Tempo Online

 
SON DAKİKA
Küresel Isınma : Avrupa Uzay Ajansı, buzulların kapladığı alanın uydudan ölçümlerin başladığı 1978'den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa'dan Büyük Okyanus'a kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu   Irak : Irak'taki radikal Şii lideri Mukteda Sadr'a bağlı siyasi hareket, Şii koalisyon hükümetinden çekilme kararı aldı   Turizm : Antalya'ya hava yoluyla gelen turist sayısının 6 milyona yaklaştığı bildirildi   Afganistan : İngiltere, Taliban'ın Afganistan'daki İngiliz askerlerine saldırılarda Çin yapımı silahlar kullandığını bildirerek, Çin'e şikayette bulundu   Secret : Rhonda Byrne'ın yazdığı ve dünyada çok satanlar arasında ilk sıralarda yer alan ''Secret (Sır)'' adlı kitap, Türkiye'de de 4 aydır okurların en çok tercih ettiği eser oldu  
1960'ların isyanının fotoğrafçısı Elliott Landy, ahkâm kesti
Dijital, aşkı öldürür

İnsanların dijital makinelerle 'hoşlandıkları' fotoğrafları çektiğini söyleyen Landy, bunu film ve kâğıt tüketmenin hassasiyetine dayanan 'aşktan' farklı buluyor.

Elliott Landy, 1960'lı yılların isyanı ile birlikte adını duyurmuş bir fotoğraf ustası. Vietnam Savaşı karşıtı gösterilerin, ABD'nin en özgürlükçü gazetesi sayılan New York Times'ta bile fotoğrafsız, sadece dört satır yer bulduğu bir dönemde underground kültürde kendine yer bulmuş bir sanatçı. Karşı olduğu savaşa tepkisini Vietnam'a gidip ölüleri çekmek yerine ABD'de kalıp yaşayanları çekerek koymuş biri. Janis Joplin'i çift karakterli, Bob Dylan'ı konuşmayı sevmeyen ama iyi kareler veren biri olarak fotoğraflayan bir rock fotoğrafçısı. Bu işi, çok iyi bir pozisyon ve para kazanarak yaptığı bir dönemde bıktığını fark ederek bırakmış biri. Bu kadar çok değişim yaşamış olan Landy ile dijital fotoğrafçılığın yarattığı değişimi konuştuk.

- Dijital fotoğrafçılığın, film kullanan analog makinelerle yapılandan farkı ne?
Analog makinenin bir parça film, onu banyo etmek için gereken malzemeler ve kâğıt tüketmeye dayanan fiziksel bir yanı var. Bu, sadece para meselesi değil. Bu, bir kurşunkalem de olabilir, kâğıt da, otomobilin lastiği de. Kullanıp atacağın için biraz daha hassassındır. Dijitalde çekersin, beğenmezsen atarsın. Bu, milyonlarca doları olan birinin 10 doları atarken düşünmemesi gibi. Aslında atmak da o kadar kolay değil; genellikle o fotoğraflar evrilip çevriliyor, altüst ediliyor, bir şeye benzetebilir miyim diye uğraşılıyor.
- Gerçek hayattaki yansıması ne?
Bir bakıma bir erkeğin ya da kadının onlarca sevgilisi olması ve hepsiyle cinsel ilişkide bulunmasına benziyor. Bir yerden sonra neyin doğru, neyin yanlış olduğu ayırt edilemiyor. Çok fazla olanak olduğu için insan aşırıya kaçıyor ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkıyor; bir hastalık kapmak ya da birini hamile bırakmak gibi. Bu, aşırıya kaçmak, dijital makinede çok fazla çekim yapmak, onlara bakmak için saatlerini ayırmak olarak ortaya çıkıyor. Bu açıdan analog daha iyi gibi.
- Acemi âşıklar neler yaşıyor?
Amatör fotoğrafçıları, para için değil sevdikleri için fotoğraf çekmelerinden dolayı çok takdir ediyorum. Sevgileri ve utangaçlıkları var. Özür dilercesine, "Ben profesyonel değilim" diyorlar. Benim yanıtım, "Profesyonel olmamanız daha iyi, çünkü o takdirde bu, sadece para için yaptığınız bir iş olacaktı" oluyor. Benim ve herkesin profesyonel olması da fotoğraf sevgisiyle başladı ve genellikle malzemeleri satın almak için paraya ihtiyaç olmasından kaynaklandı.
- Dijital makineler başlangıcı kolaylaştırıyor mu?
Ben fotoğrafçılığa başladığımda ve 10 yıl öncesine kadar, gerçekten iyi fotoğraflar çekebilmek için büyük yatırım yapmanız gerekiyordu. Fotoğraf makinesinin yanı sıra iyi fotoğraflar basabilmek için karanlık oda kurmanız, kimyasallar satın almanız gerekiyordu. Renkli baskı için sıcaklık ayar mekanizması gibi birçok ek özelliğe gerek oluyordu. Şimdi küçük bir dijital kayıt cihazı büyüklüğündeki makinelerle fotoğraf da video da çekilebiliyor. Bu, bunların sanatsal fotoğraflar veya iyi fotoğraf çektiği anlamına gelmiyor. Zaten mesele de bu değil. Buradaki mesele, insanlar çektikleri bu fotoğraflardan hoşlanıyor.

Kendi ruhunu keşfettiriyor

- Bu hoşlanma aşkı öldürüyor mu?
Dijital fotoğrafçılık, birçok insana sanatçı ruhlarını keşfetme olanağı tanıdı. Eskiden bu, çok karmaşık ve masraflı bir işti. Şimdi dijital kamerada çektiğin fotoğrafı beğeniyorsun ama ben şunları da istiyorum dediğinde üzerindeki kontrolleri ve edit etme fonksiyonlarını öğrenmeye başlıyorsun. Bu, çok sayıda kişinin fotoğrafçılığa başlamasına olanak tanıyor. Her ay 5 bin kişi fotoğrafçılığa başlıyor dersek, bunların içinden 50 tanesi veya belki 10 tanesi iyi fotoğrafçı olacak. Onlarda fotoğraf aşkı sürecek ama eskisi kadar büyük maddi bedel ödemeyecekler.
- Analog makine aşkınızdan vazgeçer misiniz?
Hayır. Boş zamanlarımda ağır fotoğrafçılık malzemelerimi taşımamak için dijitalle yetinebiliyorum. Şu anda Canon'un 20D'sini deniyorum. Benim için biraz ağır. Bununla çektiğim fotoğrafları 28x33 (cm) ebadında basabiliyorum. Ama gerçekten iyi fotoğraf çektiğimde ben bunları 40x50 (cm) ya da 50x60 (cm) boyutlarında basmak isterim. Daha yüksek resolüsyona ihtiyaç var. Şu anda benim için yeterince iyi değiller ve film yerine onları kullanmak benim açımdan kaliteden taviz vermek olur. Dijital fotoğraf makinelerinin görüntüleri de bana hitap etmiyor. Ben daha çok analog makine görüntüsünden hoşlanıyorum. Yani dijital fotoğraf makinesi kullanmama karşın, bunu güzel sanatlar baskıları için kullanmayı düşünmüyorum.
- Fotoğrafçılığa başlarken dijital fotoğraf makinesi olmadığı için hiç içiniz cız ediyor mu?
Asla. Ben filmi banyo etmeye, karanlık odada baskı yapmaya ve analog makinemle fotoğraf çekmeye bayılıyorum. Bu, bilgisayar ekranındaki işlemlerden çok farklı. Tam aksine yeni başlayanlar bunları yaşayamayacak diye üzülüyorum. Benim oğlum sadece dijital fotoğraf makinesi ile çalışıyor. Eskiden karanlık odamı kullanıyordu ama artık buna zamanı olmuyor. O ıslak sarı ışıklı odanın havası çok başkadır. Ben bu işe âşıktım ve o adaya zamanımı ayırdım. Bugün fotoğrafçı olmak için bu aşk gerekmiyor.
-
Kerem ÖZDEMİR

26.07.05



[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.