|
İnsanlık, çok eski çağlardan beri abıhayat suyunu, ölümsüzlük iksirini
arıyor. Uzun ömür veren iksirlerin tarifleri, tıp biliminin mucizelerine rağmen
bugün bile kulaktan kulağa yayılıyor. Yaşam kalitesini daha fazla artırmak
isteyenler, uzun yaşayan insanların sırlarını öğrenmek için, her geçen gün daha
fazla istek duyuyorlar.
Sağlık ile beslenme arasındaki ilişkinin daha fazla farkına
varıldığından beridir, sağlıklı yiyeceklere, organik gıdalara ilgi de artmaya
başladı. Bu talebin farkına varan gıda üreticileri, artık zenginleştirilmiş,
fonksiyonel gıdaları piyasaya sürmeye başladılar. İnsan metabolizmasının
işleyişi hakkında bilinenler arttıkça, üreticiler daha spesifik ürünler ile
tüketicinin karşısına çıkıyorlar. Bu trendin son örnekleri ise fonksiyonel
gıdalar. Takviyeli mamalardan, probiyotikli sütlere, zenginleştirilmiş
tahıllardan yoğurt türlerine ve çeşitli mineral katkılı gevreklere kadar,
piyasada çok sayıda ürün var.
Görünmez
kahramanlar
Vücudumuzda görev yapan yararlı bakteriler, insan bünyesine
dışarıdan giriyor, ince ve kalın bağırsaklarda görevler yapıyorlar. Bağırsak
mikroflorasına yerleşen bakteriler, faaliyetlerini burada yürütüyorlar ve
vitaminlerin emiliminden, zararlı bakterileri bertaraf etmeye kadar bir dizi
görev üstleniyorlar. Bağırsakta faaliyet gösteren yararlı bakterilere probiyotikler, probiyotiklerin
etkinliğini arttıran gıda bileşenlerine de prebiyotikler adı veriliyor. İşte,
fonksiyonel gıdalar bu bakterilerin sayılarını ve etkinliklerini artırmak için
kullanılıyor.
Stres ya da yoğun antibiyotik kullanımı gibi durumlarda, zararlı
bakterilerin yanında, yararlı bakteriler de ölebiliyor. Bu durumda, kabızlıktan
ishale kadar çeşitli mide ve bağırsak sorunlarıyla karşılaşabiliyoruz.
Fonksiyonel gıda takviyesi, özellikle bu türden durumlar için öneriliyor.
Nasıl etki
ediyorlar?
Takviye yapma ihtiyacı söz konusu olunca, probiyotik ihtiva eden
besinler ağızdan tüketiliyor. Ancak burada başka bir sorun ortaya çıkıyor.
Yaşayan organizmalar olan probiyotikler, midenin asitli ortamında
yaşayamıyorlar. Raflardan satın aldığımız ürünlerdeki probiyotik bakteri, mide
asidine, safraya karşı dirençli, zehirsiz ve en önemlisi oksijensiz ortamda
yaşayabilen türden olması gerekiyor. Yararlı bakterilerin bazı alt türlerinden
çok azının midenin asitli ortamını aşıp bağırsaklara kadar ulaşabildikleri
tespit edildi. Bu durumda tüketicinin, probiyotik içeren gıdalar hakkında bilgi
sahibi olması önem kazanıyor.
Son yıllarda artan bir eğilim olarak, özellikle süt
türevlerinde probiyotik katkı sıklıkla kullanılıyor, bu ürünler raflarda
gittikçe daha fazla yer buluyor.
Bu tür
gıdaların tüketiciye alımlı gözükmesinin birçok nedeni var:
-Tüketiciler, bir hastalığı iyileştirmektense onu
engellemeyi istiyor.
-Hastalıklar sonucu olaşan tedavi giderleri artıyor.
-Tüketiciler sağlık ve gıda arasındaki bağlantının daha çok
farkındalar.
-Sanayileşmiş ülkelerde nüfus yaşlanıyor, tedavi masrafları
artıyor.
-Tüketiciler sudaki, havadaki ve gıdalardaki kirlilikten, mikroplardan ve
kimyasallardan kaynaklanan çevresel zararları önlemek istiyorlar.
-Fonksiyonel gıdaların faydaları hakkında bilimsel kanıtlar
artıyor.
...
Devamı Tempo'da
Baybora ERGÜL
(1021 – 28 Haziran 2007)
|