|
|
|
|
|
|
|
Aşure, güllaç,
muhallebi ve daha pek çok tatlıyı süsler nar taneleri... ‘Cennet meyvesi’ olan
nar, sempatik görüntüsüyle tabaklarda, salatalarda, yemeklerde sık sık karşımıza
çıkar. Ancak sadece buralarda değil, sosyetik mekânlarda ve gece hayatında da
artık nara, ‘votka-nar suyu’ şeklinde rastlamak mümkün. Öyle ki nar, zaman zaman
sosyete barlarında ‘nar savaşlarına’ bile yol açabiliyor. Bu nar savaşlarına en
güzel örnek, birkaç yıl önce yaşanmıştı. Ünlü kulüplerde votka-nar suyuna
rastlamak mümkün değildi, çünkü Barline ve Bodrum’daki Havana’nın sahibi Emre
Ergani, neredeyse yurttaki tüm narları stoklamıştı! Tam 4 ton nar stoklayan
Ergani, bunları ise dört kamyonla Bodrum’a naklettirmişti. Ergani ve müşteriler
durumdan oldukça memnunlardı, ancak bunu kulüpte çalışan elemanlar için söylemek
herhalde mümkün olmaz. Çünkü elemanlar, nar suyu elde etmek için tam üç hafta
boyunca nar sıkmış ve yaklaşık 500 kilo nar suyu elde etmişlerdi. Bütün bu sular
ise toplam 15 derin dondurucuda muhafaza
edilmişti.
Yaz aylarında
serin meyve suyu ya da ferahlatıcı bir kokteyl olarak karşımıza çıkan nar,
sağlık açısından da özellikle kış aylarında bol bol tüketilmesi gereken bir
meyve. Çünkü insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil.
Adeta bir ‘ilaç’, hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini
güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddeler sayesinde
kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser
hücrelerinin de gelişmesini engelliyor...
Latince adı ‘Punica Granatum’ olan nar, özellikle
içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor. Tane
olarak tüketilebildiği gibi, suyu da sıkılıp içilebiliyor. Son günlerde nar
suyuyla ilgili yapılan araştırmalarda, cilt kanserine ve erkeklerde prostat
kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunun görüldüğünü söyleyen İstanbul Cerrahi
Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Elem Kaya, kış mevsiminde
portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu
sıkarak tüketmenin önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar
sağlığını, özellikle de kalbi koruması. Narın, damar tıkanıklıklarını % 44
oranında gerilettiğini söyleyen Dr. Ayça Elem Kaya, “Narın, ‘ACE’ denilen enzimi
engelleyerek tansiyon düşürücü etkisinin de olduğu ortaya konmuştur. 1 bardak
nar suyunun, 2 kadeh kırmızı şaraba, 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık
suyuna eşdeğer antioksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu bağlamda, günlük bir
bardak nar suyu tüketmenin koruyucu etkisinin olduğu söylenebilir”
diyor.
Narın adeta bir ‘ilaç’ olduğunu söyleyen uzmanlar, bu
‘doğal antibiyotik’in sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini vurguluyorlar.
Anadolu Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitki ve İlaç Araştırma Merkezi (TBAM)
kurucusu ve eski müdürü, Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Hüsnü Can Başer, nar suyunun özellikle damar sertliğine karşı güçlü
etkisinin olduğunun bilimsel çalışmalarla gösterildiğini söylüyor: “Nar
tanelerinden ziyade, tüm meyveden üretilen nar suyunun kırmızı şarap ve yeşil
çaya nazaran üç kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip olduğu bulundu. Meyve
kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içerir. İshal kesici ve kurt düşürücü
özelliği vardır. Kanlı ishalde kullanılır. Meyve kabuğu ekstresinin güçlü virüs
ve mikrop öldürücü özelliği de var. Cilt üzerinde enfeksiyon ve yara
iyileştirici etki de gösterir. Meyve kabuğu tanenlerinin antioksidan ve
anti-tümör etkileri de biliniyor.”
Nar çiçeğinin (Gülnar), Hindistan’da şeker hastalığında
kullanıldığını söyleyen Prof. Başer, soğukta sıkılmış nar tohumu yağında en az %
70 oranında punisik asit ve türevlerinin bulunduğunu, bu yağın da güçlü
antioksidan özelliğe sahip olduğunu vurguluyor.
Kış aylarında narla
korunun
Narın, beslenmemizde mutlaka yer alması gerektiğini
vurgulayan İstanbul Cerrahi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra
Serinan, güçlü bir savunma sistemi için sebze ve meyve tüketiminin şart olduğunu
vurguluyor:
“Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere
karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitaminler, mineraller, enzimler, antioksidanlar
var. Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve
dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır.
Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon,
lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik
asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan
biridir.”
Narın yararlarıyla ilgili pek çok bilimsel çalışmanın
olduğunu söyleyen bilim adamları, özellikle de enfeksiyon hastalıkları açısından
risk altında olduğumuz bu kış aylarında bol bol nar tüketmeyi
öneriyorlar.
Narın,
C vitamini deposu olduğunu söyleyen Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı
Şengül Sangu, diğer faydalarına ilişkin şunları söylüyor: “Nar, Türkiye’de Batı
ve Güneydoğu Anadolu’da yetişen, haziran ve temmuz aylarında kırmızı renkli
çiçeklerle açan, portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı
renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etli bir meyvedir. Nar meyvesini yemek
her ne kadar zor ve zahmetli olsa da vücudumuza birçok faydaları bulunur. Narda,
kansere karşı koruyucu antioksidanlar bulunur. Antioksidanlar, oksitlenmeyi
önleyici maddelerdir. Kendilerini feda ederek hücrelerimizi oksitlenmekten
korurlar. Bunu, vücudumuzdaki bazı enzimleri arttırıp savunma mekanizmamızı daha
da güçlendirerek yaparlar.
Nar
suyundaki antioksidan miktarı, kırmızı şarap, yeşil çay, kızılcık ve portakal
suyuna göre 3 kat daha fazla. Nar ayrıca diğer bir antioksidan vitamin olan C
vitamini yönünden de zengindir. Vücudumuz için önemli mineraller olan demir ve
potasyum içeriğine sahip bir meyvedir. Narın mikro besin içeriğine bağlı, vücudu
ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı
olma gibi yararları bulunduğu bazı çalışmalarla ortaya konulmuştur.”
Ecz. Dilaver Kadıoğlu -
Ucuzcular Baharat Yönetim Kurulu
Başkanı
"Çok Güçlü Antioksidandır"
Narın idrar söktürücü, kan yapıcı, enerji verici ve
tansiyon düşürücü özelliği de var. İshale karşı da tüketilebilir. Nar mevsiminde
suyu sıkılarak salataya sos olarak kullanıldığında nefis tat ve renk verir. Nar
aynı zamanda bağırsak paraziti tenyanında baş düşmanıdır. Bu amaçla yenildiğinde
birkaç saat sonra müshil de alınması gerekir. Nar, potasyum ve demir açısından
da çok zengindir. Aynı zamanda C vitamini deposudur. Nar pekmezi (ekşisi) yapmak
için 2 kg nar sıkılır. 1 kg şeker, 1 bardak su ve 2 limon karıştırılıp
kaynatılırsa nefis bir salata veya kısır sosu elde edilmiş olur. Kış aylarının
vazgeçilmez meyvesi nar çok kuvvetli antioksidandır.
-
Haber: Bade GÜRLEYEN
|