Tempo Online

 
SON DAKİKA
Küresel Isınma : Avrupa Uzay Ajansı, buzulların kapladığı alanın uydudan ölçümlerin başladığı 1978'den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa'dan Büyük Okyanus'a kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu   Irak : Irak'taki radikal Şii lideri Mukteda Sadr'a bağlı siyasi hareket, Şii koalisyon hükümetinden çekilme kararı aldı   Turizm : Antalya'ya hava yoluyla gelen turist sayısının 6 milyona yaklaştığı bildirildi   Afganistan : İngiltere, Taliban'ın Afganistan'daki İngiliz askerlerine saldırılarda Çin yapımı silahlar kullandığını bildirerek, Çin'e şikayette bulundu   Secret : Rhonda Byrne'ın yazdığı ve dünyada çok satanlar arasında ilk sıralarda yer alan ''Secret (Sır)'' adlı kitap, Türkiye'de de 4 aydır okurların en çok tercih ettiği eser oldu  
Japonya, ABD ve Avrupa'dan sonra Türkiye'de de oksijen kafe açıldı
Bir porsiyon OKSİJEN lütfen...

İstanbul'da yeni açılan bir kafede oturuyoruz. Ancak elimizde kahve fincanları değil, burnumuzda hortumlar var. Bu hortumlar ise vücudumuzdaki oksijen miktarını arttırarak daha enerjik olmamızı ve stresten uzaklaşmamızı sağlıyor.

Vanilya, nane, lavanta, çilek, yeşil elma... Çay çeşitlerinden değil, 'oksijen çeşitlerinden' söz ediyoruz. Bağdat Caddesi Erenköy'de bulunan 'Oksienerji-Oksijen Café Cadde' adlı yeni mekânda müşteriler hem yiyip içiyor hem stres atmak için istedikleri aromaya sahip oksijeni soluyorlar. Ancak burada, hastanelerde doktor kontrolünde uygulanan ve ciddi oksijen tüplerinin kullanıldığı, medikal bir oksijen tedavisi söz konusu değil. Oksijen Café’de sadece 'oksijen aromaterapi' yapılıyor. Yani havadaki oksijen özel cihazlar tarafından alınıp vanilya veya lavanta gibi aromalarla zenginleştirilerek, işlenmiş bir şekilde kişiye burundan, hortumlarla veriliyor. Bu verilen oksijense soluduğumuz havadaki oksijenden yaklaşık 4 kat daha yoğun. Günlük yaşantımızda soluduğumuz havadaki oksijen oranının % 21, işlenmiş havadaki oksijen oranının ise % 95 olduğunu biliyor muydunuz?

Yaşam kalitesi yükseliyor

Yapmış olduğumuz oksijen aromaterapisinden sonra ‘stressiz’ bir şekilde Alper Kaynarkan ile sohbet ediyoruz. Kaynarkan, çok yakın arkadaşı Uygur Geray ile birlikte kurduğu bu kafenin çok ilgi gördüğünü söylüyor: “Bu kafe, Türkiye’de bir ilk. Oksijen tedavisi sağlık merkezlerinde yapılıyor ancak kafe tarzında bir mekân henüz yok. Oksijen aromaterapisinin doğum yeriyse Japonya. 40 yıldır Japonlar dinç kalmak için ‘oksijen depoluyorlar’.

Japonya’dan sonra oksijen kafeler ABD ve Kanada’da yaygınlaştı. Avrupa’da ise İngiltere, Hollanda ve İsveç’te yaygın. Ancak bu uygulama 10-15 yıldır standart hale geldi. Genellikle barlarda, kafelerde, güzellik salonlarında ve sağlık merkezlerinde kullanılıyor. Moskova’da ise 1 ay önce bir oksijen kafe açıldı...”

Medikal oksijen verilmediğini söyleyen Kaynarkan, sadece havadaki oksijenin temizlenerek aromalarla zenginleştirildikten sonra kişiye verildiğini söylüyor. Yani bu, tıbbi bir müdahale değil. Sadece soluduğunuz hava ‘aromalaştırılıyor’. Oksijen aromaterapisinin etkisi ise herkeste farklı. Bazı insanlarda bu uygulama 6-7 dakikada etkisini gösterirken, bazılarında 15 dakikada etki ediyor. Kaynarkan, beklenen etkinin görülmesi için cihaza en az 10 dakika, en fazla 15 dakika bağlı kalınması gerektiğini söylüyor. Çünkü oksijen alımı abartılırsa ‘aşırı doz oksijenden’ orada uyuyakalabilirsiniz. Oksijen aromaterapinin 15 dakikası 15 YTL. Haftada 2-3 seans yapmak ise yeterli. Kaynarkan, “Ancak günde 4-5 kez 15’er dakika uygulanabilir” diyor. Oksijen Café’de kesinlikle sigara içmek yasak. Yani ortamda hava kirliği diye bir şey yok. Üç kattan oluşan kafede, yakında bir toplantı salonu da hizmete girecek. İsteyen şirket ya da şahıslar toplantılarını oksijeni bol bir mekânda yapabilecekler.

Oksijen aromaterapiyi stresten arınmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek, hatta kilo vermek isteyenler tercih ediyor. Örneğin yeşil elma aroması bir süre sonra tokluk hissi yaratıyor. Bu da zayıflamaya yardımcı olabiliyor. Peki bu oksijen uygulaması uyuşturucu gibi, bir süre sonra bağımlılığa yol açabilir mi? “Hayır” diyor Kaynarkan gülerek: “Bu, sadece bir rahatlama, stres atma şekli, bir tercih. Bazı insanlar yoga yaparak, bazıları spor yaparak, bazıları kitap okuyarak, bazıları ise oksijen alarak stresten arınmayı tercih ediyor. Bu uygulamayla yaşam kaliteleri yükseliyor. Oksijen aromalarını düğmelere basarak kendileri seçebiliyor. İsterlerse bütün aromaları karışık da alabilirler. Aroma istemeyenler ise sadece saf oksijen alabilir.” Müşteriler oksijen uygulamasından sonra huzur içinde ayrılıyorlar Oksijen Café’den. Aldıkları bu oksijen bağımlılık yaratmıyor yaratmasına, ama içlerine dolan bu huzurun ‘bağımlısı’ kalıyorlar...

-
Bade GÜRLEYEN
Fotoğraf: Çağrı KILIÇÇI

02.08.05

...



[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.