|
İstanbul’a 14 bavulla geldi. O günden bu yana BJK’nin
Ümraniye’deki tesislerinde kalıyor. Sürekli çalışıyor, örnek; Sivas maçına
gidiyor, gece geç saatlerde İstanbul’a dönüyor, ertesi günün ilk dakikalarında
tesislerin video odasından gelen ışık, erkenden kalkan çaycıları bile
şaşırtıyor. Çünkü Tigana o saatte maç kasetleri izliyor. Sigara illeti yüzünden
yine ağzında kürdanı ile takımının yaptığı hataları tespit
ediyor.
1955 Mali Bomako doğumlu, Fransa Milli Takımı’nın eski
oyuncusu Tigana. Gençliğinde
yapmadık iş bırakmamış; Fransa’ya göç eden ailesi ile küçük yaşlarda Marsilya’ya
yerleşti. İlk olarak spagetti fabrikasında çalıştı, sonra postacılık yaptı. Boş
zamanlarında ise, Marsilya sokaklarında hep top peşinde koştu. Profesyonel
futbol kariyerine Toulon’da başladı. Fransızların efsanevi antrenörü Aime
Jacquet tarafından burada keşfedildi. Onu bedelsiz olarak 1978’de Lyon’a
transfer etti. Burada göze girdi, sonra yüksek bir bedelle Bordeaux’ya transfer
oldu. Sekiz harika yıl geçirdi. Mücadeleci ve disiplinliydi. Üç Fransa
şampiyonluğu, üç Fransa Kupası kazandı. 1985 ve 1987 yıllarında Avrupa
kupalarında yarı final oynadı. Ardından Mali’den ilk kez adım attığı Marsilya’ya
transfer oldu. Burada da iki kez şampiyon oldu. Avrupa Kupası’nda final oynadı.
Direktörlüğe hızlı
başladı
Futboldan asla kopamadı. Futbol kariyerine teknik
direktör olarak devam etmeye karar verdi. 1993-1994 sezonunda Lyon’da ilk
görevine başladı. Lyon o yıllarda sıradan bir takımdı. Ancak Tigana, lig kupası
finali ve lig ikinciliği ile yeni kariyerine çok başarılı bir giriş yaptı.
1995’te Arsene Wenger’den Monaco’yu devraldı. Önce 4 puan farkla üçüncü oldu.
Bir sene sonra ligi şampiyon alarak tamamladı. 1997-1998 yılında Şampiyonlar
Ligi’nde Manchester United’ı çeyrek finalde eledi. Yarı finalde ise Juventus’a
kaybetti. Bu maçı, yaşamının en kederli anları olarak nitelendiren Tigana, bir
dönem Fransa Milli Takımı için bile düşünüldü. 1999’a kadar Monaco’da
kaldı.
2000 yılında Fulham’a geçti. Takımı birinci ligde teslim
aldı. Mohammed Al Fayed tarafından desteklenen Fulham aynı sene Tigana ile
Premier Lig’e çıktı. Fulham’da dört yıl kaldı ve daha sonra Beşiktaş’a
geldi.
Tigana’nın en önemli özelliği hiç şüphesiz gözlem
yeteneği. Geçmişine bakıldığı zaman, ilk yıllarında takımını öyle çok
zorlamıyor. Ama gerekli hamleleri yapmakta da gecikmiyor. Elindeki malzemeyi,
futbolcuların yeteneklerini, artılarını, eksilerini ve bulunduğu kulübü hep
gözlüyor. İkinci yılında Tigana’nın en önemli özellikleri ortaya çıkıyor ve
takımını başarıya götürüyor. Tigana’nın arkasında ise çok önemli bir isim var;
Arsene Wenger. Tigana’yı önce Monaco’ya tavsiye edip onun filizlenip
serpilmesine önayak olmuş. Ardından Fulham’a da getiren yine
Wenger.
Wenger’in tüm özelliklerini almış bir hoca. Örneğin
antrenman ısrarcılığı. Tigana, başarının kesinlikle çok çalışmadan geçeceğine
inanıyor. Bir öğretmen gibi davranıyor. Örneğin bir forvet oyuncusunun kafa
vuruşu zayıfsa, o oyuncuyu iki hafta boyunca sürekli kafa
vurduruyor.
Tigana, çalıştırdığı takımlarda her zaman doğru formülü
bulmasıyla tanınır. Genç oyunculara şans vermekten asla kaçınmaz. Tüm birikimini
ve deneyimini takımına yansıtır. Futbolun her zaman basit bir oyun olduğunu
düşünür. Kesinlikle karmaşık taktiklerle takımının kafasını
yormaz.
Tigana’nın yeni sezona öyle bir ay öncesinden hazırlanma
gibi bir çalışma sistemi yok. Bu süreyi mümkün olduğunca erken tutuyor. Şu anda
Beşiktaş’ta uygulamadığı sistem, geçmişte çalıştırdığı takım oyuncularını
önceleri canından bezdirmiş. Ancak sonraları Tigana’nın bu düşüncesinin
kendilerine ne kadar faydalı olduğunu çok iyi anlamışlar. Tigana, oyuncularını
sabah 06.30’da kaldırıyor. Bir güne üç antrenman birden sığdırması, bugüne kadar
hiçbir antrenör tarafından gerçekleştirilmemiş. Fulham orta alan oyuncusu Simon
Morgan bir sabah yaşadıklarını hâlâ herkese anlatıyor: “Hepimiz sabahın köründe
kalktık. Herkes uykulu. Antrenman alanımızın yanında küçük bir çim tepe var.
Tigana oradaydı. Elinde kronometre bize koşun diyordu.”
Diş sağlığı
önemli
Tigana, futbolcularının sağlığıyla belki de en çok
ilgilenen teknik direktördür. Örneğin emrinde çalıştırdığı teknik ve sağlık
ekibi içinde bir dişçinin bulunmasını mutlaka ister. Çünkü dişlerin, futbolcunun
sağlığıyla ilgili çok geniş bir bilgi vereceğine inanır. Futbolcuların
vücutlarındaki yağ oranları onun için çok önemlidir. Bu oranın yüzde 8 olmasını
ister. Neredeyse ayda bir oyuncularına kan testi yaptırtır. Ve en önemlisi,
oyuncularının sezon boyunca kesinlikle alkol kullanmamasını
ister.
Önceleri herkes onu garip ve esrarengiz kişilik olarak
görüyor. Ağır disiplin şartları elbette birçok oyuncu için sıkıntı yaratıyor. O
yüzden bugün yaşanan Ailton sorununun nasıl çözüleceği hiç de soru işareti
olarak görünmüyor. Ayrıca hem Ailton hem de Sergen’in vücutlarındaki yağ
oranının üst düzeylerde olması onlar için farklı bir sıkıntı olacak. Tigana eğer
mutsuzsa, o mutsuzluğunu bilerek ve isteyerek futbolcularına yansıtabiliyor.
Genç oyuncu yetiştirmek ise onun için futbola yapılan bir hizmet; Thierry Henry
ile David Trezeguet’yi futbol dünyasına kazandıran en önemli
isim.
Tigana, en sıkıntılı dönemlerini Fulham’da yaşadı. Al
Fayad onu transferlerde bazı futbolculara fazla ödeme yapıldığı ve komisyon
aldığı iddiaları ile suçlandı. Konu mahkemeye gitti. Ancak mahkeme onu suçsuz
bulduğu zaman, temize çıktığı için kendisini dünyanın en mutlu insanı olarak
ilan etti. Tigana, bu iki yıllık sürede, adı temize çıkana kadar
çalışmadı.
En yakın dostlarından birisi onun için “10 numara adam”
ifadesini kullanmıştı; para onun için ikinci planda geliyor. Asla verdiği sözden
geri dönmeyen bir kişilik. Şu anda ikinci evliliğini yaşıyor ve bu evliliğinden
bir kızı var. Evi ise Marsilya yakınında bulunan
Cassis’de.
Tigana’nın pek bilinmeyen özelliği ise iyi bir şarapçı
olması; bir içici değil, üretici
olarak... Bordeaux’da kendi bağları var ve özel şaraplar üretiyor. Bu pahalı şaraplar genelde Monte Carlo’da
satılıyor.
________________________________
Haber: Halil ÖZER
|