|
“Benden ayrılırsan, ya seni ya da kendimi
öldürürüm...” Eğer bu tehdidi, bir sevgi sözcüğü olarak yorumlayıp “Beni ölümüne
seviyor” diyorsanız, muhtemelen fiziksel bir zarar göreceksiniz. Bu sözcükleri
sarf eden partneriniz, küçük şiddet gösterileri de düzenliyorsa; arkanıza
bakmadan kaçın! Uzmanlar, psikopat ve paranoid kişiliklerin yanı sıra
‘borderline’ tiplerin de ilişkide terör yarattığını
söylüyor.
Geçen haftalarda tiyatro oyuncusu Mümtaz Sevinç’in bir
cinayet sonucu hayatını kaybettiği haberiyle sarsıldık. Yıllardır sesine ve
görüntüsüne aşina olduğumuz, sevdiğimiz bir sanatçıydı. “Nasıl olur?” sorusu
geliyordu hemen akıllara. Ne hırsızlık, ne gasp, ne de kan davası nedeniyle
öldürülmüştü Sevinç. Ne yazık ki, yıllardır beraber yaşadığı, ancak ailevi
anlaşmazlıklar nedeniyle ayrıldığı felsefeci sevgilisi tarafından hayatına son
verilmişti. Onları tanıyanların ifadelerine göre, felsefeci sevgili bir ayrılık
halinde Mümtaz Bey’i zaten ölümle tehdit ediyordu. Ve yapmıştı da. Karlı bir
İstanbul akşamı son kez baş başa kalmışlar, rakı içmişler ve devamında Sevinç
sızarak uyuyunca, sevgilisi onu sırtından bıçaklamıştı. Aynı günlerde
gazetelerde, bir başka ünlü isim Nurseli İdiz’in de ayrıldığı sevgilisinin
kapısına kasap bıçağıyla saldırdığı haberi çıkıyordu.
Aslında hemen her gün, gazetelerin üçüncü sayfa
haberlerinde bu tür bir nedenle başlayan cinayet ve yaralama olaylarını
okuyoruz. Kadınlar ya da erkekler ‘ayrılık’ sözünü duyduklarında, tehdit bir
yana, öldürmekten bile kaçınmıyorlar... Bu, ölümüne bir aşk değil. Nedeni son
derece basit, taraflardan biri ya borderline bir tip ya da paranoyak, psikopat.
Paranoyak ve psikopatları tanımak için ‘uzun zamana’ gerek yok. Ama borderline
tipleri ilk anda tanımak çok zor. Çünkü ilişkinin başlangıcında, ‘farklılıkları’
onları çekici kılıyor. Ama daha sonra bu farklılıkla, sevgili ya da eşlerine
hayatı zindan ediyorlar. Borderline kişiler ‘sınırda’ yaşıyor. Onları biraz da
cazip kılan bu oluyor. Cinsellikten günlük yaşama, para harcamaktan araba
kullanmaya dek benzersizler. Sınırlarını zorlamayı seviyor ve bunu bir üstünlük
gibi algılıyorlar. İstedikleri zaman çok sevimli olabiliyorlar. Kendilerini çok
seviyorlar.
Borderline kişilikler ayrılığı
kaldıramaz
Kendilerini aslında olması gerekenden de çok
sevdiklerinden, ‘bir başkası sevmediği’ zaman ‘dağıtıyorlar’. Psikiyatri
uzmanları, ilişkiler sürerken ya da noktalanırken bu türden terör yaratan
insanların, çoğunlukla ciddi psikolojik sorunlar yaşadıklarını söylüyor. Bu tip
insanların, özellikle borderline ve narsistik kişilik yapısına sahip olduklarını
belirtiyorlar. Doç. Dr. Psikiyatr Özkan Pektaş, ayrılma durumunda terör yaratan
kişileri tanımlarken şunları söylüyor: “Genel olarak bir taraf ayrılığı
istediğinde, istemeyen taraf kaçınılmaz olarak narsistik bir yaralanmaya
uğruyor; çünkü kendi beğenisine tepki geliyor ve eğer o kişi patoloji
taşımıyorsa, bunu hazmediyor. Bir matemi hazmedercesine bitiriyor.
Özellikle bazı durumlarda, narsistik yaralanmayı
kaldıramıyor insanlar. ‘Benim gibi birine yapılır mı bu? Bir başkası mı var
yoksa’ diye soruyorlar. Çoğunlukla narsistik yaralanmadan kurtulmak için
karşısındakinden parça kopartmaya çalışıp, onun yarasıyla kendi yarasını
onarmaya çalışıyorlar. Bu durum, özellikle borderline kişiliklerde çok
yaygındır; hatta bu, onların en temel özelliğidir. Terk edilmeye katlanamazlar.
Onlarla ilişkinin en temel biçimi, ‘Beni terk etmeyeceksin, beni aldatmayacaksın
değil mi?’ soruları ile geçer. Borderline kişilikler, bu sorularla başlarlar ve
ilişkinin devamı için çılgınca çabalar gösterirler. Terk edilmeyi kabul
edemeyecekleri için, çılgın çabalar gösterirler ve terk edilmeleri durumunda,
‘Kendimi de seni de öldürürüm’ gibi rahatsız edici laflar ederler. Sonu gelmeyen
telefonlarla yaşamı kâbus haline getirebilirler. Böyle bir durumla karşılaşan
insanlar, onu anlamak ve olayı ona anlatarak ayrılmayı hayal etmek yerine,
radikal davranmayı seçmeli.”
İlişkide sorun yaratacak kişileri
anlamak
Doç. Dr. Psikiyatr Özkan Pektaş’a göre, bir ilişki içinde
ve sonrasında sorun yaratacak tipleri anlamak o kadar kolay değil. Çünkü bunlar
çok etkili, son derece şeker, çekici insanlar. İlişkiye girdikleri insanları bir
anda göklere çıkarıp bir anda yerin dibine indirebiliyorlar. Genellikle ilişkide
tedirginlik yaratıyorlar ve işte o zaman karşıdaki insan ayrılmaya kalkıyor. Ama
bu karar, ayrılık yerine savaşı başlatıyor. Bu insanlarla konuşarak sorun çözmek
hayal olduğu için; ‘neden, niçin’ gibi soruların cevapları verilmemeli. Çünkü bu
kişilik yapısında olanlar her şeyin nedenini ararlar. Doç. Pektaş, bu konuda çök
önemli bir belirlemede bulunuyor: “Bir ilişki kötü gidiyor ve karşı taraftaki
insan patolojik yanını gösteriyorsa, bunun sinyalini de verir. Mesela hiç
ummadığınız anda huzurlu, ummadığınız anda huzursuz olur. Sizi her şeyden
kıskanır. Kıskanılmak başta insanın hoşuna gitse de bunun patolojik boyutlara
gelmesi kaçınılmazdır. Riskleri de göze alarak ayrılmaktan başka çare yoktur bu
durumda.”
Eş değil, bir
uzantı
Psikiyatr Dr. Bahadır Bakım da ilişkilerde ve bitiminde
sorun yaratanların daha çok narsistik kişilik yapısına sahip olduğunu ve
eşlerinin ayrılık kararını kendilerine yönelik eylem olarak algıladıklarını
belirtiyor. Dr. Bakım’a göre, bu tür bir ayrılık kararı, narsistik yaralanmaya
yol açacağı için, bunu tahammül edilmez bir şey olarak algılarlar. Ayrılık
kararını kendi bütünlüklerinin bozulması olarak görürler; çünkü diğer kişiyi bir
birey olarak değil, kendi uzantıları olarak algılarlar. Dolayısıyla ayrılık her
durumda bir başkaldırı olarak kabul edilir ve ajitasyona neden olur. Dr. Bakım,
“Bu kişileri başlangıçta tanımak mümkündür. Bunlar, hep ön planda olmaya
çalışan, empati yapamayan, kendi sözlerinin dinlenmesini isteyen, destek
olmadığında ayakta duramayan insanlardır. Böyle insanlarda her türlü ilgi ve
desteğin kaybı ajitasyona neden olabilir. Yani kendi dürtülerini kontrol edemez
hale gelebilirler” diyor.
İlişkilerde
terör yaratanların kişilik
yapıları
* Sorunlu aile içinde
büyüyenler
* Ergenlikte hırpalananlar
* Kalıtımsal olarak psikolojik sorunları
olanlar
* Borderline kişilik yapısında
olanlar
* Terk edilme korkusu yaşayanlar, anne-baba ayrılığı nedeniyle
sorunlu büyümüş olanlar
* Narsistik yaralanmaya açık
olanlar
* Anti-sosyal kişilik özellikleri ağır
basanlar
Onları nasıl
tanırız?
* Küçük bir tartışma yaşandığında bile öfkesine engel olmakta
zorlanır.
* Alkol aldığı zaman davranışları değişir ve
agresifleşir.
* Çevresindeki birçok insanla tartışma yapmaktan
kaçınmaz.
* Sorunları çözücü yaklaşmayı hiç önemsemez ve problemleri
karşısındakinin çözmesini bekler.
* Ayrılık halinde başvuracağı yöntemler genelde şiddete
yöneliktir.
* Önceki ilişkilerinden ayrılırken yaşadıkları büyük problemleri
anlatırken kendisini bu sorunun içinde
görmez.
* Çocukluklarını anlatırken, genel olarak karmaşadan söz
ederler.
* Ergenlik çağında ciddi
anlamda arkadaşlarıyla, okulu ve ailesiyle problem yaşamışlardır, bundan
rahatsız olmadan anlatırlar.
* Erişkin yaşlarda çok parçalı ya da az olsa bile çok sorunlu ilişkileri
olmuş ve ilişkilerini bir noktaya
getirememişlerdir.
* İş yaşamında çok dalgalı bir seyir
izlemişlerdir.
* İyi bir aileye, eğitime ve belirli zekâ seviyesine sahipken, hayattaki
konumları bunun gerisinde kalmıştır.
* Sorumluluk almakta zorlanırlar.
* Kayıplara karşı toleransı azdır.
Onları sakinleştirecek
yöntemler
* Sorunun sadece onun davranışlarından kaynaklanmadığını sizin de suçlu
olduğunuzu anlatın. Yani kendini suçlayarak öfke duymasına engel
olun.
* Bir psikiyatra gitmesinin bundan sonraki hayatına çeki düzen vermek
adına çok yararlı olduğunu örnekler vererek
anlatın.
* Tartışma başlayacağı zaman konuyu hiç uzatmadan mola isteyip, bulunduğunuz ortamdan hemen
uzaklaşın.
* Öfkeli tavırlarına olan tepkinizi davranışlarınızla gösterin. Örneğin
konuşarak tartışmayı reddedin ve istediği tartışmayı bir gün sonra mutlaka
yapacağınıza söz verin. Ertesi gün daha sakin bir şekilde sorunları
konuştuğunuzu göreceksiniz.
Nasıl
acısız
ayrılırsınız?
* Çok zeki oldukları için ayrılığa giden tüm davranışların ipuçlarını
fark edeceklerdir. Bu nedenle öncelikle duygu ve düşüncelerinizi
gizlemeyin.
* Bir kadın ya da erkek nedeniyle ayrılığı asla kaldıramayacakları için,
neden yeni bir aşk olduğunda bunu gizleyebildiğiniz kadar
gizleyin.
* Ayrılmak istediğinizi kesin olarak dile getirin ve bundan taviz
vermeyin.
* Eğer intihar edeceğini söylüyorsa yakınlarına haber verin ama siz
üzerine gitmeyin.
* Sizi öldüreceğini söylüyorsa bunu öylesine bir tehdit olarak görmeyip
önlem almaya çalışın.
*
Ayrıldıktan sonra buluşma tekliflerini kabul etmeyin ve olabildiğince kesin
olarak son noktayı koyun. Mümkünse arkanıza bakmayın.
İnsanı yoldan çıkaran kişilik
bozuklukları
Prof. Dr. Arif Verimli, ilişkilerde ciddi
sorunlar yaşayıp karşısındaki insana da yaşatan tiplerin, kişilik bozukluklarına
sahip olduğunu belirtiyor. Prof. Verimli, en çok sorun yaşayanların ise
paranoid, şizoid, borderline ve anti-sosyal kişilik yapıları arasından çıktığını
belirtiyor. Prof Verimli, bu kişilik bozukluklarını şöyle
tanımlıyor:
* Paranoid Kişilik Bozukluğu
Ortada tam ve geçerli bir kanıt, herhangi bir gerçekçi temel
bulunmaksızın, kişinin aldatıldığından, takip edildiğinden, kullanıldığından,
kendisine zarar verildiğinden veya zarar verilmek istediğinden aşırı derece
kuşkulanması olarak tanımlanabilir. Çevresindekilerin samimiyetinden,
bağlılığından ve güvenilirliğinden emin değildir. Sıradan olay ve durumlardan
kendisine karşı bir aşağılanma, küçük düşürülme veya gözdağı verilmesi gibi
anlamlar çıkarır. Sürekli kin besler. Görmezden gelinmeyi bağışlamaz. Yeterli ve
gerçek bir kanıt olmaksızın eşinin/partnerinin sadakatinden sürekli şüpheler
duyar. Karşısındakinin sözlerinden kendince anlamlar çıkararak, hiçbir sebep
yokken öfkeyle saldırıya geçebilir. Bu kişiler patolojik olarak kıskançtırlar.
Güvensiz, şüpheci, tedirgin ve gergindirler. Genellikle soğuk ve
ciddidirler.
* Anti-sosyal Kişilik
Bozukluğu
Anti-sosyal Kişilik Bozukluğu, halk arasında ‘psikopat’ diye tarif edilen
kişilerin gösterdikleri davranış bozukluklarıyla tanımlanabilen bir kişilik
bozukluğudur. Bir bireyin 15 yaşından itibaren sürdürdüğü, başkalarının
haklarını yok sayma ve başkalarının haklarına saldırma şeklinde gelişen kişilik
bozukluğudur. Suça ve tutuklanmaya yönelik davranışları devam ettirme, yasalara
ve toplum kurallarına başkaldırı, zevk için veya kendi çıkarı için huzur bozma,
saldırganlık, sorumsuzluk, vicdan duygusunun yokluğu, yetersizliği, başkalarına
zarar vererek zevk aldığında dahi kendini haklı çıkaracak bir model oluşturma
şeklinde gelişen bir bozukluktur. Bu kişiler gergin, huzursuz, öfkeli,
umursamaz, acımasız, bencil ve sadisttir. Başkalarına zarar verdikleri gibi
kendi bedenlerine de kesici ve delici aletlerle izler bırakırlar. Alkol ve madde
kullanımı bu grupta yüksektir.
* Borderline Kişilik
Bozukluğu
Bu
kişilik bozukluğunun temel birtakım özellikleri şöyledir: Benlik algısı ve
duygulanımda tutarsızlık; belirgin dürtüsellik, otomatik ve ölçüsüz çabalar
gösterme; bir şeyi veya kişiyi gözünde aşırı büyütme ve göklere çıkarma; yerin
dibine batırma tarzında gidip gelen tutarsız ilişkiler; para harcama, cinsellik,
madde kullanımı ve çılgınca araba kullanma gibi sonu zarar veren dürtülerin en
az ikisini şiddetle yapma; yineleyen intihar davranışları, çevresindekilere
kendini öldürmekle ilgili gözdağı verme; boşlukta olma, öfke, hırçınlık,
kavgacılık, hiddet ve kimi zaman paranoid düşünceler taşıma.
___________________________
Haber: Füsun SAKA
|