|
Michigan Üniversitesi, 1990’lı yıllarda
Kolej Ligi’ne damgasını vurdu. 1992 yılında Michigan Üniversitesi’ne başlayan
beş yeni genç adam, oynadıkları basketbolla daha sonra ‘efsane beş’ diye anıldı.
Juwan Howard, bu ‘efsane beş’in parçasıydı (Chris Webber, Jalen Rose, Ray
Jackson ve Jimmy King ile birlikte).
Howard, 1994 yılında Washington
Bullets tarafından beşinci sırada draft edilerek NBA’e adım attı. Her dönem
aranılan adam oldu. 100 milyon dolarlık sözleşme imzalamasına karşın, beklendiği
gibi bir star olamadı.
Ancak her zaman, sporun iyi çocuğu olarak anıldı.
Washington Bullets, Dallas, Denver, Orlando ve Houston formalarıyla mücadele
ettiği NBA’de, en verimli yıllarını Washington’da yaşadı. Bugün 34 yaşında.
Adının yanında ‘tecrübeli’ kelimesi eklenerek anılıyor. Minnesota Timberwolves,
takımdaki genç oyunculara rehber olması için onu takas yoluyla kadrosuna kattı.
NBA Avrupa Turnesi kapsamında İstanbul’a gelen Howard ile KFC imza gününde
konuştuk.
TEMPO: NBA oyuncularının Avrupa
turnesinde fotoğraflara ‘süper kahraman’ gibi algılandığınızı yansıtan bir sevgi
çemberi var. Bunu yaşamak nasıl bir
duygu?
Juwan Howard: Gittiğimiz her yerde bu hissi ben de
yaşadım. Elbette insanın gururunu okşuyor. İltifat olarak değerlendiriyorum
bunu. Bu, bana NBA’in dünyanın her yerine yayıldığını ve basketbol sevgisini
artırdığını anlatıyor. Biz oyunculardan daha çok organizasyonun başarısı. Umarım
Amerika’daki gibi Türkiye’de de basketbol, sokak aralarına kadar
yayılır.
T:Genç oyunculara, başarılı olmaları
için ne tavsiye ediyorsunuz?
J.H: Vücudunuza iyi bakın. Her şeyden önemlisi basketbolu
sevin. Çok iyi antrenman yapın. Profesyonel basketbolcu olma isteğinizi
vücudunuz hissetmeli. Biraz klasik; ama çalış, çalış ve çalış. Türkiye’de
basketbola ilginin, beklediğimin üzerinde olduğunu itiraf
etmeliyim.
NBA’deki Türk
basketbolcular
T: Bir oyuncu NBA’de nasıl kalıcı
olur?
J.H: Kulüplerde oynayan genç oyunculardaki en büyük sorun
motivasyon. Kariyerinizde hedefiniz ve buna uygun stratejiniz olmalı. Gözden
kaçmasın. NBA’e gelip başarısız olanların sayısı, başarılı olanların sayısından
daha fazladır. Burada kalıcı olmak için sizin gördüğünüz şovun arkasında
bireysel olarak çok büyük çalışma yatıyor.
T: Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu’nu
beğeniyor musunuz?
J.H: Mehmet Okur bir kez All-Star oldu. Ama onda daha
fazla sayıda bu başarıyı yakalayacak potansiyel var. Bu temposunu korumalı.
Mutlaka kendini geliştirmeli. Hido da artık NBA’de kendini ispatladı. Bir gün,
bu iki oyuncudan birinin yer aldığı takımda birlikte oynayabiliriz. Belki
hayalimdeki şampiyonluğu birlikte yaşayabiliriz.
T: NBA tarihinde 100 milyon dolarlık
sözleşmeye imza attınız. Ancak hiç şampiyonluk görmediniz. Hala şampiyon
olacağınızı düşünüyor musunuz?
J.H: Evet, evet, evet!!! Şu an para benim için hiçbir
şey. Tek arzum kariyerimi tamamlamadan NBA şampiyonu unvanını kazanmak. Fazla
zamanım kalmadı, biliyorum. Ama bunu kariyerimi sonlandırmadan mutlaka
başaracağım.
Avrupalılar kâbus
oldu
T: NBA’de Avrupalı oyuncuların sayısı
her geçen gün artıyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz
bunu?
J.H: NBA’e gelen Avrupalılar çok yetenekli. Hatta
oyunlarına bakarak ‘beyaz zenci’ tanımlaması bile yapılabilir. Tahmin
etmediğimiz kadar iyiler. Bu gidişle biz Amerikalılar NBA’de işsiz
kalacak.
T: Eskiden ‘Beyaz adam sıçrayamaz’
diye bir deyim vardı. Bitti mi?
J.H: Kesinlikle o artık bir
mitoloji.
T: Minnesota’ya takasla geldiniz.
Ancak ayrılmak istiyorsunuz. Neden?
J.H: Takıma geldiğimde var olan Kevin Garnett ile iyi bir
ikili olabilirdik. Ancak onun ayrılmasıyla birlikte takım genç oyuncuların
çoğunlukta olduğu bir hal aldı. Şu anda geleceğe dönük genç oyunculara yatırım
yapan bir takım durumunda. Kevin’in ayrılmasından sonra ben de böyle bir misyonu
olan takımda yer almak istemiyorum.
T: Hayalinizdeki şampiyonluğa yol
göstereceğiniz bu genç oyuncularla ulaşmak daha heyecan verici olmaz
mı?
J.H: Daha genç bir yaşta olsaydım durum farklı olurdu. O
zaman takımdaki genç oyuncularla yola çıkabilirdim. Ama artık 34 yaşındayım,
takımın gelişme sürecini tamamlamasını bekleyemeyecek kadar kariyerimin sonuna
yakınım. Dürüst olarak play-off yarışının içinde olan bir takımda oynamak
istiyorum. Fakat henüz masanın üzerine gelmiş resmi bir teklif yok.
______________________
Mustafa SAPMAZ
Fotoğraf: Ergun
CANDEMİR
(1036 – 11 Ekim
- 2007)
|