|
Ella Mengi
Mankenlik çekici ama boş iş
Türkiye'nin en ünlü mankenlerinden biriyken çocuk sahibi olmaya karar verdi. Anne olduktan sonra da onun için mankenlik bütün cazibesini yitirdi. Kendi evinde yaptığı değişikliklerle başladığı dekorasyon işiyse şimdi en büyük tutkusu... Ella Mengi artık podyumların aranılan mankeni değil, mekânların aranılan dekoratörü...
Güzel bir kadın, huzur veren bir anne, mutlu bir eş... Ella Mengi'nin evine konuk olduğunuzda bunları hissediyorsunuz. En sade haliyle bile ne kadar güzel olduğuna şaşıyor insan. Etrafa yaydığı güçlü pozitif enerji ise size huzur veriyor. O, bir dönem Türkiye'nin en popüler mankenlerinden biriydi. Mankenlerin dünyasından sıkılıp çocuk sahibi olmaya karar verdi ve dünyaya getirdiği güzel kızıyla birlikte modelliğe de veda etti. Değişikliği her zaman sevdi, bu nedenle de sık sık evini değiştirerek başladığı dekorasyon işine ise artık profesyonel olarak el attı. Ella Mengi, Moskova'da dünyaya gelmiş. İngiliz Literatürü eğitiminin ardından Paris'e yerleşmiş ve mankenliğe başlamış. Mesleği nedeniyle dünyanın birçok farklı bölgesine gitme imkânı bulmuş. Türkiye'ye ise Zeki Triko sayesinde yolu düşmüş. Bir dönem Türkiye'de çalıştıktan sonra Eren Mengi ile evlenerek Münih'e yerleşmiş. Ardından bir süre İspanya'da yaşayan çift, sonunda Türkiye'ye dönüş yapmış. Ella Mengi modelliğe bir süre daha devam ettikten sonra mesleğinden sıkıldığını fark edip çocuk sahibi olmaya karar vererek mankenliği bırakmış.
``Bebeğin doğumundan bir süre sonra modelliğe geri döndüm. Kısa zamanda İris'le beraber büyüdüğümü ama insanların aynı yerde kaldıklarını anladım. İnsanlar aynı, muhabbetler aynı... Mankenlik yapmak bir dönem için güzeldi, çok mutlu olmuştum ancak artık yaptığım işe duyduğum tutku bitmişti. Böylece mankenliği bıraktım'' diyen Ella Mengi, zamanla evde oturmaktan sıkılmaya başlamış. Bu sıkıntısını evin dekorasyonunu sık sık değiştirerek gidermeye çalışması ise eşinin canını sıkmaya başlamış. Evde yaptıkları partiler için bile dekorasyonu değiştirmesi arkadaşlarının dikkatinden kaçmamış ve hazırladığı objeleri, ev eşyalarını beğenip birer, ikişer satın almışlar. Değişen objelerle eskilerinin uymaması ise ev dekorasyonu yapmaya itmiş Mengi'yi: ``Arkadaşlarımın birçoğu çalışıyor. Bazen evlerine gidiyorum ve bazı objelerin evlerine hiç yakışmadığını fark ediyorum. Bunu söylediğimde değiştirmeye vakitlerinin olmadığını belirtiyorlar. Ben de bu aşamada devreye giriyorum ve o objeleri hem zevklerine hem de eve uyacak şekilde değiştiriyorum.''
Ella Mengi'nin çocukluğundan beri gelen en büyük tutkularından biri ise Barbie bebekler. Rusya'da yaşadığı dönemlerde Barbie bebeklerin olmaması bu tutkusunun önüne geçememiş. 17 yaşında Paris'te çalışmaya başladığında kazandığı ilk para ile kendine bir Barbie bebek almış. Tabii iş sadece bebeklerle kalmamış, onların kıyafetleri, evleri derken çocuk sahibi olmuş. Barbie bebekler kadar güzel kızı İris için ``Kendi Barbie'mi yarattım'' diyen Ella Mengi, kızına ait odanın dekorasyonunu da kendi hazırlamış ve bundan etkilenen arkadaşları, bu sefer de çocuk odalarının değiştirilmesi için başvurur olmuşlar eski mankene.
Ella Mengi dekorasyonda iki şeyi ön planda tutuyor; fonksiyonellik ve bütçeye uygunluk. ``Moda çok hızlı değişiyor. Bir gün mavi, ertesi gün gri moda olabiliyor ve insanlar paralarını sokağa atmak istemiyorlar'' diyen Mengi, dekorasyona başlamadan önce mekânda ne gibi değişiklikler istendiği ve ne kadar harcama yapılabileceği hakkında bilgi ediniyor. Sonra da kafasında müşterinin tercihlerine uygun projeler hazırlıyor. Eğer dekorasyonunu yapacağı evde tadilat işleri varsa, bunlar bittikten sonra mekânın beyaza boyanmasını ve çalışmak için kendisine sadece üç gün verilmesini istiyor. Dekorasyona başlamadan önce de mekânla ilgili her şeyi hazır hale getiriyor ve bütün işler üç günde bitiyor.
``Ben pahalı şeyleri bütçeye uygun hale getiriyorum. Mesela müşterinin istediği pahalı bir kumaş var. Ben o kumaşı alıyorum hatta gerekirse getirtiyorum ama ona uyacak diğer kumaşları, aksesuarları Aksaray'dan çok ucuza alıyorum. Böylece dekorasyonu değiştirirken bütçenizi sarsmıyorsunuz'' diyen Mengi, mobilyalı bir çocuk odasını kumaşları ve aksesuarlarıyla birlikte değiştirmek için yaklaşık 200 doların yeterli olduğunu söylüyor. Dekorasyonda modanın romantizme kaydığını düşünüyor Ella Mengi ve artık insanların minimalizmden sıkıldığını belirtiyor. Mengi'ye göre minimalizmin en önemli avantajı ise mekânlarda değişikliği kolaylaştırması. Küçük bir aksesuar, farklı bir duvar resmi ile istenilen romantizme ulaşmak daha pratik.
Mengi resim konusunda da oldukça yetenekli. Evin duvarlarını süsleyen bütün resimler kendi elinden çıkmış. Resme olan yeteneğini keşfetmesinin hikâyesi ise oldukça ilginç: ``Paris'te çalışırken çok kötü bir dönem geçirdim. Ne yapıp ne yapmamam gerektiğini bilmediğim bir zamandı. Bu dönemde bir arkadaşım Hindistan'da bir Budist manastırına gitmemi önerdi. Bu fikir bana ilginç geldi ve bir ay Hindistan'da bir manastırda kaldım. Döndüğünde resim yapmaya başladım. Manastırda geçirdiğim sürede resme olan yeteneğim ortaya çıktı sanırım.''
Modelliğin çekici fakat boş bir iş olduğunu düşünse de eski mesleğinin kendisine dekorasyonla ilgili avantaj sağladığı inancında Ella Mengi. Dekoratörlüğü sevmesinin en önemli nedeni ise daha zor olmasına rağmen yaratıcılık istemesi. Modellik, resim, dekorasyon üçlüsünden seçim yapması istendiğinde kesin bir cevap vermese de dekorasyonun daha ağır bastığı her halinden hissediliyor. Kimi zaman dekorasyon işine öyle kaptırıyor ki kendini, dış dünyaya kapılarını kapatıp tamamen kafasındaki projelere yoğunlaşıyor. Bu süreci ise hamilelik dönemi olarak tanımlıyor eski manken.
Son zamanlarda en büyük sıkıntısı ise kızıyla istediği kadar çok zaman geçirememesi: ``Eskiden bazı arkadaşlarım, `çalışmaktan çocuğumla ilgilenemiyorum' derdi de inanmazdım. Ama bu yoğun tempoya girdikten sonra ne kadar haklı olduklarını anladım'' diyen Mengi, bir saat bile olsa çocuğu için özel zamanlar yaratmaya çalışıyor.
Çocuğunun manken olmasına ise asla karşı değil, hatta çok destekleyici. Genlerden mi geliyor, yoksa zaman zaman katalog çekimlerine katılmasından mıdır bilinmez, fotoğraf makinesini görür görmez hemen poz vermeye başlıyor küçük İris...
|
|
|
|