|
Ahkâm
Kerem Özdemir
TT, Eurovision ve SMS
Türkiye haftalarca iki telekom devinin hisselerinin el değiştirmesi hikâyesiyle yatıp kalktı. Bunlardan biri Turkcell, diğeri Türk Telekom’du. Turkcell’de, İsveçli Telia Sonera’ya başka şirketlere çağrı yapılmadan hisse devri son anda bir vücut çalımı ile sekteye uğradı. Rus Alfa Group’un devreye girmesi ile Telia Sonera’ya tahkim yolları göründü. Turkcell’de Batı-Doğu çatışması yaşanırken, Türk Telekom’un yüzde 55 hissesinin ihalesi ise, içinde İtalyan mobil operatör Telecom Italia Mobile (TIM) ve danışmanlık kolu ile İngiliz British Telecom’un (BT) adları geçse de bir Lübnan yani doğu şirketi olan Oger’nin (Öje) zaferi ile sonuçlandı.
Kısacık ama dengeleri değiştiriyor
Telekomda Doğu’nun yükselişi, Eurovision Şarkı Yarışması’nın sonuçlarında karşımıza çıkan tabloyu çağrıştırıyor. Ulusal jüriler ile karar verilen ve hükümetlerin siyasi ilişkilerini yansıtan sonuçlar, kısa mesaj sisteminin (SMS) devreye girmesiyle daha popüler yaklaşımları yansıtmaya başladı. Yıllarca birbiriyle savaşmış ve halkı yaşlı Batı ülkelerinin birbirine oy verirken cimri davranmasının sonucu, komşusunu kayıran Doğuluların yükselişini getirdi. Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan, bu yaklaşım değişiminin meyvelerini toplayan ülkeler oldu.
Eurovision idrakı değil, yer darlığı
Turkcell CEO’su Muzaffer Akpınar’a, Turkcell’e ilginin kısa mesajın gücünün anlaşılmasından mı kaynaklandığı sorusunu yönelttiğimde, son derece ciddi bir şekilde Türkiye’nin Eurovision başarısından gurur duyduğunu ancak Turkcell’e ilginin Avrupa pazarının doymuş olmasından kaynaklandığı yanıtını verdi. Akpınar’a göre, sıkışan pazarda boğulan şirketler genç ve dinamik pazarların olanakları için savaşmaya hazırdı. Bunun da Eurovision ile bir ilgisi yoktu.
Doğu'nun parası kasıp kavuruyor
Avrupalıların yeni pazarlara olan bu ilgisi Doğu’da biriken sermayenin ağırlığı altında eziliyor. Rusya gibi ülkelerde yıllar boyunca biriken paranın ortaya çıkmasıyla beliren şirketler ile petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi nedeniyle Ortadoğu’nun kasaları dolup taşan ekonomi krallıklarının yatırım yapacak ciddi alanlar ararken telekomu keşfettikleri bir sır değil. Avrupa’nın pazarın doyması kadar yüksek lisans bedeli ödenen 3G gibi yeni teknolojilere geçişte ağır kalmasının bedelini zayıflayarak ödeyen telekom şirketlerinin yakın gelecekte de istediklerine ulaşmakta zorlanacağı anlaşılıyor. Doğulu hükümetlerin ‘vazgeçtik’ sözünü kullanmaya çok müsait yönetim anlayışları da, Batılıların karar alırken dikkate alması gereken önemli bir risk unsuru. Türkiye’de Aycell ile birleşmesinden önce Aria’ya verilip de tutulmayan sözler kadar İran’ın Turkcell dahil Batısında kalan ülkelerin telekom şirketlerine zaman ve para kaybettiren keyfi davranışları gibi bölgesel örnekler de, Doğu’ya gelmeyi ticari riske dönüştürüyor. İlgi çekici bir savaşın göbeğine düşecek gibiyiz.
|
20.07.05
|
|
|