Tempo Online

 
SON DAKİKA
Küresel Isınma : Avrupa Uzay Ajansı, buzulların kapladığı alanın uydudan ölçümlerin başladığı 1978'den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa'dan Büyük Okyanus'a kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu   Irak : Irak'taki radikal Şii lideri Mukteda Sadr'a bağlı siyasi hareket, Şii koalisyon hükümetinden çekilme kararı aldı   Turizm : Antalya'ya hava yoluyla gelen turist sayısının 6 milyona yaklaştığı bildirildi   Afganistan : İngiltere, Taliban'ın Afganistan'daki İngiliz askerlerine saldırılarda Çin yapımı silahlar kullandığını bildirerek, Çin'e şikayette bulundu   Secret : Rhonda Byrne'ın yazdığı ve dünyada çok satanlar arasında ilk sıralarda yer alan ''Secret (Sır)'' adlı kitap, Türkiye'de de 4 aydır okurların en çok tercih ettiği eser oldu  
Engelli maaşına yasa engeli

Hükümetin 'devrim' olarak nitelediği, yaklaşık bir buçuk yıl önce çıkarılan Engelliler Yasası, adeta engellilerin kâbusu oldu. Çünkü bu yasaya göre, engelli kişiye bakmakla yükümlü birileri varsa, maaş bağlanmıyor. 1 Temmuz 2005'ten sonra engelli olanlara ise zaten maaş yok

18 yaşındaki zihinsel engelli Oya Selin, maaş konusunda mağdur olan binlerce engelliden sadece biri. Annesi Hatice Bayral ile 15 yıldır yalnız yaşayan Oya Selin'in 'suçu' ise, kendisine bakan bir annesi ve annesinin 480 YL'lik bir emekli maaşı olması
---------------------

Devlet, çıkardığı yasayı uygulayamaz mı? Şöyle de sorulabilir: “Devlet, yasalara aykırı hareket edebilir mi?” Eğer yürürlüğe konulan yasa Türkiye’de ise ve altyapısı düzenlenmeden çıkarılmışsa, yanıt ‘evet’. 

 

Devlet, 1 Temmuz 2005 tarihinde uzun yıllardır beklenen ‘engelliler kanunu’nu çıkardı. Bu kanun çıkarılana kadar, yani 1 Temmuz 2005 tarihine kadar; 18 yaşını doldurmuş, hayatını tek başına sürdüremeyecek kadar engeli olan ve sosyal güvencesi olmayan bütün engelliler, devletten engelli maaşı alıyorlardı. Maaş tutarları ise, engel oranlarına göre ‘üç ayda bir’ 390, 450, 609 YTL olarak belirleniyordu. Ancak 1 Temmuz 2005 tarihli engelliler yasası gereğince birçok engellinin maaşının kesilmesi gerekiyordu. Çünkü yasada yer alan bir ibareye göre, ancak “Bakmakla mükellef kimsesi olmayan” engelliler maaş almaya devam edebileceklerdi. Ancak engelliye bakmakla yükümlü birilerinin olmasına karşın “bakılmadığını, sefalet içinde olduğunu” mahkeme kararıyla kanıtlaması durumunda maaş bağlanabilecekti.

 

Bu yasaya rağmen, nedense, var olan engelli maaşları kesilmedi. Anlaşılan ‘yürütme’ organında bulunanlar, ‘yasa koyucular’ kadar acımasız değil. Bugün engelliler, “Maaşım bu üç ayda mı kesilecek, öteki üç ayda mı kesilecek?” korkusu yaşıyor. 1 Temmuz 2005 sonrası, bir şekilde engelli durumuna düşenlere ise zaten maaş bağlanmıyor; ancak onlar da “Bizim suçumuz ne, bu tarihe kadar engelliler maaş alabiliyordu da şimdi biz neden alamıyoruz” diyorlar. Engellilere göre ortada tam bir hukuki karmaşa ve haksızlık var.

 

“Yasa, yarayı pansuman bile yapamıyor”

 

18 yaşındaki zihinsel engelli Oya Selin, maaş konusunda mağdur olan binlerce engelliden sadece biri. Babasından ayrı olan annesi Hatice Bayral ile 15 yıldır yalnız yaşayan Oya Selin’in ‘suçu’ ise, kendisine bakan bir annesi ve annesinin 480 YTL’lik bir emekli maaşının olması. Güçlükle geçindiklerini anlatan Hatice Bayral, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kızım 18 yaşını doldurduktan sonra engelli maaşı alabilmesi için başvurdum. Ben SSK’dan emekliyim. 480 YTL maaşım var. Eşimden 15 yıl önce ayrıldım. Babadan maddi-manevi bir fayda yok. Hâkimin kestiği 20 YTL’lik bir nafaka var, onu da ödemiyor. Kızımın engelli maaşıyla benim emekli maaşımı denkleştirip biraz daha rahat geçiniriz diye düşünmüştüm. Bu nedenle mal müdürlüğüne başvurdum. Fakat oradaki memurun bana verdiği yanıt, ‘Aileler engelli çocuklarına bakmakla yükümlü. Engelli maaşı veremiyoruz. Eskiden veriliyordu, böyle bir yanlıştan dönüldü’ oldu. Sağlıklı olmasına rağmen özürlü raporu alarak devletten para alanlar var çünkü. Ancak devlet bu insanları temizleyeceğine hepimizi mağdur ediyor.

 

Türkiye’de engelli olmak her konuda mağdur olmak demek. Gerçekten çok mağdur olduğunuzu mahkeme yoluyla kanıtlayabilirseniz, devlet engelli maaşı verebiliyor. Ancak emekli olduğum için mahkemeye de başvuramıyorum, çünkü emekliler devletin gözünde ‘mağdur’ sayılmıyor. Bunu anlayamıyorum. 480 YTL ile ben nasıl geçineceğim kızımla? Faturaları bile ödeyemiyorum. Kızımın pek çok ihtiyacı var. Hiçbirini karşılayamıyorum. Yasaya göre devlet ayrıca ailelere evde bakım ücreti de veriyormuş. Fakat biz bundan da yararlanamıyoruz. Çünkü maaşı 272 YTL’den az olanlara veriliyor bu yardım.”

 

Hükümet tarafından ‘devrim’ olarak nitelendirilen engelliler yasasının milyonlarca engelliyi mağdur ettiğini söyleyen Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz, bu kanunun yarayı pansuman bile yapamadığını vurguluyor: “Yasa, engellilerin hiçbir sorununa çözüm getirmiyor. Zaten üç ayda bir verdikleri üç kuruşu, artık daha da az sayıda engelliye vermek istiyorlar. Pek çok şart kondu artık. Örneğin üzerinizde dedenizden kalma bir eviniz varsa, engelli maaşı alamıyorsunuz; annenizin-babanızın sigortası varsa yine alamıyorsunuz.

 

Türkiye’de asgari ücret açlık sınırının altındayken, bir anne-babanın sosyal güvencesi olsa bile ne kadar bakabilir engelli çocuğuna? Diğer taraftan evde bakım hizmeti çıkarıldı. Bu, kendi kendine bakamayan engelliler için geçerli. Bakım ücreti olarak, engelli kişiye bakanlara devlet 720 YTL yardım veriyor. Fakat burada da eğer baba çalışıyorsa, bu yardım verilmiyor. Oysa üç-dört zihinsel engelli çocuğu olan ve asgari ücretle bu çocuklara bakmaya çalışan aileler var. Bu aileler yardım alamıyor. Dolayısıyla baba, bu yardımdan yararlanmak için işini bırakıyor. Bir yandan da insanları çalışmamaya, üretmemeye itiyorlar. Çok büyük çelişkiler var.”

 

2007 yılının, engellilerin daha çok acı çekecekleri bir yıl olacağını söyleyen Boyraz; devletin, sosyal devletin görevlerini yerine getirmediğine dikkat çekiyor. Çünkü devlet, kısaca “Size bakmayacağım” diyor. Boyraz, “Devlet, engelli maaşı vermek için ‘kimsesiz’ olmanızı istiyor. Oysa kimsesiz insana sosyal bir devlet zaten bakmak zorunda. Eğer bakamıyorsa, aileye destek olmak zorunda. Aileler tek başlarına bu çocuklara bakamıyorlar. Bir yere gittiklerinde, engelli çocuklarını bırakacakları bir yer olmadığı için zincire bağlıyorlar. Bunun tek sorumlusu devlettir” diyor.

 

Hukuki bir karmaşa yaşanıyor

 

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Akbulut da bu konuda binlerce insanın mağdur olduğunu ve her geçen gün daha fazla engellinin derneğe yardım için başvurduğunu anlatıyor. Akbulut, bir engellinin kendisine bakan biri varsa, devletin aslında sosyal güvenceye bile bakmadan maaş talebini reddedebildiğini söylüyor:

 

“Bu durumda mahkemeye başvurup gerçekten de durumunuzun çok kötü olduğuna dair bir belge almanız gerekiyor. Eskiden bu kanun böyle değildi. 18 yaşını doldurmuş, hayatını tek başına sürdüremeyecek kadar engelli olan ve sosyal güvencesi olmayan engelliler maaş alabiliyordu. Ama ‘bakmakla mükellef kimsesi olmayan’ ibaresini eklediler ve her şeyi mahvettiler. Şimdi sadece kimsesizler alabiliyor maaş. Şu an pek çok engelli mağdur. Peki şimdi ne olacak? Kanun çıkmadan önce maaş alanların maaşı kesilecek mi? 2005 yılında kaza geçirip engelli olanların suçu ne? Sadece onlar için mi geçerli bu kanun? Hiçbir şey belli değil.

 

Yani ciddi bir hukuki karmaşa yarattı hükümet. Bir engellinin şu an maaş alabilmesi için ya hiç kimsesi olması lazım, ya da yakınlarının sefalet derecesinde süründüklerini kanıtlamaları lazım mahkemece. Bu kanunun değişmesi lazım. Merhametli olan bir memur belki sana maaş bağlar. Ama bir hukuk devletinde senin hakkını alman memurun merhametine mi bağlı olmalı?

 

İstanbul Barosu Özürlüler Komisyon Başkanı Avukat Güler Polat da engellilerin maaş konusunda ciddi bir karmaşa yaşadıklarına dikkat çekiyor. Yönetmeliklerle kanunun uygulanamayacak hale getirildiğine dikkat çeken Polat, yasanın tamamen engellilerin menfaatine aykırı olduğunu söylüyor.

 

Ayrıca ayrımcılıktan da rahatsız olan engelliler, özellikle de engellilere hayat sigortası yapılmamasından şikâyetçi. Sigorta şirketlerinin, engellileri sigorta yapmamalarının en önemli nedeni ise sık sık doktora gitmeleri gerektiğinden ‘çok masraflı olmaları’...



Üç ayda bir alınan engelli maaşları ne kadar?

 

Yüzde 40-60 oranında engelli olanlar: 390 YTL

Yüzde 60-80 oranında engelli olanlar: 450 YTL

Yüzde 80 oranında ve üzerinde engelli olanlar: 609 YTL

--------------------- -----------------------

Fethiye Belediyesi’nden engellilere merkez!

-------------------------------------------------

Fethiye Belediyesi ile Fethiye Zihinsel Özürlüler Derneği işbirliği ile yapımına başlanan Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nin temeli atıldı. Çamköy Beldesi Değirmenbaşı Mevkii’nde temeli atılan ve Muğla bölgesine hizmet verecek olan ‘Fethiye Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nin 2007 sonbaharında bitirilmesi planlanıyor. Temel atma töreninde ilk konuşmayı yapan Fethiye Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Nejdet Yaman, merkezde 0-25 yaş arası çocukların eğitimi, meslek edinmeleri ve ailelerin psikolojik anlamda danışma eğitimleri sağlanacağını söyledi. Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı ise “Nasıl sinyalizasyonda sesli uyarı sistemi, kaldırımlarda rampalar, tuvaletlerimizde engelli bölümleri, belediye girişimizde engelli asansörü ve otobüslerimizde engelli rampaları yaptıysak, bu işi de yapmak zorundaydık. Merkez, 2007 sonbaharında hizmete başlayacak” dedi.

                                                                ____________________

Bade GÜRLEYEN

Fotoğraf: Serkan ŞENTÜRK

 

(995 – 28 Aralık 2006)

03.01.07

...



[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.