|
Japonya, ABD ve Avrupa'dan sonra Türkiye'de de oksijen kafe açıldı
Bir porsiyon OKSİJEN lütfen...
İstanbul'da yeni açılan bir kafede oturuyoruz. Ancak elimizde kahve fincanları değil, burnumuzda hortumlar var. Bu hortumlar ise vücudumuzdaki oksijen miktarını arttırarak daha enerjik olmamızı ve stresten uzaklaşmamızı sağlıyor.
Vanilya, nane, lavanta, çilek, yeşil elma... Çay çeşitlerinden değil, 'oksijen çeşitlerinden' söz ediyoruz. Bağdat Caddesi Erenköy'de bulunan 'Oksienerji-Oksijen Café Cadde' adlı yeni mekânda müşteriler hem yiyip içiyor hem stres atmak için istedikleri aromaya sahip oksijeni soluyorlar. Ancak burada, hastanelerde doktor kontrolünde uygulanan ve ciddi oksijen tüplerinin kullanıldığı, medikal bir oksijen tedavisi söz konusu değil. Oksijen Café’de sadece 'oksijen aromaterapi' yapılıyor. Yani havadaki oksijen özel cihazlar tarafından alınıp vanilya veya lavanta gibi aromalarla zenginleştirilerek, işlenmiş bir şekilde kişiye burundan, hortumlarla veriliyor. Bu verilen oksijense soluduğumuz havadaki oksijenden yaklaşık 4 kat daha yoğun. Günlük yaşantımızda soluduğumuz havadaki oksijen oranının % 21, işlenmiş havadaki oksijen oranının ise % 95 olduğunu biliyor muydunuz?
Yaşam kalitesi yükseliyor
Yapmış olduğumuz oksijen aromaterapisinden sonra ‘stressiz’ bir şekilde Alper Kaynarkan ile sohbet ediyoruz. Kaynarkan, çok yakın arkadaşı Uygur Geray ile birlikte kurduğu bu kafenin çok ilgi gördüğünü söylüyor: “Bu kafe, Türkiye’de bir ilk. Oksijen tedavisi sağlık merkezlerinde yapılıyor ancak kafe tarzında bir mekân henüz yok. Oksijen aromaterapisinin doğum yeriyse Japonya. 40 yıldır Japonlar dinç kalmak için ‘oksijen depoluyorlar’.
Japonya’dan sonra oksijen kafeler ABD ve Kanada’da yaygınlaştı. Avrupa’da ise İngiltere, Hollanda ve İsveç’te yaygın. Ancak bu uygulama 10-15 yıldır standart hale geldi. Genellikle barlarda, kafelerde, güzellik salonlarında ve sağlık merkezlerinde kullanılıyor. Moskova’da ise 1 ay önce bir oksijen kafe açıldı...”
Medikal oksijen verilmediğini söyleyen Kaynarkan, sadece havadaki oksijenin temizlenerek aromalarla zenginleştirildikten sonra kişiye verildiğini söylüyor. Yani bu, tıbbi bir müdahale değil. Sadece soluduğunuz hava ‘aromalaştırılıyor’. Oksijen aromaterapisinin etkisi ise herkeste farklı. Bazı insanlarda bu uygulama 6-7 dakikada etkisini gösterirken, bazılarında 15 dakikada etki ediyor. Kaynarkan, beklenen etkinin görülmesi için cihaza en az 10 dakika, en fazla 15 dakika bağlı kalınması gerektiğini söylüyor. Çünkü oksijen alımı abartılırsa ‘aşırı doz oksijenden’ orada uyuyakalabilirsiniz. Oksijen aromaterapinin 15 dakikası 15 YTL. Haftada 2-3 seans yapmak ise yeterli. Kaynarkan, “Ancak günde 4-5 kez 15’er dakika uygulanabilir” diyor.
Oksijen Café’de kesinlikle sigara içmek yasak. Yani ortamda hava kirliği diye bir şey yok. Üç kattan oluşan kafede, yakında bir toplantı salonu da hizmete girecek. İsteyen şirket ya da şahıslar toplantılarını oksijeni bol bir mekânda yapabilecekler.
Oksijen aromaterapiyi stresten arınmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek, hatta kilo vermek isteyenler tercih ediyor. Örneğin yeşil elma aroması bir süre sonra tokluk hissi yaratıyor. Bu da zayıflamaya yardımcı olabiliyor. Peki bu oksijen uygulaması uyuşturucu gibi, bir süre sonra bağımlılığa yol açabilir mi? “Hayır” diyor Kaynarkan gülerek: “Bu, sadece bir rahatlama, stres atma şekli, bir tercih. Bazı insanlar yoga yaparak, bazıları spor yaparak, bazıları kitap okuyarak, bazıları ise oksijen alarak stresten arınmayı tercih ediyor. Bu uygulamayla yaşam kaliteleri yükseliyor. Oksijen aromalarını düğmelere basarak kendileri seçebiliyor. İsterlerse bütün aromaları karışık da alabilirler. Aroma istemeyenler ise sadece saf oksijen alabilir.” Müşteriler oksijen uygulamasından sonra huzur içinde ayrılıyorlar Oksijen Café’den. Aldıkları bu oksijen bağımlılık yaratmıyor yaratmasına, ama içlerine dolan bu huzurun ‘bağımlısı’ kalıyorlar...
-
Bade GÜRLEYEN
Fotoğraf: Çağrı KILIÇÇI
|
02.08.05
...
Bu konu hakkındaki diğer yazılar |
|
·
|
Frankenstein melezleri mi geliyor?: 0 (03.06.0008)
|
|
·
|
Peki biz ne yiyeceğiz?: 0 (26.05.0008)
|
|
·
|
Hapı yutmayanlar: 0 (21.05.0008)
|
|
·
|
Her derdin bir vitamini var: 0 (03.05.0008)
|
|
·
|
Bedende, zihinde, ruhta bahar temizliği: Hepimizin daha iyi olmaya, iyi hissetmeye, iyi yaşamaya ihtiyacı var. Fakat hangimiz günlük koşuşturmada, bedenimizi hatta ruhumuzu ihmal etmediğimizi söyleyebilir, kentin keşmekeşinde kaybolmadığımızı iddia edebilir ki? Kullandığımız pek çok şey toksin içeriyor. Bizi hasta eden 'zehirlerden' kurtulmanın şimdi tam zamanı. Yaz gelmeden bahar temizliğine ne dersiniz? (16.04.0008)
|
|
·
|
Gıda takviyeleriyle tehlikeli ilişkiler: Prof. Dr. Osman Müftüoğlu uyarıyor: ''Besin takviyesi bitkilere karşı dikkatli olun!'' Müftüoğlu'nun bahsettiği ginseng, gingko biloba, ekinezya, üzüm çekirdeği ekstresi, yosun hapı gibi bitkiler. Giderek artan karaciğer hastalıklarının bir sorumlusu da onlar (13.10.0007)
|
|
·
|
Her derde deva diyetler: Sağlıklı yaşlanma için kalp ve kanserden; günlük yaşamımızda ise stres, uykusuzluk ve depresyondan korunmak zorundayız. Tabii, sağlıklı bir cinsel hayatı da unutmamak gerek... Bunların tek bir yolu var: Akıllı beslenme. İşte mutlu ve sağlıklı olmanız için 9 diyet önerisi (02.07.0007)
|
|
·
|
Karar vakti! Kendinizi 14 günde yenileyin: Sağdaki adamın 5 yıl önce 200 kilo, alkolik, sigara tiryakisi biri olduğuna inanabilir misiniz? Obezken, bir gün elma ve domatesleri sıkacağa atan ve ortaya çıkan lezzete hayran olan Jason Vale, hayatını değiştirmeye karar verdi (14.06.0007)
|
|
·
|
2007 Kök Hücre Yılı Olacak: 0 (26.12.0006)
|
|
·
|
''Viagra yerine çikolata'': 0 (03.10.0006)
|
|
·
|
PİL TAK ağrın geçsin: 0 (18.09.0006)
|
|
·
|
Kansere karşı 'zencefil hapı' yolda: Tropik ülkelerde yetişen bir bitkinin toprakaltı gövdesi zencefil... Latince bilimsel adı 'Zingiber officinale' olan ve afrodizyak etki etmesiyle de ünlenmiş zencefil, ülkemizde yetişmiyor. Ancak güzel aroması nedeniyle zencefili Türk mutfağında da kurutulmuş ya da taze olarak bulmak mümkün. (15.09.0006)
|
|
·
|
Alzheimer ve Parkinson'a YEŞİL ÇAY engeli: Düzenli içimde, antioksidan etkileri ve kansere karşı koruyuculuğu bilinen yeşil çayın bir yararı daha ortaya çıktı. Japonya'da yapılan araştırmaya göre, günde 2 fincan yeşil çay, Alzheimer ve Parkinson hastalığını önleyici etki yapıyor (20.03.0006)
|
|
·
|
Sağlıklı yaşam için son trend: NAR SUYU: 0 (26.11.0005)
|
|
·
|
Fasulye ve kabak özleri hayatını değiştirdi: 0 (12.11.0005)
|
|
·
|
UZUN YAŞAM DİYETİ: 0 (09.11.0005)
|
|
·
|
Bitkisel orgazm hapı: Tanıtımını Tuğba Özay'ın yapacağı yeni bir cinsel uyarıcı piyasaya çıktı. Etken maddeleri yedi farklı bitki özü olan, kimyasal içermeyen uyarıcıyı, her iki cins de kullanabiliyor. Cinsel birleşmeden 40 dakika önce alınan uyarıcının etkisi dört gün sürebiliyor. (08.11.0005)
|
|
·
|
12 hamlede anti-aging: 0 (03.10.0005)
|
|
·
|
Bitki yağları ile ağrılara son!: Bilim adamları ağrıyı, artık başlı başına bir hastalık olarak değerlendiriyor. Bu nedenle, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tıp fakültelerinin yanı sıra sadece bu amaçla merkezler açılıyor, ağrının nedenleri araştırılıyor. Uzmanlar bitkisel tedavilerin, tıbbi tedavileri destekleyici olarak kullanılmasında hiçbir sakınca olmadığı konusunda hemfikir. Peki, kimisi binlerce yıldır kullanılan bitkilerin hangisi, hangi ağrıya iyi geliyor? (26.09.0005)
|
|
·
|
Aşk bitkileri : 0 (19.09.0005)
|
|
·
|
Maydanoz ile dipdiri olun: 0 (07.09.0005)
|
|
·
|
Fındık krizi: Ünlü kalp cerrahı Prof. Mehmet Öz'ün açıklamaları, kalp-damar uzmanları arasında ciddi fırtına yarattı. Bazıları, ''Bir avuç çok fazla'' diyor, bazıları beslenme açısından yararlı olduğunu söylüyor. Bu arada bir fındığın yüzde 60-70'inin yağ olduğunu ve 18 kalori içerdiğini de hatırlatalım. (08.08.0005)
|
|
·
|
NÖRAL terapi migreni yendi: 0 (15.04.0005)
|
|
·
|
KANSERE ÖNLEM KIRMIZI LAHANA: 'Bitkilerdeki Mucize' adlı kitabın yazarı ve bitkisel tedavi yöntemleri konusunda uzman olan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, çalışmaları sonucu ulaştığı kanseri önleyici ve tedavi edici yöntemleri açıkladı. Prof. Saraçoğlu, bağırsak kanseri ile bunu tedavi edici 'kırmızı lahana kürü' konusundaki bulgularını, 1-7 Nisan Kanser Haftası'nda ilk defa Tempo okuyucularıyla paylaştı. (01.04.0005)
|
|
·
|
İÇELİM DİNÇLEŞELİM: Enerji veren, vücuttaki zehirleri atmaya yardımcı olan, kansızlığa iyi gelen üzümden elde edilen şurup ve ekstreler, eczaneler ve doğal ürün marketlerinin gözde 'doğal ilaçları' arasında (10.02.0005)
|
|