|
|
|
|
Berk Üstündağ
|
|
|
|
|
Deprem ne zaman olacak? Şiddeti yüksek olursa evimiz yıkılır mı? Bizim zemin sağlam mı? Fay kaç parça kırılır? Kaç kişi ölür? Yakınlarımı kaybedersem ne yaparım? İstanbul yıkılırsa, Türkiye ekonomisi çöker mi? Depremi bildiren bir cihaz yok mu? Hepimiz her an tetikteyiz. Korkuyoruz... Evimizde, işyerimizde, alışveriş yaptığımız merkezlerde depreme yakalanma korkusuyla yaşıyoruz. Tek umudumuz depremin şiddetinin yüksek olmaması. Peki ya şiddeti söylendiği gibi 7.6 olursa? Bu kâbustan kurtulmayı İstanbul'da yaşayan herkes istiyor. Ama kâbus her an peşimizde. Ne uyurken ne uyanıkken bizi rahat bırakıyor. Bir tek umudumuz var. O da son üç yılda meydana gelen depremleri birkaç saat öncesinden tahmin eden bir ekibin yaptığı çalışmalar. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde 17 Ağustos depreminden sonra geliştirdikleri bir cihazla depremleri önceden tahmin eden ekip, belki de beklenen Marmara depremini önceden haber verecek. Toplam 16 istasyonda 'Kayaç Gerginlik İzleme Yöntemi ile Deprem Tahmin Projesi'yle depremleri önceden bilen projenin mucidi Yardımcı Doçent Berk Üstündağ kimdir? Çalışmalarına maddi destek sağlamak için Avrupa Birliği'ne başvuran Doçent Üstündağ'a neden Türkiye'den destek verilmiyor? İstediği 60 istasyonu kuracak 7 milyon Euro'luk kaynak bulabilse, Marmara depremini önceden haber verebilir mi? Bizi bu kâbustan uyandıracak bir kurtarıcı mı? Merak ettiklerimizi sorduk, Yardımcı Doçent Berk Üstündağ yanıtladı.
- Berk Üstündağ kimdir, ailenizden biraz bahseder misiniz?
1970 yılında Bakırköy'de doğdum. Benden üç yaş küçük genel cerrah bir kız kardeşim var. Babam yedek parça ticaretiyle uğraşıyor. Anne tarafımda çok sayıda akademisyen var. 4-5 yaşlarında uzaya merakım vardı. Annemin elbise patronlarına uzay aracı tasarımları yapardım. Televizyondaki 'Uzay Yolu' dizisinden etkilenip astronot olmayı düşündüm. Ama ilkokula başlayınca Türkiye'de astronot olunamayacağını gördüm. 7-8 yaşlarında şehir planları çizmeye merak saldım. Ortaokul yıllarında elektronikle ilgilendim. Çalışmayan bir sürü devre yaptım. Ortaokul ikinci sınıfta ailemden bilgisayar istedim. O dönem bilgisayarlar bir araba parası ediyordu. Bu merak, beni derslerimden uzaklaştırdı. Özel okulu bırakıp Haydarpaşa Teknik Lisesi Elektronik Bölümü'ne geçtim. Derslerim çok iyi değildi; çünkü tarih ve fizik dışında diğer dersler ilgimi çekmiyordu. Teknik liseye başladığım andan itibaren derslere olan ilgim de arttı. Arkasından İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi'ni bitirdim.
Devamı Tempo'da
Röportaj: Nilüfer Kas
|