu yönetmelikte mecbur tutuyoruz. Ötesine de gidebilmeleri, yüzde 15 oranının artabilmesi için bunların bu noktada faaliyet gösterip başarmaları gerekir. Bu noktada da hazırladığımız yönetmelikte, "Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği bir ücret ödenir" diyor. Ben orada prim olarak ifade ettim, düşüncemiz de prim kelimesiydi. Biz onu değiştirdik, ama gerçekleşecek olay, sakladığınız doku kullanılırsa, sizin ödüllendirilmeniz, bu da diğer dokuları saklamak için motive edilmeniz demek. Yüzde 15'ten fazlasının bile kullanılabileceği anlamına geliyor bu. Ama bu yüzde 15 için bile kullanıcısı çıkarsa iyi ücret almış olacaklar. Genel kullanıma açık olduğu için ücret alacaklar. Teorik olarak kendiniz, finanse ettiğiniz bir şeyi saklayacaksınız, kullanılırsa da ödüllendirileceksiniz.
    - Sıra kök hücre çalışmalarıyla ilgili mevzuat düzenlemelerinde mi?
    Bu konuda, 2004 başında iki küçük çalışma yapmış, ama devam ettirememiştik. Kordon kanıyla ilgili düzenlemeleri daha acil bulmuştuk. Bu konudaki çalışmalarımızı tamamladık. Şimdi sıra, kök hücre çalışmalarını yasal bir düzene oturtmak. Biz kök hücre ahlakıyla ilgili yapacağımız çalışmalarda, "Türkiye'de kök hücre çalışmalarının sınırları hangi boyutlarda olmalı?" sorusundan hareket edeceğiz. Bunun tıp ahlakı, insan vicdanı ve toplumun kabulü açısından sınırları ne olmalı? Bilimsel sınırları ne olmalı? Bu konularda çalışacağımız insanlar aslında kordon kanı bankacılığında da beraber çalıştığımız insanlar. Belki birkaç yeni isim de çalışma grubumuza katılabilir. Türkiye'de bu işi yoğun olarak yapan insanlar olacak bu isimler.
    - Bilim adamları dışında kimlerden katılım sağlanacak?
    Olay etik boyutlara ulaştığı zaman, başka insanlarla desteklenmeleri gerekecek, tabii ki. Hukuk gibi, din gibi yeni unsurlar eklenecek. Hukukçularımızdan, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan konuyla ilgili görüş ve öneriler alacağız
    - 2005'te çalışmalar tamamlanabilecek mi?
    İlk yapacağımız çalışmalardan bir tanesi kök hücre etiğinde nerede durmamız gerektiğini net olarak ortaya koymak. Sonuçta bununla uğraşan insanların sayısı sınırlı, camia küçük, hepimiz birbirimizi biliyoruz ama şu ana kadar olmamış olması, ilelebet bu noktada çalışma olmayacağı anlamına gelmez. Çünkü bilim adamı meraklıdır, bilim adamını bilim adamı yapan budur. Bunun için de bir noktada Türkiye, etik sınırını çizmek zorundayız. Bu etik sınırda, şimdiden çok net söyleyeceğimiz bir şey var, bu etik sınır hiçbir zaman dünyanın çizdiği sınırların ötesine geçmez. Bu sınır hiçbir zaman bilim adamının elini kolunu bağlamaz, ama hiçbir zaman da toplumu yaralayacak noktaya izin vermez.
    -
    Okan KONURALP

  • 24.12.04

    [ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.