Tempo Online

 
SON DAKİKA
Küresel Isınma : Avrupa Uzay Ajansı, buzulların kapladığı alanın uydudan ölçümlerin başladığı 1978'den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa'dan Büyük Okyanus'a kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu   Irak : Irak'taki radikal Şii lideri Mukteda Sadr'a bağlı siyasi hareket, Şii koalisyon hükümetinden çekilme kararı aldı   Turizm : Antalya'ya hava yoluyla gelen turist sayısının 6 milyona yaklaştığı bildirildi   Afganistan : İngiltere, Taliban'ın Afganistan'daki İngiliz askerlerine saldırılarda Çin yapımı silahlar kullandığını bildirerek, Çin'e şikayette bulundu   Secret : Rhonda Byrne'ın yazdığı ve dünyada çok satanlar arasında ilk sıralarda yer alan ''Secret (Sır)'' adlı kitap, Türkiye'de de 4 aydır okurların en çok tercih ettiği eser oldu  
Halil Özer
AKP 'futbol topu'nu patlattı

Türkiye Futbol Federasyonu seçimlerinde hükümetin desteklediği Ayhan Bermek ve ekibi kaybetti. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in açıkça deklare ettiği ve istemediği Haluk Ulusoy ise kazandı. Bakan Şahin, federasyonda olağanüstü seçim istemeyi planlıyor. Bu arada, bu ortamda yeni yönetimin nasıl çalışacağı ise merak konusu

Seçim öncesinin son gecesine, hatta sabahına kadar belki de Haluk Ulusoy bile bu seçimi kazanacağına inanmıyordu. Ayhan Bermek listesinde yer alan Hasan Doğan ve Davut Dişli gibi isimler, daha seçim yapılmadan seçimi kazanmanın gururunu yaşıyorlardı. Beklenmedik bir şekilde Haluk Ulusoy seçimi kazandı. Seçim öncesi yaşanan gurur, tam bir çöküntüye dönüşmüş; Bermek ve ekibi bir anda ortadan yok olmuştu.

 

Tempo’nun geçen haftaki sayısında, futbola düşen politika gölgesinin etkili olacağını ve Ayhan Bermek’in muhtemelen kazanacağını yazmıştık. Aslında görüntü tamamen böyleydi.

 

Şimdi herkes, “Nasıl oldu” sorusunun yanıtını arıyor. Ancak yanıtın ta kendisi Ankara’da. Eğer Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in son açıklamaları ve onun bağlantısı Hasan Doğan olmasa, Ayhan Bermek’in bu seçimi kazanması çok yüksek bir ihtimaldi. Tepki oyları belki öyle çok değildi. Ancak 200 kişinin oy kullandığı bir seçimde, bu az sayıdaki tepki oyları bile Haluk Ulusoy’un seçimi kazanmasını sağladı. Ayrıca unutulmaması gereken bir gerçek var. Ulusoy ve ekibi, kesinlikle bir kongre nasıl kazanılır çok iyi biliyor? Birebir ilişkilerde mükemmel bir güç birliği yaptılar. Teke tekte ortaya müthiş bir performans çıktı. Gerektiğinde ajitasyon yaptılar, gerektiği zaman damardan girip delegeleri en duygusal anlarında vurdular. Örneğin Gündüz Tekin Onay, Metin Türel, Ata Aksu gibi isimler belki de kongrenin en çok yorulan isimleriydi. Kongreyi o kadar çok iyi koklayabiliyorlardı ki, son sandık açılmadan Ulusoy geride olmasına rağmen bu isimler “Kazandık” diye çığlık attılar. Oysa son sandıkta neredeyse 30’a yakın sayılmayan oy vardı. 

 

Kulüpler Birliği bitti

 

Ankara’da kulis çok güçlüydü. İki gün boyunca otelin her katında kıran kırana kulis yapıldı. Bermek tarafı erken havaya girdi, Ulusoy cephesi son ana kadar çalıştı. Delegeler serseme döndü. Bazı delegeler asansöre binerken ‘Bermek’, üçüncü kattan inerken ‘Ulusoy’ diyebiliyorlardı. Bir Türk kahvesi, bir sırta vuruş, bir kebap ya da güler yüz delegeyi etkiledi. Peki, bunlar olurken koskoca bir hükümet nasıl olur da 200 kişilik bir seçime etki yapamaz? Ve üstelik tüm kulüpler göbekten hükümete bağlı durumdayken... Bunun yanıtı sadece oy pusulalarını sandığa atan ellerin beyinlerinde duruyor. Çünkü gerçekten bazıları büyük risk aldı. Örneğin Trabzonspor Başkanı Nuri Albayrak. AKP’ye bu kadar yakınken, üstelik bu seçim sonunda “AKP kaybetti” denileceğini bildiği halde oylarını Ulusoy’a verdi. Kulüpler Birliği’nin toplantısında kendisine bir soru geldi. “Haluk Ulusoy konusunda emin misiniz? Bu konuda garanti veriyor musunuz?” Albayrak’ın yanıtı çok ilginçti: “Ben adamım adam. Sözümden dönmem.” Bir söz uğruna Albayrak belki de birçok şeyi tehlikeye attı. Ya Beşiktaş, hükümetle bu kadar çok işi varken nasıl cesaret etti? Oysa Murat Aksu aylarca Haluk Ulusoy demesine rağmen, son anda hükümet baskısı yüzünden rotasını Ayhan Bermek’e çevirmişti. Hatta bunu Ulusoy’un yüzüne bile söyledi. Ama Beşiktaş vazgeçmedi. Özhan Canaydın bu baskı yüzünden karmakarışık olduktan sonra, Ayhan Bermek’e oy atmasına rağmen, Yıldırım Demirören dönmedi. Acaba kimsenin bilmediği, sadece onların bildiği başka hesaplar mı var? Ve Canaydın bu kongrede hiç kimseyi yanıltmadı. Birçok kalem Canaydın’ın Kulüpler Birliği Başkanı seçildiği gün yaptığı yorumda, “Orayı da dağıtır. Kulüpler Birliği bitmiştir” diye yazmıştı. Herkes haklı çıktı.

 

Kulüpler Birliği darmadağın oldu. Ve artık her şeyiyle tartışılır hale geldi. Başkanlar içeride karar almak için çalışırken, kendi delegeleri onlara hiç aldırmadan kararlarını veriyordu. Örneğin Malatyaspor Başkanı Hikmet Tanrıverdi. İçeride Ayhan Bermek derken, kendi delegesi ve yöneticisi Metehan Bektaş, Haluk Ulusoy’un listesine giriyordu. Galatasaray Delegesi Derya Taşdelenler kongre kulislerinde aynen şöyle diyordu: “Ben, bizim başkan gibi şanssız bir insan görmedim. Gittiği her yerde olay çıkıyor. Sonra tüm suç ona kalıyor.” Gaziantepspor Kulübü Başkanı Celal Doğan ise, “Ben onu uyardım. Bu işe girme dedim. Dinlemedi. Artık Kulüpler Birliği bitmiştir” dedi.  Ayrıca kongrenin en ilginç olayı ise Galatasaray’ın Galatasaraylı başkan adayına oy vermek yerine, Fenerbahçeli başkan adayına oy vermeyi tercih etmesiydi. Ve bir de Bermek cephesinin yaptığı ilginç ama kongreyi etkileyecek taktiksel hatalar vardı. Bunlardan birincisi Levent Bıçakçı yönetiminden yedi kişiyi yönetimine alması oldu. Yani eski yönetimin tek suçlusu Levent Bıçakçı olarak kabul edildi. Levent Bıçakçı’nın kongredeki konuşmasında ise gelen büyük alkış, bu kişilere, yani Bermek’in listesinde yer alan isimlere duyulan tepkiyi gösteriyordu. Bermek’in, Ulusoy’un aksine uzun yıllardır kongre havasını hiç yaşamaması büyük bir dezavantaj oldu. Ayrıca listesini hazırlarken çok gergin ve tutarsızdı. Bir ara Galatasaray’dan Ali Dürüst’ü almak istedi. Sonra onun Galatasaray’a başkan olabileceğini ve asla kabul etmeyeceğini söylediler. Hasan Doğan’ın hazırladığı listedeki birçok isimden haberi bile yoktu. MHK Başkanı Ufuk Özertem’i son anda listeden çıkardı. Oysa Özertem kongrede çok etkili bir isimdi. Ayrıca kulüp delegelerine de listesinde yer vermedi. Haluk Ulusoy’un kongrede mazlumu oynamasına seyirci kaldı. Siyasi baskıyı kesinlikle inkâr etmedi, hatta bu baskının altına sığındı ve seçimi garanti gördü...

 

Siyasi baskı vardı

 

Dikkat edilirse, her şeyin arkasından yine Hasan Doğan çıkıyor. Futbolun içinde bir buçuk yıldır durup da bu kadar tepki çeken bir isim herhalde az görünür. Yine bu süre içinde, hem Levent Bıçakçı’yı hem de Ayhan Bermek gibi Türk futbolunun iki önemli ismini yiyerek bir rekor kırmış oldu. Ama en önemlisi, Bıçakçı ve Bermek de ona güvenmenin acısını yaşadı.

 

Evet, Ankara’da gerçekten çok ilginç olaylar yaşandı. 200 kişilik bir lobide yaklaşık 600 kişi iki gün boyunca sürekli kulis yaptı. Ortada söylenen çok şey var. Hükümet baskısının inanılmaz boyutlarda olduğu söylendi. Örneğin bir kentin asayiş şube müdürünün bile kulüp başkanına, Ayhan Bermek’e oy atması için baskı yaptığı iddia ediliyor. Fenerbahçe son ana kadar Hasan Doğanlı listeye oy atmayacağını söyledi. Ama ne oldu da Hasan Doğanlı listeye rağmen Ayhan Bermek’e 7 oyu birden gönderdi? Fenerbahçe hiçbir kulis çalışmasına girmedi. Hep ayrı durdular. Oylarını geldiler, attılar, gittiler. Sadece Doğan’ı istemediklerini söylediler.

 

Yapılan baskının en önemli ismi ya da kongrenin parlayan yıldızı hiç şüphesiz Sakaryaspor Başkanı Selahattin Aydın oldu. Kendisi Sakarya Belediyesi’nde çalışıyor. Artık adamın öyle canına tak etmiş ki, sandık başında bütün görevlerinden istifa etti. Ayrıca belediyedeki işini bile bıraktı ve ‘lanet olsun’ diye salonu terk edip gitti. Onun bu hareketi, “Hayır, siyasi baskı yok” diyenler için en güzel kanıttı.

 

Kongre sonunda Haluk Ulusoy’un arkasında yaklaşık 100 kişi vardı. Öpüp kutlamak için çırpınanlar, el sıkanlar, bağlılığını bildirenler adeta birbirini çiğniyordu. Oysa Ulusoy, iki gün önce otel lobisine geldiğinde uzun üçlü koltuğu bile dolduramıyordu. Ve böyle bir ortamda eğer seçimi kazanabiliyorsa, Ulusoy gerçekten büyük bir tebrik hak ediyor. Ancak ilginçtir, belki de ilk kez bir kongre biter bitmez, yeni kongre söylentileri çıktı. Çünkü haberin duyulmasının hemen ardından Bakan Şahin’in, Meclis’te yaptığı açıklamalar yenilir yutulur gibi değildi. Yani tam bir savaş başlatıldı. Ok yaydan çıktı. Bir yanda Ulusoy, bir yandan da AKP hükümeti. Arada büyük güç farkı var. Belki bu güç farkı 200 kişilik kongreyi etkilemedi ama uzun vadede neler olacağı hiç belli değil. Diyorlar ki Ulusoy görevden alınamaz. Sadece kongreye gidebilirler. Böyle bir durumda ise FIFA devreye girer, Türkiye büyük yara alır. Ancak Gaziantepspor Başkanı Celal Doğan bunun aksini düşünüp, “Eğer işin içinde para varsa, yolsuzluk varsa, FIFA devreye girmez” yorumunu yapıyor. Ancak burada AKP için de çok tehlikeli bir durum var. Eğer bakan yeniden kongreyi toplarsa ve yine Haluk Ulusoy kararı çıkarsa, o zaman ne olacak? Açılacak yara nasıl kapanacak? Bu durum, yüksek bir ihtimal. Çünkü böyle bir durumda Bermek cephesinin Ankara’ya tam kadro ile gelmeyeceği, buna karşın Ulusoycuların tam kadro ile salona geleceği düşünülüyor.

 

Hukukçuların da tam olarak açıklayamadığı bir sorun daha var; yönetmeliklere göre bir aday en fazla üç kez başkan olabilir. Şu anda Ulusoy üçüncüyü tamamlamış durumda. Eğer bakan kongreyi yeniden toplarsa, ne olacak? Bu bir başkanlık seçimi anlamına mı gelecek? Eğer gelirse, o zaman Haluk Ulusoy otomatikman seçilemez ve başkanlığı düşer. Çık içinden çıkabilirsen. Bir soru daha; böylesine bir ortam varken Haluk Ulusoy yönetimi nasıl rahat çalışacak?

04.02.06



[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.