|
Ahkâm
Kerem Özdemir
Formula 1'in Paddock'u
F1’i, Ferrari Paddock Club’da izleme fırsatı buldum. Bu, günlük gazetelerdeki trafiği eleştirme yazılarından çok farklı izlenimlere sahip olmamı sağladı. Gerçi bizim 5 kişilik shuttle da dönüş yolunda trafiğe saplandı ama en azından gidişte protokolden rahat geçtik. Asıl mevzu işadamlarına ve zengin F1 tutkunlarına ev sahipliği yapan bu VIP bölümde gündemin çok daha farklı olmasıydı.
Konuşulan konulardan biri, bu sene Ferrari’nin neden bu kadar geri kaldığıydı. Çevrede biraz dolanınca kulak misafiri olduğum konuşmalar, işin tasarımcılarda bittiğini ortaya koydu. İstanbul Park’taki sıralama Ferrari’yi zafere ulaştıran tasarımcıların nereye gittiğini açıkça gösteriyordu. İkisi MacLaren Mercedes’e biri de Renault’a geçmişti. Bu kadar ileri teknolojinin bile arkasında insan imzasının baskın olduğunu görmek memnuniyet veriyor.
Ferrari’nin bu sene çok başarılı olmamasına karşın, Türkiye’de en beğenilen takım olduğu locaların karşısındaki ana tribünün kıpkırmızı olmasından anlaşılıyordu. Jason Tahincioğlu, Grand Prix’in öncesinde açılış turunu atarken biz Paddock Club’da ‘gönüllerin şampiyonu’ Michael Schumacher’i dinliyorduk. Jason’ın motor vınlaması geldiğinde, “Aman Tanrım.Yarışa geç kalmadım değil mi?” diye espri yapan Schumacher’in bir soruya “2006 modelini test etme imkânını daha bulamadım” yanıtını verirken ses tonu son derece farklıydı. Bu sitemkâr ses tonu, teknolojinin ileride olmasının sağladığı avantaj kadar olmamasının yol açtığı felaketi vurguluyordu.
Neyse, sonuçta yarış tamamlandı, herkes evine gitti. F1 teknolojisi bir sonraki durağına doğru yola çıktı. Yanda ayrıntılarıyla okuyacağınız bu teknolojinin kazandıran yanı yüzde 1 oranında bir fark yaratabilmek. Yakıt kompozisyonunda bile bu ölçüde bir fark yaratabilen açık ara zaferlere ulaşıyor. İşin teknolojisini bilmek yarış izlemeyi daha zevkli hale getiriyor.
Sony’nin F1’i yavaş kaldı
Sony’nin Playstation2 için İstanbul parkurunu ekleyerek ürettiği Formula1 2005 henüz yeterince yaygınlık kazanamamış. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Mehmet Yıldırım zamanında başlayan agresif girişimini tamamlayan yeni başkan Murat Yalçıntaş’ın çılgınca bilgisayar oyunu oynayan oğlu Ali henüz bu oyunu denemiş değil. Hatta Yalçıntaş’ın kendisi soruma, “O oyun çıktı mı” diye karşı soruyla yanıt verdi. Artık kısmetse seneye oynanır.
|
31.08.05
|
|
|