|
72 milyon
nüfus içinde, sanki kütükleri ‘kayıp hayatlar’ hanesine yazılmış, 8 milyon
kişiler. Basit bir matematik hesapla, sağımızdaki solumuzdaki, önümüzdeki
arkamızdaki 9’un 1’iler. Ama bizim hayatımızın matematiğine uymadığından hiç
yokmuş gibiler. Sanki batıl inançlı insanların yaşadığı apartmanın asansörünün
hiç durmadığı 13. kat gibiler.
Onlar hiç
görmediğimiz, duymadığımız, bilmediğimiz engelliler... Onlar sanki yaşamıyormuş
gibi davranarak, yok ettiğimiz 8 milyon kişiler...
Engelli olmak
sanki bir suçmuşçasına tecrit edilen, bir günahmışçasına sakınılan, bir
kadermişçesine acınılan, bu toprakların en büyük engeli aslında, yine ‘biziz’.
TEMPO bu düşünceyle bir sosyal sorumluluk kampanyası başlatıyor ve “Engeller
kaldırılsın” çağrısını yapıyor.
TEMPO, dört
duvar arasında yaşamaya mahkûm edilen engellileri, sadece yüksek kaldırımlar,
dik rampalar, asansörsüz binalar, üst geçitler gibi ‘fiziksel koşullar’ın değil;
bizzat bu toplumun engelsiz bireylerin engellediğini düşünüyor. Bu engelleri
kaldırmak, engellilerin yanında yer alan ‘engelsizlere’
düşüyor.
Türkiye’de
henüz kaç engelli olduğu bile bilinmiyor. ‘Yuvarlak’ tahminler 8 milyonu işaret
ediyor. Trafik kazaları, kötü beslenme ve sağlık hizmetleri vb. nedenlerle bu
sayı yerinde durmuyor ve artıyor.
Yaşam kalitesi
konusunda ciddi problemleri olan Türkiye’de ‘engelli olmak’, ölmeden ‘hayattan
ayrılmak’ anlamına geliyor. Ve bu gerçek, hemen yanı başımızdayken, ‘yokmuş’
gibi davranmak, sorunu küçültmüyor, aksine daha da
büyütüyor.
Sadece maddi değil, manevi yardımlara da ihtiyaç
var
1) Yöneticiler, engellileri unutmayın: Türkiye’de
ne merkezi hükümetlerin ne de yerel yöneticilerin öncelikleri arasında
‘engelliler’ yer almadı. Her fırsatta 21. yüzyıl nutukları atmaya hevesli
yöneticilerin, artık bu yüzyıla uygun bir ‘engelli politikası’ uygulamasının
zamanı geldi. TEMPO, toplum adına yaptığı bu çağrıda yöneticilerin engelliler
konusunda ‘koydukları engelleri’ ya da ‘kaldırdıkları engelleri’ sergilemek
konusunda kararlı.
2) Yöneticilere her fırsatta engellileri
hatırlatın: Merkezi ve yerel yöneticiler, bize hizmet etmekle
yükümlüler. Bu ‘biz’in içine ‘onlar’ da, yani engelliler de giriyor. Engelli
dostlarınızın evlerinden çıkabilmelerini sağlayacak ‘baskıyı kurun’. Örneğin
yaşadığınız yerdeki üst geçide asansör yapılması için bastırın. Nasıl mı? Faks
çekin, telefon edin ve hatta belediyeye bizzat gidin. Bir metro istasyonunda
asansör varken, diğerinde neden olmadığını sorgulayın. Semtinizdeki okulda neden
engelli girişi yapılmadığını öğrenin. Engelli girişi için öylesine ısrarlı olun
ki, Milli Eğitim yöneticileri bunalsınlar, bir daha böyle bir projeyi onaylamayı
akıllarına dahi getirmesinler. Şu sıkça sözü edilen engelli otobüslerinin neden
mahallenizin durağına bir kez bile uğramadığını, bu otobüslerin sayısını
öğrenin. Doğru cevabı alıncaya kadar da vazgeçmeyin.
3) Paranız yoksa elinizi uzatın: Engelliler çok
yalnızlar. Gerekli altyapı çalışmaları yapılmadan sokağa çıkmalarının olanağı
yok. Eğer bu kampanyada ‘emeğiniz ve gönlünüzle’ yer almak istiyorsanız. Bir
engellinin elinden tutun. Engelli bir çocuğu bir kez olsun okuluna götürün. Gözü
görmeyen birine kitap okuyun. Evinden hiç dışarı çıkmamış olana, arabanız varsa,
şehri gezdirin. Gönüllülük işine en yakınınızdan, kendi sokağınızdan
başlayabilirsiniz. Ama isterseniz, yayımladığımız özürlü dernekleriyle de
ilişkiye geçerek yardım edebileceğiniz engellilere
ulaşabilirsiniz.
4) Maddi yardımlarınıza da ihtiyaçları var:
Türkiye’nin yoksulluğu engellilere de yansıyor. Pek çoğu azıcık duymasına yardım
edecek işitme aletinden yoksunlar. Bir tekerlekli sandalye ile hayatı
değişecekken, bu fırsatı hiç bulamayanlar var. Protez sayesinde
yürüyebilecekken, asla adım atamayanlar... Bu gibi durumlarda yapacağınız maddi
katkılar onların hayatlarını değiştirebilir. Yardımlarınızı devletin onay
verdiği kampanyalar aracılığıyla yapabileceğiniz gibi, bire bir de destek
sağlayabilirsiniz. (Engelli konusu çok sömürülen bir konu olduğundan,
kampanyaların onaylı olup olmadığına çok dikkat etmelisiniz.) Yardımınıza
ihtiyaç duyan engellinin neye ihtiyacı olduğunu saptayabilir ve ayni yardımla
onun hayatını değiştirebilirsiniz. Örneğin tekerlekli sandalyeyi kendiniz satın
alıp, aracısız armağan edebilirsiniz.
|