Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Türkiye - AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Lagendijk
''Kızlar başörtüsüyle okula gidebilmeli''

Joost Lagendijk, Tempo'ya, Türk yasalarını başörtüsü konusunda çok katı bulduğunu söyledi. Avrupalı parlamentere göre, başörtüsüne izin verildiği takdirde, özellikle geri kalmış bölgelerde pek çok kız çocuğu okula gidebilecek.

Türkiye'deki yabancı şirketlerin önayak olduğu Kurumsal İletişim Profesyonelleri Platformu'nun gerçekleştirdiği ilk etkinlik olan 'AB ile Yeni Hayat' başlıklı toplantının iki önemli konuğu vardı. Biri Brüksel'deki Emirdağlıların oylarıyla genç yaşta bakanlık koltuğuna oturan Türk asıllı Emir Kır, diğeri de Türkiye'nin AB macerasını yakından takip edenlerin artık iyi tanıdığı Türkiye - AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk. 17 Aralık sonrası süreci konuştuğumuz Avrupalı Yeşillerden Lagendijk çarpıcı açıklamalarda bulundu.

- Pek çok Avrupalı parlamenter Güneydoğu'yu ziyaret etti. Ancak, bölgedeki kadınların durumuna dikkat çekeni pek göremiyoruz...
Bence biraz haksızlık ediyorsunuz. Meslektaşlarım özellikle de Avrupa parlamentosunun kadın üyeleri, bu konuda bayağı hassaslar. Meselenin iki ayağı var: Birincisi; İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerde iyi eğitimli ve kariyer sahibi pek çok Türk kadını var. Ne yazık ki Avrupalıların çoğunun bu kadınların toplumda oynadığı rolden haberi yok. İkincisi; dediğiniz gibi, Güneydoğu'da her türlü haktan mahrum yaşayan kadınların durumu. Çok haklısınız, Avrupa Birliği olarak biz, bu kadınların durumunun iyileştirilmesi için Türk hükümetine olduğu kadar o bölgedeki yerel yetkililere de baskı yapmak durumundayız. Gelişmeleri izliyoruz. Mesela kız çocuklarının okula gönderilmesine ilişkin kampanya bunun somut bir örneği.
Göster

- AB'nin bu konudaki hassasiyetinin boyutu nedir?
Benim şahsi düşüncem, onlara bu ülkede bir gelecekleri olduğunu açık biçimde göstermek. İfade özgürlüğü gibi hakları tam anlamıyla kullanmalarını sağlamak ve bölgenin sosyal ve ekonomik anlamda kalkınmasından geçiyor. Böylelikle moderniteyle yüz yüze gelmeye hazır olacaklar. Eğer modernite dediğiniz şey işsizlik ya da anadilini konuşamamak anlamına geliyorsa, neden yaşam biçimlerinden vazgeçsinler ki?
- Somut olarak ne tavsiye ediyorsunuz?
Alt sınıflardan pek çok kız çocuğu biliyorum, bunların okula gitmeleri için anne babaları tek bir şartla izin veriyor; o da başörtüsü takmaları. Eğer bu kız çocuklarının evden dışarı çıkmaları ancak bu şekilde mümkün olabiliyorsa; o zaman okula giderken başörtüsü takmalarına izin verilmeli. Benim ülkemde, Almanya'da ve İngiltere'de buna izin veriliyor. Türk yasaları başörtüsünde çok katı. Bu konuda ailelerin baskı yaptığını, ne kadar tartışmalı bir konu olduğunu biliyorum. Ama başörtüsüne izin verildiği takdirde, özellikle Güneydoğu'daki pek çok kız çocuğu okula gitme imkânına kavuşacak.
- AB yolunda ilerleyen Türkiye'nin köylü nüfusunu da hızla azaltması gerekiyor. Bu, nasıl olacak? Bir kısmını AB ülkelerine mi yollasak...
(Gülerek) Hayır. Polonya, İspanya ve Yunanistan'da da aynı problemler vardı. Bu ülkelerde -Türkiye de dahil olmak üzere- kırsal kesimin önemli bölümü boş alanlardan oluşuyor. Bu, AB'nin kendi tarım politikasında da tartışmalı bir konu. Tarım ürünlerinin daha az sübvanse edilmesi ve paranın gerçek anlamda kırsal gelişmeye ayrılması, insanlar için bu bölgelerin cazip hale getirilmesi gerektiği tartışılıyor. Bir başka çözüm de bu alanların turizme açılması ve kentli insanların tatillerinin bir kısmını buralarda geçirmelerini sağlamak.
- Türk ekonomisi bu yıl büyüme rekoru kırdı. Bu haliyle bir türlü Lizbon hedeflerini yakalayamayan AB'ye ilaç olur mu?
Bu, Türk ekonomisinin göstereceği performansa bağlı. Her yıl Çin kadar büyümeye devam edecek misiniz, etmeyecek misiniz? Unutmayın ki, ekonominiz hâlâ Avrupa ülkelerinin epey gerisinde. Türkiye'nin önce AB'yi yakalaması gerekiyor.
- Ermeni meselesi, Türkiye'nin tüm üyeliği için bir çeşit kriter haline gelebilir mi?
Sürecin sonunda ne olacağını şimdiden öngörmek çok zor. Öncelikle, tarihçiler gerçekte ne olduğunu ortaya çıkarmalılar. Sıradan insanlar da rahatlıkla bu konuyu tartışabilmeli. Konunun her seviyede açıkça konuşulmaya başlanmasıyla, 10 yıl sonra Türkiye'nin çok farklı bir pozisyonda olacağına inanıyorum.
- Yani bunun bir çeşit siyasi kritere dönüşeceğini düşünmüyorsunuz...
Hayır, hiç sanmıyorum.
---
Nazire KALKAN
Fotoğraf: Serkan ŞENTÜRK

20.04.05

...

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.