|
Burçin Bircan
New York´u fethedeceğim
Modellik kariyerine sansasyonlarla başlamış olsa da dünyada en geçerli ajanslardan biriyle kontrat yapmayı başardı Burçin Bircan. Siz bu yazıyı okuduğunuzda o, Amerika'da olacak. Genç modelin ilk hedefi New York'u fethetmek. Sonra da başarılı bir manken olup dünyanın en iyi markalarıyla çalışmak.
|
|
|
|
Burçin Bircan
|
|
|
|
|
Burçin Bircan, 2002 yılı içinde düzenlenen Ford Model Super Model of The World'de Türkiye birincisi oldu. Ancak yarışmanın ardından derecesinden çok, sansasyonlarla gündeme geldi. Sonra bir süre ortalarda görünmedi. Ta ki Dominik Cumhuriyeti'nde düzenlenen ve dünyanın farklı farklı ülkelerinden 55 kızın katıldığı Ford Model Super Model of the World'de New Face seçilene kadar. Bu derecesi ile Ford'un New York ajansı ile anlaşma imzaladı ve bu yazı yayımlandığı sıralarda o çoktan Miami'ye uçmuş olacak. Orada yapılacak imaj değişikliklerinden sonra da New York'ta çalışmaya başlayacak. Bu kadar sansasyon, bu kadar hırs ve ardından gelen iki başarı. O, her ne kadar geçmişte yaşananları unutmak istese de, başarılı olmasında onu kamçılayan bu olmuş. Ve tabii ki bir de tesadüfler... ``Bir sabah televizyonu açtığım anda yarışmanın reklamını gördüm. Zaten uzun zamandır böyle bir yarışmaya başvurmayı düşünüyordum ve hemen bir başvuru formu almaya karar verdim. Formlarımı teslim yerine götürdüğümde ise tarihin geçtiğini söylediler. Ne yapacağımı bilemez bir halde yarışmayı düzenleyecek olan kanala gittim ve kapıda yalvarıp ağlayarak başvuru formumu almalarını sağladım. Belki de o anda beni başlarından atmak için aldılar'' diyen Burçin, çok da şansı olmadığını düşünerek beklemeye başlamış. Ama aradan fazla uzun zaman geçmeden Ford Model'ın Türkiye temsilcisi olan International Top Model Agency'nin sahibi Cavidan Kutlu tarafından ajansa çağrılmış.
|
|
|
|
Burçin Bircan
|
|
|
|
|
``Oraya ilk gittiğimde piercing´lerim, saç rengim ve giyinişimle çok farklıydım. Bu yüzden benimle çok ilgilenmediler. Ama ikinci kez çağırıldığımda benim için bir umut olduğunu anladım. Zaten beni tepeden tırnağa değiştirdiler ve bu şekilde yarışmaya katılmış oldum'' diyor genç manken. Televizyonda yarışmanın reklamını görmesi, ağlayarak formumu kabul ettirmesini ne kadar şans olarak görse de esas şansı kendisi için şanssız olabilecek bir olayda yaşamış Burçin Bircan. Yarışmada ona verilen ayakkabılar ayağına büyük gelmiş ve yürümekte zorlanacağını daha podyuma çıkmadan anlamış. Podyuma çıktığında ise düşündüğü başına gelmiş ve ayağı takılmış. O anda ajansın sahibi Katie Ford ile göz göze geldiğinde kaybettiğine inandırmış kendini. Ama şanslı `şanssızlık' burada bitmemiş ve karışık bir dönüşü gerçekleştirirken ayakkabı neredeyse tamamen çıkmış ayağından. Ancak genç model nasıl bir refleksle yaptığını hatırlamasa da düzeni bozmamak için ayakkabıları fırlatarak yürüyüşüne devam etmiş. Ardından yaşananları ise şöyle anlatıyor Burçin Bircan: ``O sırada salonda alkışlar koptu. Ben ne olduğunu tam anlayamadım. Kulise döndüğümde ise herkes beni tebrik edip `Benim favorim sensin' demeye başladı. O zaman yaşadığım hayal kırıklığı umuda dönüştü ve kazanacağımı anladım.'' Birinciliği ilan edildiğinde ise dünyanın en mutlu insanı olmuş Burçin ve annesinin doğum gününde gelen bu derecesini ona hediye etmiş.
|
|
|
|
Burçin Bircan
|
|
|
|
|
Birinci olduktan sonra Dominik Cumhuriyeti'nde düzenlenecek olan Ford Models Super Model of the World'de Türkiye'yi tanıtmaya hak kazanmış. Son derece profesyonelce hazırlanan bu yarışmaya dünyanın farklı farklı ülkelerinden 55 kişi katılmış. Kamp dönemini, ``Yarışmada her şey çok profesyoneldi. Bütün gün etrafımızda Ford'un yetkilileri dolaşıyordu ve ellerinde defterleri hakkımızda not alıyorlardı. Ama bizi hiç sıkmıyorlardı. Çok yoğun geçmesine rağmen zorlanmıyorduk'' sözleriyle anlatan Burçin, yarışmaya katılacak kızları ilk gördüğünde ise bir hayli korkmuş. İlk yarışmada olduğu gibi kendine güvenini asla kaybetmeyen genç model, ilk beşe gireceğine inandırmış kendini: ``Aslında ilk 5'e girmeyi hedefliyordum. Çünkü ilk beş profesyonel kadroya giriyor ve hemen Ford'a bağlı olarak çalışmaya başlıyor. Ardından ilk üç seçiliyor ve bu kişiler de New Face olarak adlandırılıyor. Ben New Face olarak adlandırılan ilk üçe girdim. New Face olarak belirlenen kızların ilk önce imaj değişiklikleri yapılıyor ve ondan sonra Ford ile çalışmaya başlıyorlar. Yine de çok avantajlı bir şekilde çalışmaya başlıyorsun.'' Artık modellik için güzellikten çok, doğallık ve farklılık arandığını söyleyen Burçin Bircan'ın kazanmasında da doğallığı, rahatlığı ve güler yüzlü oluşu etkili olmuş. Yarışmadaki derecesi açıklandıktan hemen sonra Ford'un New York'taki ajansından teklif almış ve Türkiye'ye dönmeden kontratını yapmış.
|
|
|
|
Burçin Bircan
|
|
|
|
|
``Aslında benim yurtdışına açılmak gibi planlarım yoktu. Sadece Türkiye'nin en iyi modellerinden biri olmak istiyordum. Ama şans yüzüme güldü ve artık New York Ford ile bir kontratım var. İlk etapta dört ay New York'ta kalacağım. Bu dönemde New York'u fethetmeyi planlıyorum. Zaten orayı fethettikten sonra bütün kapılar açılıyor. Kapı New York ve orada elde edilecek başarı da benim anahtarım olacak. Daha sonra ise Paris'e geçeceğim ve en az üç ay orada çalışacağım. Bütün bu olanlardan sonra amaçlarım da değişti. Artık yurtdışında çok başarılı bir model olmak ve Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum'' diyor Burçin Bircan. Başarılı olmak istemesindeki en önemli nedenlerden biri ise Türkiye'deki yarışma sonrasında yanlış tanındığını düşünmesi. Kendisi hakkında söylenenleri tekrar gündeme getirmek istemese de o, bunlardan hem çok yara almış hem de kamçılanmış. Artık yaptığı güzel işlerle anılmak ve insanların kafasında oluşan imajı değiştirmek istiyor. Bir başka isteği ise dünyaca ünlü markalarla çalışmak. Bunların başında tarzını çok beğendiği Gucci geliyor. Christian Dior, Calvin Klein ise defilesinde boy göstermeyi hedeflediği diğer markalardan.
|
|
|
|
Burçin Bircan
|
|
|
|
|
Mankenin aslında bir askı olduğuna ve kendini değil giydiği kıyafeti göstermesi gerektiğine inanan Burçin Bircan'ın idol olarak aldığı bir manken ise olmamış. ``Ben kendim gibi olmayı seviyorum. İnsanlar beni birine benzediğim için değil, beni ben olduğum için benimsesinler istiyorum'' diyen genç modelin, tarz olarak en beğendiği model ise Jenny Brunt. Peki, böyle pırıltılı bir ortama girmekten korkmuyor mu genç model? ``Asla'' diyerek yanıt veriyor ve ekliyor: ``Aksine beni çok heyecanlandırıyor. Zaten benim istediğim buydu. Spotların altında olayım, makyajlar, saçlarım yapılsın. Bunları çok seviyorum. Modellik benim fantezim. Podyumda olmayı her zaman çok ciddiye alıyorum. Benim için modellikten kazanacağım paradan önce bu işi yapmak geliyor.''
|
9 1 2003
|
|
|