|
Türkiye bakış açısı ve icraat tarafında gereken değişimi
yakalayamadığı için, bilgi toplumu olmasını sağlayacak e-dönüşüm adımlarını
atmakta zorlanıyordu. Tarım toplumunun daha fazla mahsul almayı sağlayarak
kalkınması örneğinde olduğu gibi, bilgi toplumu da bilgiyi daha verimli
kullanarak fayda sağlamayı temel alıyor. Yüksek değerli uzay, havacılık ve
askeri alanlarda dünyayı peşinden sürükleyecek yeni teknolojiler geliştirmek
kadar, on yıllardır yapılan nüfus ve vergi işlemlerini daha az maliyetle
bilgisayar ortamında gerçekleştirmek de bilgi toplumu olma yolunda bir adım
oluşturuyor.
Türkiye Bilişim Derneği tarafından Ankara’da 9-11 Kasım
tarihlerinde düzenlenen Bilişim’05 etkinliği, e-dönüşümün en önemli özelliği
olan şeffaflık konusunda önemli adımlara sahne oldu. E-Dönüşüm Türkiye İcra
Kurulu Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in inisiyatif kullanarak,
kurulun kasım ayı raporunu basına dağıtması, önemli bir adım oldu. Şener’in bunu
İcra Kurulu üyelerinin önünden toplatarak yapması da tam Türk usulü bir uygulama
oldu.
İcra’nın gündemi
teknoparklar
Rapordaki sıralamaya da bağlı olarak, İcra Kurulu’nun
gündeminin ilk sıralarını teknoparklar ve teknokentlerin sorunlarının çözülmesi
ile buralara yeni yatırımların önünün açılması oturuyor. Bu konuda, yeni arazi
tahsisinden yüksek kira uygulamasının yarattığı sorunlara kadar bir dizi gündem
maddesi yer elıyor. Kurulun bu kararlı ve dinamik tarzını sürdürmesi durumunda,
sayısı 40’ı bulan konuyu çözüme bağlamasının önünde engel
bulunmuyor.
Bilişim’05’te şeffaflık kazanan bir diğer konu da
E-Devlet ve Uygulamaları Merkezi (EDMER) oldu. AKP’nin AR-GE’den sorumlu
Milletvekili Reha Denemeç’in e-posta ile yaptığı ve Sanayi Bakanlığı’nın da
katıldığı çağrı ile kuruluş süreci başlayan EDMER, e-devlet uygulamalarının
yerinde görülmesini ve karar verilmesini kolaylaştıracak. Sivil toplum
kuruluşlarının çağrı yöntemiyle yapılmasını eleştirdiği ve şeffaf bulmadığı
süreç, birbirine rakip şirketlerin yer alması ile dikkat çekiyor. Yabancılardan
Microsoft ve Oracle, yerlilerden Meteksan ve Havelsan buna örnek. Intel de
projede yer alırken, IBM ve SAP gibi yabancı şirketler EDMER projesine
katılmıyor. Bilişim sektörünün projede yer alan duayenleri, EDMER’in eleştiriler
karşısında geri adım atılarak etkili ve yetkili olmayan bir merkez olarak
kurulmasından duydukları endişeyi dile getiriyor.
ODTÜ arazisi üzerinde kurulması ve bu üniversitenin
rektörlüğüne bağlanması planlanan EDMER’de yer almak için, yabancı şirketlerin
150 bin dolar ödemesi istenirken, yerli şirketlerin yer almasını teşvik için bu
rakam 50 bin dolara çekildi. Yine de Meteksan ve Havelsan’ın 150 biner dolarla
projede yer alacağı belirtildi.
Gözler telekoma
çevrildi
Bilgi toplumuna giden yolda parlamenterler, şirket
yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarının özellikle vurguladığı bir konu da
telekom hizmetleri ve özellikle geniş bantlı internet erişimi oldu. Türk Telekom
Genel Müdürü Mehmet Ekinalan, hem kablolu hem de kablosuz geniş bant internet
projeleri ile hız ve kapasiteyi artırma adımlarının 2006’da artarak süreceğini
ifade etti. Ekinalan, karasal tarafta fiber kablolar üzerinden sunulan metro
ethernet adı verilen servisin gelişeceğini belirtirken, Yozgat’ta süren kablosuz
ağı Wi-Max testlerinin Telekomünikasyon Kurumu’nun lisanslamasının ardından
hizmete dönüşeceğini belirtti.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da, bu hizmetlerin
kullanılmasını kolaylaştıracak fiyatlarla sunulması gerektiğini kaydetti.Vergi
tabanı ve oranları ile ilgili tartışmaların hükümet içinde sürdüğünü belirten
Yıldırım, “Vergilerin düşürülmesinin günü gelmiştir” diyerek konuyla ilgili
çalışmalarını Maliye Bakanlığı’na yansıttıklarını belirtti.
Türkiye, bilişim
endeksinde ABD’den iki gömlek aşağı
Bilişimin Avrupa’daki dünya lideri İsveç ile
karşılaştırma yapmak bir kenara, dünya 10’cusu ABD karşısında bile çok
gerideyiz. Telekomünikasyon şirketi Alcatel’in Tunus’taki Dünya Bilgi Toplumu
Zirvesi’nde (WSIS) ortaya koyduğu verilere göre, dünya ülkelerinin bilgi toplumu
olma düzeylerini gösteren haritasında en gelişmiş ülkeler yeşil renkle
gösteriliyor. Türkiye’nin orta düzeyde yer aldığı endekste, yeşermiş ABD ile
arasındaki en önemli farklar kişi başına İnternet kullanımı ve band genişliğinde
ortaya çıkıyor. Bu tablonun değişmesinin önündeki önemli bir etken ise, kişi
başına yapılması gereken İnternet harcamasının ABD’ye göre 19 kat
olması.
ABD (Dünya
10’uncusu)
Derecesi: Çok
iyi
Dijital erişim endeksi (2003):
0.78
100 kişi başına sabit hat abonesi:
65
100 kişi başına cep telefonu abonesi:
47.3
Kişi başına milli gelirden internet erişimine
ayrılan pay: yüzde 0.5
Kişi başına uluslararası internet band
genişliği: 1323.6 kbit/s
100 kişi başına geniş band kullanımı:
Yüzde 6.9
100 kişi başına internet kullanımı:
55.1
Dünya Telekom göstergeleri
(2005)
100 kişi başına telefon hattı:
59.9
100 kişi başına cep telefonu kullanımı:
61.0
100 kişi başına internet kullanımı:
62.3
Türkiye (Dünya
67.’si)
Derecesi: Orta
Dijital erişim endeksi (2003):
0.48
100 kişi başına sabit hat abonesi:
26.9
100 kişi başına cep telefonu abonesi:
33.6
Kişi başına milli gelirden internet erişimine
ayrılan pay: yüzde 9.5
Kişi başına uluslararası internet band
genişliği: 10.6 kbit/s
100 kişi başına geniş band kullanımı:
0
100 kişi başına internet kullanımı:
7
Dünya Telekom göstergeleri
(2005)
100 kişi başına telefon hattı:
26.4
100 kişi başına cep telefonu kullanımı:
48.0
100 kişi başına internet kullanımı:
14.1
Mini
Sözlük:
Kbit/s: İnternetin hızını ya da band
genişliğini gösterir. Saniyede kaç bin bitlik bağlantı kurulduğunun ölçüsüdür.
Örneğin ADSL bağlantısında adı geçen 256K, 256 kbit/s anlamına
gelmektedir.
Bant genişliği: Kbit/s olarak ifade
edilen büyüklüğe karşılık düşer.
Wi-Max: 54 Mbit/s (kbit/s’nin 10 katı)
hızda ve 50 km mesafede kablo döşemeye gerek olmadan internet bağlantısı
sağlayan sistem.
Metro ethernet: Yoğun yerleşim olan
bölgelerde fiber hatlar ile verilen yüksek hızlı İnternet
servisi.
Fiber: Cam elyafı kullanılan yüksek
kapasiteli kablolar.
________________________________
Haber: Kerem ÖZDEMİR
|