|
|
Elif Özen
|
|
|
Elif
Özen
16 yıldır
çalışan bir
ortopedik
engelli.
İstanbul
Eyüpoğlu
Eğitim
Kurumları’nda
santral
operatörü
olarak görevli. 1 Temmuz 2005
tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu üyesi olduğu için eski yasaya tabi ve
Eylül 2007’de
emekli olması
gerekiyor. Ancak Elif Özen bunun
için Ankara’ya
başvurduğunda
kendini bir
anda büyük
bir “rapor
krizinin”
içinde buluyor.
Eylül ayında emekli
olabilmesi
için kendisinden, yüzde
40 oranında
engelli
olduğunu
gösteren
engelli
raporunu
yenileyip
Sağlık
Bakanlığı ve
Maliye
Bakanlığı’na
yollamasını istiyorlar. Özen,
İstanbul Haydarpaşa
Numune Hastanesi’nden yüzde
44 oranında
engelli
olduğuna dair
yeni rapor
alıp Temmuz
2006’da
Ankara’ya
yolluyor. Altı
ay sonra da Maliye
Bakanlığı
Gelir-Vergiler
İdaresi’ndeki
Engelliler Birimi’nden
şaşırtıcı cevap geliyor. Elif Hanım
engelli raporundaki yüzde
44’lük özür
derecesinin,
Ankara’daki
sağlık kurulu
tarafından yüzde 30’a
indirildiğini öğreniyor.
Hakkını aramak için gerekli mercilere
başvurduğunda ise
Elif
Özen. 32 bin
engellinin kendisi gibi rapor mağduru olduğunu
öğreniyor.
“Raporda engel oranı indirildi”
Yıllardır
ülkesine
hizmet eden
bir engelli
olarak emekli
olamamak,
Elif
Özen’i
hem üzüyor,
hem de
sinirlendiriyor. Geçirdiği
trafik kazası
nedeniyle zaman içinde engeli artan Özen bir
yandan
evraklarını
gösteriyor,
bir yandan
da
yaşadıklarını anlatıyor:
“Emeklilik için başvurduktan sonra her ay Maliye Bakanlığı’ndaki engelliler
birimini aradım. Altı ay sonra engelli raporumun yüzde 30’a indirildiğini
söylediler. Üstelik masa başında, benim yüzümü bile görmeden. Yüzde 30’luk
raporum elime geçtikten sonra araştırmaya başladım. Mevzuatı geçmişten bugüne
kadar inceledim. İtiraz dilekçesi yazdım. Bağlı olduğum Göztepe SSK Bölge
Müdürlüğü’ndeki yetkili, son 6 ayda hemen hemen bütün raporların Ankara’dan geri
gönderildiğini söyledi. Şimdi tekrar raporumu yenileyeceğim. Bunun için yine en
az beş günümü harcayacağım. Yeni raporu Ankara’ya yollayacağım. Ama bana ne
cevap gelecek belli değil. Hakkımı arayacağım.”
“32
bin rapor
mağduru
var”
Engelliler
konusunda
yıllardır
çalışan Devlet
Bakanı Hasan
Gemici de
bu sıralar
emekli
maaşları
konusunda
ciddi bir
karmaşa
yaşandığına
dikkat
çekiyor.
Engellilere
maaş vermemek
için engelli
raporlarının %
40’ın altına
düşürüldüğünü
söyleyen Hasan
Gemici,
sözlerini
şöyle
sürdürüyor:
“Ben 1997-2002
yılları
arasında bu
alandan, yani
sosyal
hizmetlerden
sorumlu olarak
görev yaptım.
2002’den bu
yana ise
yine camianın
içindeyim.
Ancak bu
seneye kadar
hiç böyle
bir uygulama
duymamıştım.
Çok sayıda
engelli insan
mağdur
ediliyor.
Senelerce
engelli
statüsünde
çalışan,
engelli olduğu
için vergi
indiriminden
yararlanan bir
insana, sıra
emekli olmaya
geldiğinde,
tam teşekküllü
hastanede
uzman
doktorların
belirlediği
özür oranı,
Ankara’da masa
başında, kağıt
üzerinde
yapılan bir
incelemeyle
%40’ın altına
düşürülerek
‘sen engelli
statüsünde
emekli
olamazsın’
deniliyor.
Böyle bir
durumla karşı
karşıya kalan
binlerce
engelli,
hastane,
defterdarlık
ve mahkeme
kapılarında
uğradığı
haksızlığa
çare arıyor.
Bu deyimin
tam anlamıyla
‘yorgunun
yokuşa
koşulması’dır.
Benzer durum,
muhtaç
özürlülere
aylık
bağlanması,
2022 sayılı
yasaya göre
geçmişe dönük
borçlandırmalar
ve eğitim
yardımları
konularında da
yaşanıyor”.
Başbakanlık
Özürlüler
Yüksek Kurulu
Üyesi Avukat
Ömer İnal
Durmuş ise
çeşitli
nedenlerden
dolayı maaş
için başvuran
32 bin
rapor
mağdurundan
söz ediyor.
40 yıldır
engelli
haklarıyla
ilgilenen
Avukat Ömer
İnal Durmuş,
engellilerin
maaş
almalarının
yasalarla
neredeyse
imkansız hâle
getirildiğine
dikkat
çekiyor: “32
bin rapor
mağduru, 2022
sayılı yasadan
aylık almak
için başvuran
insanlardan
oluşuyor. Ama
bu insanların
aylık almaları
mevcut
mevzuata göre
hemen hemen
imkansız. Bu
mevzuatın
uygulama
yönetmeliği
var. Bu
yönetmeliğin
5. maddesi
aylık
alamayacak
kişileri
tespit etmiş.
Bunu
okuduğunuz
zaman herhangi
bir kişinin
aylık
almasının
mümkün
olamayacağını
göreceksiniz.
Engellilerin
raporlarını
değerlendiren
sağlık
kurulları ne
yazık ki
birbirlerinden
çok farklı
kararlara
varıyorlar.
Örneğin bir
engelli,
babasının
ölümü
nedeniyle
yetim aylığı
talep etti.
Sosyal
sigortalar
kurumu ise
bu kişiye
%76 oranında
engelli
olmasına
rağmen ‘sen
çalışabilirsin’
diye yetim
aylığı
vermedi. Bu
engelli de
mahkemeye
başvurdu ve
kazandı.
Sosyal
güvenlik
kurumlarının
sağlık
kurulları,
kurumlarını
gözeterek
raporları
değerlendiriyor.
Ama mahkemeyle
uğraşabilen
engelli sayısı
çok az.
Maalesef yargı
yoluna
başvuramıyorlar,
oysa bu
mahkemeler
engellinin
lehine
sonuçlanıyor.
Emekli maaşı
için başvuran
ve engellilik
oranı
düşürülen
örnekler de
var elimde.
Örneğin
engellilik
raporu %56
olan bir
engelliyi
Emekli Sandığı
emekli etmedi.
Bütün bu
konuların
konuşulacağı,
kararların
alınacağı
Özürlüler
Yüksek Kurulu
toplantısı ise
2005’in kasım
ayından beri
yapılmıyor.
Kasım’daki
toplantıya
Nimet Çubukçu
da gelmedi
zaten. Üç
ayda bir
toplanması
gereken kurulu
bile bir
araya getirmiyorlar”.
Türkiye
Omurilik
Felçlileri
Derneği Genel
Başkan
Yardımcısı
Süleyman
Akbulut,
hekimlerin de
rapor verme
konusunda
bilinçsiz
olduğunu
söylüyor.
Engellilere
verilecek
raporlarla
ilgili bir
yönetmeliğin
olduğunu
söyleyen
Akbulut, pek
çok hekimin
bundan
habersiz
olduğunu
vurguluyor:
“Engelli, bir
hastaneden yüzde 90
oranında bir
rapor
alabiliyorken,
başka bir
hastane yüzde 70
verebiliyor.
Hastanelerde
durum iyi
tespit
edilmeli.
Derneğimize
de yansıyan
olaylar var.
Örneğin bir
engellinin
hastaneden
aldığı raporda
sakatlık
derecesi
yüksekken,
emeklilik için
başvurduğunda
bu oranın
daha düşük
verildiği
yönünde
başvurular oluyor”.
SSK Eski
Genel Müdürü
Kemal
Kılıçdaroğlu
da rapor
konusunda
engellilere
farklı
raporlar
verildiğinden
söz ediyor:
“Engelli, raporun
kendisi için
geçerli
olmadığını
düşünüyorsa
bunu idare
mahkemesine
taşıyabilir.
Engelliler
yasası kendi
içinde pek
çok boşluğu
olan bir
yasa. Maalesef
yasa
hazırlanırken
engelli
derneklerinin
talepleri tam
olarak dikkate
alınmadı”.
Peki
Maliye
Bakanlığı’nın
“emekli
etmeyin,
bütçede açık
var” diye
bir talimatı
var mı?
“Bu talimatlar
üstü kapalı
verilir” diyor
Avukat Ömer
İnal Durmuş
ve sözlerini
şöyle
sürdürüyor:
“Uygulamalara
baktığınızda
niyetlerini
görüyorsunuz.
2022 sayılı
yasayla ilgili
yönetmelik
var. Bun
yönetmeliğin
5. maddesini
okuduğunuzda
bu yasanın
maaş bağlamak
için değil,
maaş
bağlamamak
için
çıkarıldığını
açıkça görürsünüz”.
Peki, Maliye Bakanlığı’nın “emekli etmeyin, bütçede açık
var” diye bir talimatı var mı? Maliye Bakanlığı yetkilileri bu konuda ne diyor?
Bakanlığın Basın Müşaviri Hakan Aktürk’ten aldığımız bilgilere göre böyle bir
talimat kesinlikle yok, ayrıca engelliler emekli maaşlarıyla ilgili bir sorun da
yaşamıyorlar. Eğer yaşıyorlarsa da bundan “Emekli Sandığı” sorumlu. Bu sözler
üzerine, Emekli Sandığı’nı arıyoruz. Ancak oradaki yetkililer de isim vermeden
bu konuyla ilgili konuşmak istemediklerini belirtiyor ve bizi Maliye
Bakanlığı’na yönlendiriyorlar. Sonuç: Başladğumuz yere dönüyoruz.
---------------------------------------
|
Nasıl hak aranır?
|
* 16.7.2006’da çıkan, Resmi gazetede yayınlanan rapor alma mevzuatını okuyun. Bu kurallara göre rapor verilmeli.
* Engelliler sınırsız rapor alma hakkına sahipler. Raporlarınızın altına “Bir daha rapor alamaz” diye bir ibare yazdırmayın. Rapor yenileme hakkı sınırsızdır.
* Hekimleri bilinçlendirerek muayene olun. Hekimlere detaylı bilgi verin.
* Bilgi edindirme yasasını kullanarak raporlarınızın fotokopisini isteyin. Raporlarınızda ne yazdığını bilin.
* Engelli oranınız düşürülürse idari mahkemeye başvurun, dava açın.
|
|
|
Engel derecelerine göre
emeklilik yılı
SSK’lı
engelliler
Engel oranı yüzde 40-60 arası olanlar: 20
yıl
Engel oranı yüzde 60-80 arası olanlar: 18
yıl
Engel oranı yüzde 80 ve üzeri olanlar: 15
yıl
Bağ-Kur’lu
engelliler
Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş
olması ve en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olması gerekiyor. Bir iş
kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünün en az üçte ikisini
kaybedenler hakkında beş tam yıl sigorta primi ödemiş olmak şartı
aranmaz.
Emekli Sandığı mensubu
engelliler
Engellilik oranı yüzde 40 ve üzeri olanlar 15 yıl
çalışmalılar
Engellilik oranı yüzde 40’ın altında olanlar sağlıklı
vatandaşlar gibi emekli oluyorlar.
(Not: Bu süreler 1 Temmuz 2005 tarihinden sonra sosyal
güvenlik şemsiyesi altına girenler için geçerlidir.)
-----------------------------
Engelliler
ne
diyor?
Polat Bahtiyar,
bedensel engelli
“Üç yıldır
uğraşıyorum”
43 yaşındayım. İstanbul Tıp Fakültesi’nde 9 yıl temizlik
görevlisi olarak çalıştım. SSK’lıyım. Ancak yoğun çalışma temposu ve stresten
dolayı 2003’te beyin kanaması geçirdim ve engelli bir insanım artık. Bir gözüm
görmüyor, sağ kulağım duymuyor, sağ tarafım hareket etmiyor ve his kaybı var.
Hekimler bana artık çalışamayacağımı ve malülen emekli olabileceğimi söylediler.
Haseki Hastanesi bana %90 engelli raporu verdi. Bu evrakımı 2004 yılında
Ankara’ya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yolladım. Ancak raporum geri
geldi. Bana “emekli olamıyorsunuz” diye bir cevap verildi. Şu an yeni bir heyet
raporu istiyorlar. Evraklarımı toparlıyorum. Ankara’ya yollayacağım. Ama sonucun
ne olacağını bilmiyorum. 2004 yılından beri
uğraşıyorum.
Mehmet Kavun, Omurilik Felçli
“Hastane yüzünden mağdur
oldum”
47 yaşındayım. 1999’da kendi tırımın altında kaldım.
Yüzde 95 engelliyim, omurilik felçlisiyim. 2002’de emekli maaşı için Bağ-kur’a
başvurdum. Benden heyet raporu istediler. Bakırköy Devlet Hastanesi’nde heyete
girdim, ancak hastane benim raporumu kaybedip, Bağ-kur’a ‘15 gün istirahat’
şeklinde adıma başka bir rapor düzenleyip yolladı. Hastane yüzünden mağdur oldum
ve emekli maaşı alamadım. Bağ-kur emekli etmedi beni. Ben de mahkemeye başvurdum
ve kazandım. Mahkeme üç yıl sürdü. Ancak 26 Aralık 2006’da mahkeme
sonuçlandı.
_______________________
Bade GÜRLEYEN
Fotoğraf: Serkan
ŞENTÜRK
(998 – 18 Ocak 2007)
|