18 yaşındaki
zihinsel engelli Oya Selin, maaş konusunda mağdur olan binlerce engelliden
sadece biri. Annesi Hatice Bayral ile 15 yıldır yalnız yaşayan Oya Selin'in
'suçu' ise, kendisine bakan bir annesi ve annesinin 480 YL'lik bir emekli maaşı
olması
---------------------
Devlet, çıkardığı yasayı uygulayamaz mı? Şöyle de
sorulabilir: “Devlet, yasalara aykırı hareket edebilir mi?” Eğer yürürlüğe
konulan yasa Türkiye’de ise ve altyapısı düzenlenmeden çıkarılmışsa, yanıt
‘evet’.
Devlet, 1 Temmuz 2005 tarihinde uzun yıllardır beklenen
‘engelliler kanunu’nu çıkardı. Bu kanun çıkarılana kadar, yani 1 Temmuz 2005
tarihine kadar; 18 yaşını
doldurmuş,
hayatını tek
başına
sürdüremeyecek
kadar engeli
olan ve
sosyal
güvencesi
olmayan bütün
engelliler, devletten
engelli maaşı
alıyorlardı. Maaş tutarları ise, engel oranlarına göre ‘üç ayda
bir’ 390, 450, 609 YTL olarak belirleniyordu. Ancak 1 Temmuz 2005 tarihli
engelliler yasası gereğince birçok engellinin maaşının kesilmesi gerekiyordu.
Çünkü yasada yer alan bir ibareye göre, ancak “Bakmakla
mükellef
kimsesi olmayan” engelliler
maaş almaya devam edebileceklerdi. Ancak engelliye bakmakla yükümlü birilerinin
olmasına karşın “bakılmadığını, sefalet içinde olduğunu” mahkeme kararıyla
kanıtlaması durumunda maaş bağlanabilecekti.
Bu yasaya rağmen, nedense, var olan engelli maaşları
kesilmedi. Anlaşılan ‘yürütme’ organında bulunanlar, ‘yasa koyucular’ kadar
acımasız değil. Bugün engelliler, “Maaşım bu üç ayda mı kesilecek, öteki üç ayda
mı kesilecek?” korkusu yaşıyor. 1 Temmuz 2005 sonrası, bir şekilde engelli
durumuna düşenlere ise zaten maaş bağlanmıyor; ancak onlar da “Bizim suçumuz ne,
bu tarihe kadar engelliler maaş alabiliyordu da şimdi biz neden alamıyoruz”
diyorlar. Engellilere göre ortada tam bir hukuki karmaşa ve haksızlık var.
“Yasa,
yarayı
pansuman bile
yapamıyor”
18
yaşındaki
zihinsel
engelli Oya
Selin, maaş
konusunda
mağdur olan
binlerce engelliden sadece
biri. Babasından
ayrı olan
annesi Hatice
Bayral ile
15 yıldır
yalnız yaşayan
Oya Selin’in
‘suçu’ ise,
kendisine
bakan bir
annesi ve annesinin
480 YTL’lik
bir emekli
maaşının olması.
Güçlükle geçindiklerini
anlatan Hatice
Bayral,
sözlerini
şöyle
sürdürüyor:
“Kızım 18
yaşını
doldurduktan
sonra engelli
maaşı
alabilmesi
için
başvurdum. Ben
SSK’dan
emekliyim. 480
YTL maaşım
var. Eşimden
15 yıl
önce ayrıldım.
Babadan
maddi-manevi
bir fayda
yok. Hâkimin kestiği
20 YTL’lik
bir nafaka
var, onu
da ödemiyor.
Kızımın
engelli
maaşıyla benim
emekli maaşımı
denkleştirip
biraz daha
rahat
geçiniriz diye
düşünmüştüm.
Bu nedenle
mal
müdürlüğüne başvurdum. Fakat
oradaki memurun
bana verdiği
yanıt, ‘Aileler
engelli
çocuklarına
bakmakla
yükümlü.
Engelli maaşı
veremiyoruz.
Eskiden
veriliyordu,
böyle bir
yanlıştan
dönüldü’ oldu.
Sağlıklı
olmasına
rağmen özürlü
raporu alarak
devletten para
alanlar var
çünkü. Ancak
devlet bu
insanları
temizleyeceğine
hepimizi
mağdur ediyor.
Türkiye’de
engelli olmak
her konuda
mağdur olmak
demek.
Gerçekten çok
mağdur
olduğunuzu
mahkeme
yoluyla
kanıtlayabilirseniz,
devlet engelli
maaşı
verebiliyor.
Ancak emekli
olduğum için
mahkemeye de
başvuramıyorum,
çünkü
emekliler
devletin
gözünde
‘mağdur’
sayılmıyor.
Bunu
anlayamıyorum.
480 YTL
ile ben
nasıl
geçineceğim
kızımla?
Faturaları
bile
ödeyemiyorum.
Kızımın pek
çok ihtiyacı
var. Hiçbirini
karşılayamıyorum.
Yasaya göre
devlet ayrıca
ailelere evde
bakım ücreti
de veriyormuş. Fakat
biz bundan
da
yararlanamıyoruz.
Çünkü maaşı
272 YTL’den
az olanlara
veriliyor bu
yardım.”
Hükümet tarafından
‘devrim’ olarak
nitelendirilen
engelliler
yasasının
milyonlarca
engelliyi
mağdur
ettiğini
söyleyen
Türkiye
Sakatlar
Derneği Genel
Başkanı Şükrü
Boyraz, bu
kanunun yarayı
pansuman bile
yapamadığını
vurguluyor:
“Yasa,
engellilerin
hiçbir
sorununa çözüm
getirmiyor.
Zaten üç
ayda bir
verdikleri üç
kuruşu, artık
daha da
az sayıda
engelliye
vermek
istiyorlar.
Pek çok
şart kondu
artık. Örneğin
üzerinizde
dedenizden
kalma bir
eviniz varsa,
engelli maaşı
alamıyorsunuz;
annenizin-babanızın
sigortası
varsa yine
alamıyorsunuz.
Türkiye’de
asgari ücret
açlık sınırının
altındayken,
bir
anne-babanın
sosyal
güvencesi olsa
bile ne
kadar
bakabilir
engelli
çocuğuna?
Diğer taraftan
evde bakım
hizmeti
çıkarıldı. Bu,
kendi kendine
bakamayan
engelliler
için geçerli.
Bakım ücreti
olarak,
engelli kişiye
bakanlara
devlet 720
YTL yardım
veriyor. Fakat burada
da eğer
baba
çalışıyorsa,
bu yardım
verilmiyor. Oysa
üç-dört zihinsel
engelli çocuğu
olan ve
asgari ücretle
bu çocuklara
bakmaya
çalışan
aileler var.
Bu aileler
yardım
alamıyor.
Dolayısıyla
baba, bu
yardımdan
yararlanmak
için işini
bırakıyor. Bir
yandan da
insanları
çalışmamaya,
üretmemeye
itiyorlar. Çok
büyük
çelişkiler var.”
2007
yılının,
engellilerin
daha çok
acı
çekecekleri
bir yıl
olacağını
söyleyen
Boyraz;
devletin,
sosyal
devletin
görevlerini
yerine
getirmediğine
dikkat
çekiyor. Çünkü
devlet, kısaca
“Size
bakmayacağım”
diyor. Boyraz,
“Devlet,
engelli maaşı
vermek için
‘kimsesiz’
olmanızı
istiyor. Oysa
kimsesiz
insana sosyal
bir devlet
zaten bakmak
zorunda. Eğer
bakamıyorsa,
aileye destek
olmak zorunda.
Aileler tek
başlarına bu
çocuklara
bakamıyorlar.
Bir yere
gittiklerinde,
engelli
çocuklarını
bırakacakları
bir yer
olmadığı için
zincire
bağlıyorlar.
Bunun tek
sorumlusu
devlettir”
diyor.
Hukuki
bir karmaşa
yaşanıyor
Türkiye
Omurilik
Felçlileri
Derneği Genel
Başkan
Yardımcısı
Süleyman
Akbulut da
bu konuda
binlerce
insanın mağdur
olduğunu ve
her geçen
gün daha
fazla
engellinin
derneğe yardım
için
başvurduğunu
anlatıyor.
Akbulut, bir
engellinin
kendisine
bakan biri
varsa,
devletin
aslında sosyal
güvenceye bile
bakmadan maaş
talebini
reddedebildiğini
söylüyor:
“Bu
durumda
mahkemeye
başvurup
gerçekten de
durumunuzun
çok kötü
olduğuna dair
bir belge
almanız
gerekiyor.
Eskiden bu
kanun böyle
değildi. 18
yaşını
doldurmuş,
hayatını tek
başına
sürdüremeyecek
kadar engelli
olan ve
sosyal
güvencesi
olmayan
engelliler
maaş alabiliyordu.
Ama ‘bakmakla
mükellef
kimsesi
olmayan’
ibaresini
eklediler ve
her şeyi
mahvettiler.
Şimdi sadece
kimsesizler
alabiliyor
maaş. Şu
an pek
çok engelli
mağdur. Peki
şimdi ne
olacak? Kanun
çıkmadan önce
maaş alanların
maaşı
kesilecek mi?
2005 yılında
kaza geçirip
engelli
olanların suçu
ne? Sadece
onlar için
mi geçerli
bu kanun?
Hiçbir şey
belli değil.
Yani
ciddi bir
hukuki karmaşa
yarattı
hükümet. Bir
engellinin şu
an maaş
alabilmesi
için ya
hiç kimsesi
olması lazım,
ya da
yakınlarının
sefalet
derecesinde
süründüklerini
kanıtlamaları
lazım
mahkemece. Bu
kanunun
değişmesi
lazım.
Merhametli
olan bir
memur belki
sana maaş
bağlar. Ama
bir hukuk
devletinde
senin hakkını
alman memurun
merhametine
mi bağlı
olmalı?
İstanbul
Barosu
Özürlüler
Komisyon
Başkanı Avukat
Güler Polat
da
engellilerin
maaş konusunda
ciddi bir
karmaşa
yaşadıklarına
dikkat çekiyor.
Yönetmeliklerle kanunun
uygulanamayacak
hale
getirildiğine
dikkat çeken
Polat, yasanın
tamamen
engellilerin
menfaatine
aykırı
olduğunu söylüyor.
Ayrıca ayrımcılıktan da rahatsız olan engelliler,
özellikle de engellilere hayat sigortası yapılmamasından şikâyetçi. Sigorta
şirketlerinin, engellileri sigorta yapmamalarının en önemli nedeni ise sık sık
doktora gitmeleri gerektiğinden ‘çok masraflı olmaları’...
Üç ayda
bir alınan
engelli
maaşları ne
kadar?
Yüzde 40-60
oranında
engelli
olanlar: 390
YTL
Yüzde 60-80
oranında
engelli
olanlar: 450
YTL
Yüzde 80
oranında ve
üzerinde
engelli
olanlar: 609
YTL
--------------------- ● -----------------------
Fethiye
Belediyesi’nden
engellilere
merkez!
-------------------------------------------------
Fethiye
Belediyesi ile
Fethiye
Zihinsel
Özürlüler
Derneği
işbirliği ile
yapımına başlanan
Zihinsel Engelliler
Rehabilitasyon
ve Aile
Danışma
Merkezi’nin
temeli atıldı.
Çamköy Beldesi
Değirmenbaşı
Mevkii’nde
temeli atılan
ve Muğla
bölgesine
hizmet verecek
olan ‘Fethiye
Zihinsel
Engelliler
Rehabilitasyon
ve Aile
Danışma
Merkezi’nin
2007
sonbaharında
bitirilmesi
planlanıyor.
Temel atma
töreninde ilk
konuşmayı
yapan Fethiye
Zihinsel
Engelliler
Derneği
Başkanı Nejdet
Yaman,
merkezde 0-25
yaş arası
çocukların
eğitimi,
meslek
edinmeleri ve
ailelerin
psikolojik
anlamda
danışma
eğitimleri
sağlanacağını
söyledi.
Fethiye
Belediye
Başkanı Behçet
Saatcı ise
“Nasıl
sinyalizasyonda
sesli uyarı
sistemi,
kaldırımlarda
rampalar,
tuvaletlerimizde
engelli
bölümleri,
belediye
girişimizde
engelli
asansörü ve
otobüslerimizde
engelli
rampaları
yaptıysak, bu
işi de
yapmak
zorundaydık.
Merkez, 2007
sonbaharında
hizmete
başlayacak”
dedi.
____________________
Bade GÜRLEYEN
Fotoğraf: Serkan
ŞENTÜRK
(995 – 28 Aralık 2006)
|