Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Ercan uyarıyor
İzmir'de asıl deprem, Gediz grabeninde olacak

İzmirlileri bugünlerde endişelendiren depremleri yaratan kırıklar yaşlı... Uzmanlar bu kırıkların yıkıcı bir deprem üretemeyeceği konusunda hemfikir. Ama yaşlı da olsalar, bu kırıklar 6'nın üzerinde bir depreme neden olabilirler.

                                                                                                                     

Deprem, İzmirlilerin hayatına 17 Ekim sabahı saat 08:45'te girdi. O günden bu yana deprem İzmirlilere rahat bir uyku vermedi. Üstelik 5.9’ları zorlayarak insanları panikletti. Bu laf, insanları sinirlendiriyor ama İzmirlilerin, “Depremle yaşamayı öğrenmelerinin” tam zamanı. Çünkü; bölgedeki sismik aktivite bir süre daha devam edecek. Ne kadar süre mi? Bilim her soruya yanıt veremez ki!

Bölgedeki aktiviteyi değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, bölgede bir deprem dizini beklediklerini de açıkladı. Deprem dizini, depremlerdeki devamlılığı ifade ediyor.

 

İzmirliler depremlerin devamlılığının yanında, büyüklüklerinin ne olacağını da merak ediyorlar. Bu satırların yazıldığı sırada en büyük deprem 5.9’du... İzmirliler ise 6’nın aşılıp aşılmayacağını merak ediyor... Jeoloji ve jeofizik mühendisleri, İzmir’i şu anda korkutan depremlerin yaşlı kırık üzerinde meydana geldiğini; ancak yaşlı ve genç kırıkların kesiştiği noktalarda deprem meydana gelmesi halinde İzmir’in korkması gerektiğini söylüyorlar... Yani genç kırıklar İzmir’de korkulanı gerçek hale getirebilir.


Tektonik açıdan dünyadaki en hareketli bölge

 

Eski TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. Naci Görür, öncelikle bölgenin fay yapısına dikkat çekiyor. Prof. Görür, “İzmir bölgesinde, Karaburun Yarımadası ve çevresinde küçük boyutlu, genellikle de kuzey-güney, kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu ve bizim graben dediğimiz havzalar var. Bu havzaların kenarlarında çoğu kez normal veya doğrultu-yanal atımlı faylar mevcut. Bu bölge ayrıca da dünyanın tektonik yönden en aktif bölgelerinden biri ve kuzey-güney yönlü gerilmenin etkisi altında. Bu gerilmeye bağlı olarak, faylar meydana geliyor veya zaman zaman da depremler üretiyorlar. İzmir’de olan depremler, işte bu graben sınır faylarının üzerinde veya bunların denize doğru olan devamlarında oluyor. Jeolojik bakışla, bu depremlerin burada olması son derece doğal. Bugün ve bundan sonra da devamlı deprem üretecekler ancak boyutları sınırlı; çünkü 6’lar mertebesinde deprem üretebilirler ancak. Bu nedenle her depremde ayağa kalkmanın bir anlamı yok. Önlem alınması lazım sadece” diyor.

 

Bölgede geniş bir fay demeti var


İstanbul Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise İzmir depremlerini anlamak için öncelikle fayların mekanizmasının incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Prof. Üşümezsoy’a göre; İzmir’de Seferihisar’dan başlayarak, kuzeybatıya yani İzmir’e doğru uzanan bir fay hattı var ve İzmir bunun oluşturacağı deprem riski altında. Bu hat aynı zamanda, tek bir faydan oluşmuyor, aksine birbirine paralel faylar var. Bunlardan biri Seferihisar-Urla ve Yağcılar Fayı olarak güneydeki Sığacık ve İzmir Körfezi’ni birbirine bağlayan hat ve bunların deniz içindeki uzanımları ise Somos Adası ile İkaria Adası arasında. Fakat bu, bir makaslama kuşağı olduğu için tek fay olarak çalışmıyor. Karaburun Yarımadası ile ana kara arasındaki sol yönlü hareketten oluşuyor.

 

Prof. Üşümezsoy bölgeyi şöyle yorumluyor: “Böyle olunca, geniş bir fay demeti olarak çalışan bu kuşakta, bir deprem olduğunda bir dizi deprem oluşuyor. 2001’de Seferihisar’da oluşan deprem Urla’da da artçılara neden olmuştu. Bu son hatta olan depremse birbirine eşit büyüklükte birkaç deprem olarak gerçekleşti ve kuşak içinde yayıldı. Bunların stres boşaltması olması söz konusu değil. Bunlar üzerinde 35 kilometrelik bir fayda, 50 cm’lik bir oynama, 6.5’lik depreme, bir metreye yakın oynama ise 7’nin altında bir deprem potansiyeline sahiptir. Burada ilginç olanı, fayın direkt Seferihisar, Gaziemir, Bornova hattından İzmir’e doğru uzanıyor olması. Eğer fayın deniz içindeki uzanımı ile kırılırsa 6.5 ile 7 arasında bir deprem oluşturur. Orada 2001’den beri devam eden sismik aktivite var. İzmir’i etkileyecek olan karadaki yırtılmadır. İstanbul’a hiçbir etkisi olmaz.”

 

Körfezin içini bilmiyoruz

Jeofizik Mühendisi Oğuz Gündoğdu, yanal atımlı fayların mekanizmasının son derece farklı olduğunu ve bu nedenle de beklentilerin fazlalaştığını söylüyor. Gündoğdu, Seferihisar Doğanbeyli Körfezi’nin içini bilmediklerini, kısa kısa ve yönleri farklı birçok fayın bulunduğunu vurguluyor ve şunları söylüyor: “Karmaşık bir durum, buradan ne çıkacağı belli değil. Karaya gelince, aldığımız bilgilere göre, doğrultu atımlı bir fay var ama devamı için bir şey söylenemiyor. Bunun çok büyük bir deprem üreteceğini düşünmüyorum. İstanbul’u sormaya gerek bile yok.”

Artçılar aylarca sürebilir

 

BÜ Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Merkezi Sismoloji Laboratuar Şefi Doğan Kalafat da konuya ilişkin şunları söylüyor: “İzmir’de olan depremler bölgede deprem üreten kaynakların özellikleri açısından değerlendirildiğinde, süregelen deprem etkinliğinin ‘Deprem Dizileri’ şeklinde meydana geldiğini gösteriyor. ‘Deprem Dizileri’ ana fay zonlarının dışında, ikincil aktif fay zonlarında olan deprem oluş düzenidir. Bu düzende art arda büyüklükleri birbirine yakın en az iki, genel olarak da fay zonundaki aktif fay parçalarına bağlı olarak üç veya dört adet (genelde büyüklükleri 5.5-5.9 arasında) deprem olur ve her depremin artçıları uzun süre devam eder. Yani aylarca süren bir deprem etkinliği gözlenir. Bu deprem etkinliği zamana bağlı olarak sıklıkları ve büyüklükleri azalarak biter. Bu yüzden hissedilir türde artçılar olacaktır.

 

Bilim insanları, bölgede yaklaşık büyüklüğü 7 olabilecek bir depremi öngörüyor, burada önemli olan, korku yerine, hazırlıklı olabilmemiz ve savunma mekanizmamızı geliştirebilmemizdir. Şunu söyleyebilirim, özellikle İzmir, Karaburun, Seferihisar ve Urla civarında olan depremlerin ortalama büyüklükleri 5.5-6.0 arasında değişiyor. Son 105 yıllık aletsel dönemde söz konusu bölgelerde büyüklüğü 7 olan deprem bulunmuyor. Ve bunları üretebilecek büyük fayların varlığı henüz bugüne kadar tanımlanmamıştır.”

 

Tehlikeli Bölge

 

Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, İzmir’de boşalan dört depremin, toplam 6.2’lik bir depreme eşit enerji açığa çıkardığını, ayrıca bunun İzmir’in şansı olduğunu belirtiyor ve bu kırığın yaşlı olduğu için daha büyük bir deprem üretmeyeceğini söylüyor.

 

Prof. Ercan’a göre, İzmir’in de içinde bulunduğu bölgede genç ve yaşlı birçok kırık bulunuyor ve bunların üretecekleri deprem büyüklükleri farklı. İzmir’de beklenen deprem, Gediz grabeninde ve büyüklüğü 7-7.2 olacak.

 

Prof. Ercan, “Bölgedeki genç ve yaşlı kırık bütünleşmiş olursa, bundan korkarım; ama şu anda bu işareti vermiyor. Ayrıca burada, Foça-Menemen’in üstünde bulunduğu yarımadayı uzaydan izlediğimizde, güneybatıya doğru hızlı sürükleniş var. Bu bir depremle sonuçlanacaktır. Bunun sonunda 7.2’lik bir deprem olabilir. İzmir’in gerçek depremi burasıdır.” diyor.

-

Haber: Füsun SAKA

09.11.05

...

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.