Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Komşunun ilacı tansiyonunuzu düşürmez!

Türk toplumunun 15 milyonu hipertansiyonlu, ancak yaklaşık yarısı farkında değil. Farkında olanlar arasında ise komşusunun ilacını kullanma, kendi kendine tedaviye ara verme gibi etkenler nedeniyle tedavide başarı oranı yüzde 12'de kalıyor. Uzmanlar, hekim nezaretinde doğru tedaviyle bu oranın artabileceğini söylüyor



Hipertansiyon, sağlığı tehdit eden önemli hastalıklardan birisi. 30 yaşın üzerindeki nüfusta her 100 kişiden erkeklerde 37’si, kadınlar da 46’sı hipertansiyonlu. Araştırmalara göre Türkiye’de 15 milyon kişi hipertansif ancak bu rakamın sadece yüzde 40’ı durumun farkında.

 




İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Erdine, “Türkiye’de hipertansiyon, erişkin kişilerde her 5 kişiden birinde yüzde 20 oranında görülüyor. Fakat hipertansif hastaların yüzde 45’i durumlarının farkında değil. Tesadüfen başka bir ölçüm sırasında hipertansiyon ortaya çıkabiliyor ve tedavi de öyle başlıyor. Türkiye’de hipertansiyon olup ilaçlarını düzenli kullananlar yüzde 30 düzeyinde” diyor.

 

Hipertansiyon hastalarının tedavilerindeki en önemli aksamalardan birisi hastaların ilaçları düzenli almamaları ya da kendi kendine teşhis koyup ilaca başlamaları. Uzmanlar verilen ilaçların kişiye uygun olması gerektiğinin altını çiziyor.

 

Prof. Erdine, “Çoğunlukla kişi ya tansiyonunu yüksek hissettiğinde veya bir ölçüm sırasında yüksek çıkarsa ilacını alıyor. Halbuki tansiyon ilaçlarının muntazam bir şekilde alınması gerekli. Tedavi sırasındaki yanlış bir inanç da, ‘Ben ilaç alırsam tansiyonum daha fazla düşer ve olumsuz etkisi olur’ şeklinde. Tam tersine gün boyu görülen oynamalar, ani iniş-çıkışlar ve ilacı düzensiz kullanmaya bağlı olarak ortaya çıkan yükselmeler uzun dönemde ‘hedef organ hasarı’ dediğimiz; kalp, böbrek, beyin gibi yaşamsal organlarda ve damarlarda hasara yol açıyor.”

 

Tedavide devamlılık şart

 

Prof. Altan Onat da hipertansiyon tedavisinde devamlılığın büyük önem taşıdığının altını çizerek özellikle hastanın kendi kendine tedaviye ara vermesinin yanlışlığına değiniyor: “Tedaviye ara verildiği zaman eski duruma dönülür. Kronik hastalıkların tedavisinde ‘Bir doz verelim de iyileşsin’ diye bir şey yoktur. Tansiyon tedavisi, mutlaka bir hekimin nezareti altında başlanıp o şekilde devam etmelidir. Hipertansiyon tedavisini bir bütün olarak görmek lazım. İlaç, bunun sadece bir parçası. Üzerinde odaklanılacak olan konu, ilacın yanında diğer faktörlere de uyulması. Yani egzersiz ve şişmanlığı önleyici perhiz.”

 

Doğan Yayın Holding Sağlık Grup Başkanı Dr. Gündüz Tezmen de farkındalık düzeyinin düşüklüğü konusunda şunları söylüyor: “Hürriyet Gazetesi’nde 30 yılı aşkın bir süre, okurların sağlık sorunlarına cevap verdim. Bu süre içinde on binleri aşan sayıda okur mektubunu inceledim. Gördüğüm şu ki toplumumuzda sağlık bilgisi maalesef çok az, olanların bir kısmında da yanlış. Toplumsal olarak gerçeklerden kaçmaya çalışmak ya da geçiştirmek alışkanlığı çok. Belirli aralıklarla sağlık kontrolü yaptırma alışkanlığımız yok, yaptırmak isteyenlere de eğer bu konuda para harcama olanağı yoksa sistem olanak vermiyor.

 

Yüksek tansiyon, çoğu zaman belirti vermiyor. Verdiği zaman, belirtilerini iyi tanımıyoruz, herhangi bir nedenle yapılan ölçümde yüksek çıktığında, ya kendimiz ya da çevremizin yardımıyla, kafamızı devekuşu gibi kuma gömüyoruz. Klasik bazı cevaplar, ‘Dün akşam iyi uymadım’, ‘Son günlerde çok stresliyim’, ‘Gelirken hızlı yürüdüm’ vs. vs. Yapılan araştırmalar, çok genç sayılabilecek yaşlarda bile, toplumun yarısının yüksek tansiyonlu olduğunu, bu kişilerin de yaklaşık yarısının yüksek tansiyonu olduğunu bilmediğini gösteriyor.”

...

Devamı Bu Hafta Tempo'da 

(999 – 25 Ocak 2007)

 

29.01.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.