|
Türkiye’de genellikle klarnet üstatlarında vardır. Klarnet çalmak bir
gelenektir ve adeta ‘kutsal miras’ gibi, yetenek, babadan oğula geçer (bkz.
Şenlendirici ailesi). Böyle bakıldığında, Şenkalaycı ailesine, motosiklet
dünyasının Şenlendirici ailesi demek yanlış olmaz. Aile dört kuşaktır motosiklet
ustalığı yapıyor. O kadar ki, ailenin en büyüğü olan Nuri Şenkalaycı’ya ait
motosiklet, bugün Koç Müzesi’nde sergileniyor. Ustalık kuşaktan kuşağa
aktarılıyor. Şakir Şenkalaycı, ailenin Türkiye motosiklet şampiyonluklarına
ambargo koyan dördüncü kuşak temsilcisi.
Dedesinin adını taşıyan Şakir, motosiklet üzerinde doğdu. Bu, onun ne
kadar yetenekli olduğunu vurgulamak için öylesine söylenmiş bir söz değil. Çünkü
üzerinde doğduğu motosiklet, bugün Maslak Oto Sanayii’ndeki atölyesinin
başköşesinde öylece duruyor. Babası Memduh, Şakir’e hamile eşi Suna’yı
doğumevine motosiklet selesinde zor yetiştirmiş. Gözünü motosiklet ile açan
Şakir’in ilk yarışına 8 yaşında katılması kaçınılmazdı. 1989 senesinde, yeni
yeni kullanmaya başladığı motosikletiyle kendini yarışta buldu: “Yarışa
katıldığımda, yarışçılık adına hiçbir şey bilmiyordum. Birinci oldum. İtiraf
ediyorum, ben bile anlamamıştım nasıl olduğunu.”
Genlerindeki yetenek onu şampiyonluklara taşıdı. Yoksa 80cc
kategorisinde, o tarihten itibaren 1995 yılına kadar Türkiye Şampiyonu olmasını
başka şekilde tarif etmek imkânsız. 1996 yılından 2000 yılına kadar geçen dört
senede; önce 125, daha sonra 250cc’ye geçti ve her yıl Türkiye ikincisi oldu.
250cc’de Türkiye Motorkros Şampiyonu olduğunda 19 yaşındaydı (2000). Bu tarihten
itibaren 2006 senesine kadar onu geçen olmadı. Aynı zamanda 2001 yılından
itibaren enduro, 2002 yılından itibaren supermoto kategorilerinde yarışmaya
başladı.
Motosiklet yarışlarında farklı kategoriler vardır. Her yarışçı bir
kategoride ustalaşır ve yaygın inanışa göre; motorkros yapan enduro, enduro
yapan supermoto, supermoto yapan pist yapamaz. Şakir, 2005 yılında bu tabuyu
yıktı. O yıl; motorkros, supermoto, enduro, Balkan Supermoto ve Türkiye Pist
şampiyonalarının hepsine katıldı. Hepsinde de şampiyon oldu. Şakir, kendini bir
kategoriye koymadan ‘motosikletçi’ olarak tanımlıyor. “2005 yılında kazandığım
bu şampiyonluklar bunun ispatı” diyor. Bu başarı ona ‘Şampiyonlar Şampiyonu’
unvanını getirdi.
|
|
Şakir Şenkalaycı
|
|
|
Castrol Team X Racing takımı adına yarışan Şakir, kariyerinde beş
ayrı kategoride 26 şampiyonluk kazandı. Şampiyon olamadığında da yine
kürsüdeydi. Doyumsuz bir kupa canavarını andıran sporcu, şimdi bir ilke imza
atmaya hazırlanıyor. Aralık ayında, Amerika’nın Teksas-Oklahoma sınırına yakın
Bulcher bölgesindeki Red River Motorcyle Trails’ta gerçekleştirilecek ‘Red Bull
Last Man Standing’e kabul edilen ilk Türk olacak. Dünyanın en iyi motosiklet
yarışçılarının katılacağı yarış; zorlu, tehlikeli ve kırıcı. Ayakta kalanı az
yarışta Şakir hedefini şöyle açıklıyor: “Şimdiye kadar katılan 1200
motosikletçiden sadece 14’ü yarışı tamamlayabildi. Ben yarışı tamamlayan ilk
Türk sporcu olmak istiyorum.”
18
yıldır motosiklet yarışlarına katılan Şakir, tehlikeli bulduğu için İstanbul
trafiğinde motosiklet ile dolaşmıyor. “Motosiklet kullanan herkes kask ve
koruyucu giysileri mutlaka kullanmalı” diyor. O, motosiklet üzerinde eğlenmek
için daha farklı bir yol deniyor. Yarışlarda canı sıkılmaya başlayınca, üç yarış
önce, “Bir yenilik yapmalıyım” diyerek keşfetmiş bu eğlenceyi: “Kaskımın içine
iki kolon yerleştirdim. ipod’la sevdiğim müzikleri dinleyerek yarışıyorum.”
Tercihi hip hop. “Yarışlarda kafanı dağıtman gerekiyor. Ceza kardeşim de sağ
olsun fazlasıyla yardımcı oluyor o konuda” diyor.
Ceza dinleyerek yarıştığı ve kazandığı o yarışları tarif ederken,
“Yarışta mıyım, diskotekte eğleniyor muydum farkında değildim” diyor. Her ne
kadar iki tekerlekli bir ulaşım aracı da olsa, motosiklet, her zaman benliğin
asi ifadesi oldu. Şakir Şenkalaycı, omzunda şampiyonluk apoletleri, kulağında
Ceza’nın isyan sözleri ile Teksas’ta dünyanın en iyilerine meydan okumaya
gidiyor.
__________________
Mustafa SAPMAZ
(1043 – 29
Kasım 2007)
|