Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Bir afişle hayatı değişti

Tokatlı bir işçi emeklisinin kızı olan Hasibe Erkoç, 29 yaşında. 14 yaşında kendisini korumak için başladığı tekvando sporu ile başlayan, kick boksla devam eden ve daha sonra profesyonelleşen boks macerası, onu 50 kiloda Dünya Bayan Boks Şampiyonluğu'na kadar taşıdı.

Erkoç, bugüne kadar 120 müsabakaya çıktı. Türkiye’ye iki Avrupa, bir Dünya Şampiyonluğu kazandırdı, yedi kez de Türkiye Şampiyonu oldu. 23 Kasım’da yüksek ateş ve griple boğuşmasına rağmen ringe çıkıp Çinli rakibi Li Siyuan’ı yenerek 50 kiloda Dünya Şampiyonu olan Erkoç, bu unvanı Türkiye’ye kazandıran ilk kadın boksör oldu.

 

Ama şampiyon olarak döndüğü Türkiye’de, havaalanında onu eşi ve birkaç arkadaşından başka karşılayan olmadı. Erkoç, “Canları sağ olsun” dedi ve sitemini bir cümleyle özetledi: “Ben şampiyon olmak için 15 yıl bekledim ama beni havaalanında bekleyen olmadı.” Biz de Erkoç’un bu 15 yılının ve hayallerinin peşine düştük...

 

Onu Ankara’nın Akdere semtinde, Akademi Spor Merkezi’nde bulduk. 23 Kasım’da Yeni Delhi’de Dünya Bayanlar Boks Şampiyonası’nda ringe çıkıp, Çinli rakibi Li Siyuan’ı deviren ve 50 kiloda Dünya Şampiyonu olan bu ufak tefek kadın, 15 yılın öyküsünü yolda gördüğü bir afişle anlatmaya başladı.

 

Bu, Tandoğan’da bir tekvando salonunun afişiydi. Erkoç, “Ailem Ankara’daydı. Babam işçi emeklisidir. Ailem dövüş sporu ile ilgili böyle bir isteğim olduğunu biliyordu. ‘Ben spor yapmak istiyorum’ dediğimde babam geçiştiriyordu. Ama benim hep içimde vardı. O zaman Maltepe’de oturuyorduk. Ortaokulda iken yolda bir afiş gördüm. Tandoğan’daki tekvando salonunun afişiydi. Gidip kaydoldum. Bir sene tekvando yaptım, içim ısınmadı, ondan sonra kick boksa geçiş yaptım. 14 - 15 yaşlarındaydım. Altı-yedi sene bu sporu yaptım. Sakatlık geçirdim. 1997 yılında boksu seçtim ve sonra devam ettim.”

 

Erkoç, Gazi Üniversitesi Spor Akademisi öğrencisiyken de boksu sürdürür ve 2000 yılında ilk uluslararası başarısını yakalar. 

Bugüne kadar yurtiçinde ve yurtdışında 120 müsabakaya çıkan Erkoç, Türkiye’deki müsabakalarda hiç mağlubiyet almadığını gururla anlatıyor. Aldığı beş mağlubiyetin de yurtdışında olduğunu biraz da buruk bir ifadeyle söyleyen Erkoç, en büyük başarılarını ise son üç ayda yaşıyor. Erkoç, “Bu beş mağlubiyet dışında geriye kalan müsabakaların tümünde ringden galibiyetle çıktım. En son üç ay önce Polonya’da ikinci Avrupa Şampiyonluğu’nu, ardından da Hindistan’da Dünya Şampiyonluğu’nu kazandım. Bu başarımda elbette sporcusu olduğum Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) büyük katkısı var” diyor.

 

Erkoç, dövüş sporuna başlarken aslında ilk amacının kendini daha güçlü hissetmek ve korumak olduğunu anlatıyor. “Ama daha sonra istekler değişiyor. Sadece spor olarak bakıyorsunuz” diyen Erkoç, bir sporcu olarak da milli formayı hedeflemeye başlıyor. Erkoç, “Milli formayı bir kez olsun giyeyim dedim. Giydim ve ülkemi en iyi şekilde temsil ettim. Aldığım başarılardan dolayı yurtdışında defalarca ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırdığım ve İstiklal Marşı’mızı çaldırdığım için mutluyum” diyor.

 

Erkoç, gelecek neler getirir bilmiyor, bundan sonra önüne çıkak seçeneklere göre yolunu çizecek. Profesyonel dövüş için teklifler alıyor ama şu anda bu seçeneği düşünmüyor. “İleride antrenörlük hayatım olabilir. Bilgi ve tecrübelerimi bizden sonra gelecek olan kuşaklara aktarabilirim” diyor.

 

Erkoç’un eşi Bülent Erkoç da bir sporcu. Spor aşkı yüzünden çocuk sahibi olma hayallerini erteliyorlar. Hasibe Erkoç, “Altı yıldır evliyim. Eşim Bülent Erkoç da Avrupa Kick Boks Şampiyonu. Çocuk yapmayı zamana bıraktım. Bugüne kadar okulum ve spor nedeniyle çocuk düşünmedik. Eşimle birlikte böyle bir fedakârlık yaptık. Bir şeylerden fedakârlık yapınca başarı geliyor” diyor.

                                                                ______________________

Naci SAPAN

 

(993 – 14 Aralık 2006)

18.12.06

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.