|
2003’ten bu
yana büyüklüğü 6’nın üzerinde bir deprem yaşamayan Türkiye, 2006’ya tedirgin
hazırlanıyor. En azından uzmanlar tedirgin. Olasılık hesaplarına göre, 2005
sonuna kadar en az 6 büyüklüğünde bir deprem bekleyen bilim adamlarımız, “Eğer
bu yıl sonuna kadar meydana gelmezse, 2006’nın ilk aylarında en az 6 şiddetinde
bir deprem yaşamamız büyük olasılık”
diyorlar.
Bu düşünceden
hareketle, depremi tetikleyecek, yani ‘bardaktaki son damlayı taşıracak
etkenler’ bir bir masaya yatırılıyor. Elbette gözler ilk olarak Mart 2006’ya
çevriliyor. Çünkü 29 Mart 2006’da, 21. yüzyılın ilk ‘Tam Güneş Tutulması’
yaşanacak. Bu tutulma Türkiye'nin; Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde
yer alan 13 ilde tam, dışında kalan bölgelerde ise parçalı halde
izlenebilecek.
Hatırlanacağı
üzere, 8 Ekim Pazar günü Pakistan’da meydana gelen ve binlerce insanın ölmesine
neden olan 7.6 şiddetindeki deprem, 3 Ekim Pazartesi günü meydana gelen Güneş
tutulmasının akabinde meydana gelmişti. Yani Güneş tutulmasından 5 gün sonra.
Elbette yaşanan bu doğa olaylarından sonra birçok kesim, “Güneş tutulmaları
depremi tetikliyor mu” sorusunu tartışmaya başladı. Çünkü bu, ilk örnek değildi.
Biz de bu tartışmaya ayna tutabilmek amacıyla bilim adamlarına
sorduk.
Güneş, deprem için
bardağı taşıran etken olabilir
Prof. Dr.
Ahmet Ercan, Güneş tutulmalarının depremler üzerindeki etkisinin ciddi olarak
tartışma konusu haline geldiğini belirtiyor ve örnekler veriyor: “10 Temmuz
1894 İstanbul depreminden 11 gün önce, 1999
depreminden 9 gün önce ve en son 8 Ekim 2005’te Pakistan’daki
depremden 5 gün önce Güneş tutulmaları meydana geldi. Bu tür örnekleri arttırmak
mümkün. Azerbaycanlı bilim adamlarının çalışmalarına göre, Güneş tutulmasının
tam olarak izlenebildiği kuşak boyunca depremlerin olduğunu
belirlenmiş.”
Prof. Ercan’a
göre, bu konuda elimizde yeterince veri yok, ancak şu net olarak söylenebilir;
işin bir yeriçi bileşeni, bir de uzay bileşeni var. Uzay bileşeninde en çok
etkileyen etmense Güneş-Ay-Mars gezegenlerin konumları. Yani bu gezegenlerin
kendi içlerindeki devinimler ve birbirlerine konumları, yerkabuğunun
hareketlerini etkiliyor.
Prof. Ercan,
“Bu etkilemeden bahsederken, önce şunu bilmeliyiz. Gezegenlerin konumu aslında
yerde yeni bir deprem oluşumuna neden olmuyor. Bunlar ancak yerin büzülmesine ya
da gevşemesine neden olarak, taşma noktasına
varan birikimin, gerginliğin boşalmasını kolaylaştırıyor. Oluşmaya hazırlanan
bir depremin tetiğini çekiyorlar. Ama kesinlikle bu birikimin olması gerekiyor.
Ön koşul bu. Örnek; Ay, İlk Ay ve Dolunay durumundayken yerle Ay arasındaki
çekim değişiyor ve genleşme başlıyor. Olağan durumların dışında bir çekim olduğu
için deprem sayısı da 2.5-3 kat fazlalaşıyor. Mesela Sumatra depreminde de böyle
oldu. Bir de Güneş üzerindeki patlamalar var. Bu patlamaların az ve çok olduğu
dönemlerde, Dünya üzerindeki deprem sayılarında artış oluyor. Güneş
tutulmalarını izleyen günlerde Dünya üzerindeki deprem sayılarında da artış var.
Sonuçta, uzay deprem yaratmıyor, depremi oluşturan yerin içindeki olaylar ama
uzayla etkileşim bunu tetikleyebiliyor” diyor.
İTÜ Öğretim
Üyesi Berk Üstündağ ise Türkiye’deki sığ depremlerle, Güneş tutulmaları arasında
ilişkiler olduğunu ama tüm depremlerde bu ilişkinin kurulamadığını belirtiyor.
Üstündağ, “Hiç ilişkisi yok da denemez. Normal gelgit etkisiyle bile kıtalar
hareket ediyor. Hal böyleyken, yerküreyi bu kadar güçlü bir kuvvet altında
bırakan olayı, gölge oyunu olarak yansıtmak toplumu yanıltmak olur” diyor.
Üstündağ, “Ancak bu, her Güneş tutulması sonrası deprem olacağı anlamına
gelmiyor” görüşünü savunuyor.
Bu yılın sonuna
dikkat
BÜ Kandilli
Rasathanesi Sismoloji Laboratuvar Şefi Jeofizik Mühendisi Dr. Doğan Kalafat, 1999 depreminden sonra inceledikleri
20’ye yakın büyük deprem ve Güneş tutulması arasında ciddi anlamda korelasyon
göremediklerini belirterek, “Bu, tamamen karşı çıkmak da değil. Güneş
tutulmaları, gelgitler aslında bardağı dolduran su kütlesini oluşturmuyor,
aksine bardak tamamen ağzına kadar doluyken son damla atılmış kadar etkisi
oluyor ve bardağı taşırıyor. Örneğin bardak doluysa, Güneş tutulması tetikleyici
olabiliyor. Ve bu tartışmaların dışında önemli bir nokta daha var. 2003’te
yaşanan, Bingöl ve Pülümür depremi dışında, o yıldan bu yana Türkiye’de
büyüklüğü 6’nın üzeride bir deprem olmadı. Yani bu ne demek? Türkiye’de 6’nın
üzerinde deprem riski bu yılın sonuna kadar yüksek. Çünkü istatistiksel olarak
bakınca, ‘Her 15 ayda bir bu ülkede 6'lık bir deprem olur’ diyoruz, demek ki
bunu artık bekliyoruz. Tesadüfen 6’lık bir deprem olmazsa, önümüzdeki yılın ilk
ayında risk iyice artmış olacak.”
İstanbul
Ticaret Üniversitesi Mühendislik ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülben Ezen ise bu konuda ciddi bir bilimsel
çalışma olmadığını düşünüyor. Bu nedenle de ilişki kurulabilmesinin çok zor
olduğunu söylüyor. Prof. Ezen’e göre; Türkiye’de
çok sık olan depremler incelendiğinde, belirli deprem büyüklükleriyle, onların
oluş aralıkları arasında orantı var, çünkü yapılan istatistikler bunu
gösteriyor. Bunlardan bazıları da Güneş tutulması ile ilgili olabilir. Ancak
Prof. Ezen bu konuda da çok temkinli konuşuyor:
“Bana birisi dört defa, ‘Tam tutulmadan önce ve sonra deprem oldu, sence ilinti
var mı?’ dese, ben bu ilintiyi kabul etmek için 2 milyon defa denemek
zorundayım. Örneğin, parayı atınca yere düşer; bu, bir gerçek, çünkü yerçekimi
var ve bu biliniyor. Bu nedenle ilinti kurmak için deney sayısının artması
lazım. Buna konuya ise eğilmiş sismolog yok. Bu gezegende, tüm Güneş
tutulmalarında, artı eksi aralıklarda birebir deprem olursa tamam, ama bunların
hiçbiri böyle tutmuyor. Bana kimse, ‘Evet, vardır’ dedirtemez. Benden 150 milyon
km uzaktaki bu gezegenin ışığı dünyaya 8 dakikada geliyor. Dünyadan 330 defa
büyük. Dolayısıyla yerküre üzerinde bir çekimi olacağı açık, ama Ay kadar çekimi
yok. Ay’ın etkisini görüyorum, çünkü gelgit olayı var ama ben yerin altında
minimum 10 km üst kabuktaki bir kırılmayı tetikleyecek çekim gücünden
bahsediyorum.”
GÜNEŞ TUTULMASI
DEPREM İLİŞKİSİ
*
8 Ekim 2005’te Pakistan’da meydana gelen depremden 5
gün önce Güneş tutuldu.
*
26 Aralık 2000’de meydana gelen Sumatra depreminden
önce Güneş tutuldu.
*
17 Ağustos 1999 depreminden 6 gün önce Güneş
tutuldu.
* 10 Mayıs 1994’te oluşan Güneş tutulmasından
15 ay sonra Meksika depremi
oldu.
*
1983’te meydana gelen İstanbul depreminden 4 gün önce
Güneş tutuldu.
* 20 Mayıs 1984’te gerçekleşen Ay
tutulmasından 15 ay sonra Meksika depremi
oluştu.
* 26 Şubat 1979’ta gerçekleşen Güneş
tutulmasından 15 ay sonra Saint Helens Yanardağı patladı.
*
24 Kasım 1976’da Muradiye-Çaldıran’da yaşanan
depremden 7 ay önce halkalı Güneş tutulması oldu.
*
20 Temmuz 1963’te oluşan Güneş tutulmasından 8 ay
sonra Anchorage Alaska’da deprem oldu.
*
20 Aralık 1942’de gerçekleşen Erbaa depreminden 3 ay
önce parçalı Güneş tutulması
yaşandı.
*
10 Temmuz 1894 İstanbul depreminden 11 gün önce Güneş
tutuldu.
*
31 Ağustos 1866’da Charleston Carolina (Büyük
Michigan ve Erie Gölü) depremlerinden üç ay önce de Güneş tutulması
yaşanmıştı.
*
12 Aralık 1811’deki Güneş tutulmasından 15 ay sonra
New Madrid Depremi oldu.
Not: İstatistiki
verileri, Tempo için Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan
hazırladı.
-
Haber: Füsun SAKA
|