Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Engelleri Kaldıralım
Engelliler haklarına kavuşabilecek mi?

80'den fazla ülke, engellilerin hakları için imza attı. Türkiye'nin de onayladığı 'Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne göre engelliler, 50 madde ile güvence altına alınıyor. Oluşturulacak bir komite, imza atan ülkeleri denetleyecek

Engellilere iş bulunacak. Kamu binalarına ulaşımları sağlanacak. Toplu taşıma araçlarını kullanabilmeleri kolaylaştırılacak. Eğitim sorunları ortadan kaldırılacak… Bunları kim mi yapacak? Devlet. 

 

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, 80’den fazla ülke tarafından kabul edildi. Türkiye, sözleşmeye imza atan ilk ülkelerden biri oldu. Türkiye adına Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Baki İlkin’in imzaladığı sözleşme, ülkelere ‘engelli hakları’ açısından pek çok yükümlülük getiriyor.

En önemlisi, engellilere karşı olumsuz önyargılarla mücadele edilmesi isteniyor.

Sözleşme, 20 ülkenin parlamentosunda onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek. Bu sürecin en geç 2009’da tamamlanması öngörülüyor. Sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyen devletler, özel bir komite tarafından yürütülen soruşturmaya tabi tutulacak.

 

“Genel ilkeler, genel yükümlülükler, eşitlik-ayrımcılık yasağı, erişilebilirlik, eğitim, sağlık, çalışma ve istihdam, siyasi ve kamusal hayata katılım” ana başlıklarından oluşan Engelli Hakları Sözleşmesi, 50 maddeden oluşuyor.

 

İmza atan ülkelerin, sözleşmenin öngördüğü maddeleri yerine getirip getirmediğini, 12 kişiden oluşacak bir komite denetleyecek. Ülkeler, komiteye   dönem dönem rapor verecek. Sözleşmenin amacı, engellilerin haklarını geliştiren kanunların çıkarılması ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması.

 

Engelli Hakları Sözleşmesi için müzakereler 2002’de başlamıştı. 13 Aralık 2006’da BM Genel Kurulu’nda oylamasız kabul edildi. Türkiye'nin BM Daimi Temsilciliği tarafından, konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Sözleşme müzakereleri sırasında Türk heyetinin engellilerin, insan haklarından eşit ve tam şekilde yararlanabilmesini, engellilere yönelik ayrımcılığa son verilmesini ve engellilere hayatın her veçhesine eşit katılım imkanı sağlanmasını savunduğu, bu doğrultuda sözleşmenin ivedilikle sonuçlandırılmasını desteklediği” belirtildi.

 

Dünyada yaklaşık 650 milyon engelli olduğu tahmin ediliyor; yüzde 80’i gelişmekte olan ülkelerde ve kırsal bölgelerde yaşıyor. Büyük çoğunluğu toplumdan, üretimden ve sosyal hayattan uzak. Hatta “engelsiz”ler tarafından hayatın dışına itiliyorlar. BM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Louis Arbour, bağlayıcı bir uluslararası sözleşmeyle engellilerin haklarını dünya genelinde güvence altına almayı hedeflediklerini söyleyerek, “Mevcut insan hakları sisteminin, engellilerin haklarını korumayı ve geliştirmeyi amaçlamış olduğundan şüphemiz yok. Ancak mevcut mekanizma ve standartların engelli insanlar için yeterli korumayı sağlamada başarısız olduğu da tartışılmaz bir başka gerçek” diyor.



                                                                                                    


Bir engellinin sandığa gidememe öyküsü

 

Sandık başına gidip oy kullanmak vatandaşlık hakkı. Ancak mimari engelleri olan kamu kuruluşlarının asansörsüz binalarındaki sandıklar, engellilerin oy kullanmasını çileye dönüştürüyor. Oysa bu sorunu çözmenin çok basit bir yöntemi var

--------------------------------

Oy kullanmak, 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşının hakkı. Aynı zamanda da zorunluluğu. Oy vermemenin cezası da var: 5 YTL. Can yakacak bir ceza değil ama adı üstünde: Ceza. Geçen günlerde, Levent Karagöz bize bir mektup yazıp engellilerin oy sandıkları başında çektikleri ‘ceza’yı aktardı.

 

Levent Karagöz, 52 yaşında bir banka müdürü. 16 yıldır omurilik felçlisi olan Levent Bey, Serdar Bilgili’nin Tempo işbirliğiyle hazırlanan ‘Engellere Rağmen’ fotoğraf sergisi için de poz veren ‘22 Cesur Yürek’ arasında yer almıştı. Karagöz, mektubunda engellilerin çektiği vatandaşlık ıstırabını şöyle anlatıyor:

 

Bu yıl genel seçimler yapılacak. Anayasal bir hak olmasına karşın özellikle fiziksel engellilerin bu anayasal hakkını kullanmasında önemli güçlükler var. Genellikle altyapısı uygun olmayan okullarda sandıklar bulunuyor; bu da fiziksel engellilerin oy kullanmasına engel oluyor. Örneğin geçen seçimde oy kullanacağım sandık, Basınköy’deki ilköğretim okulunda ikinci kattaydı. Zemin katta bile olsa, girişindeki merdivenler nedeniyle giriş zorlukları olan okulun bir de ikinci katında oy kullanmanın ne kadar güç olduğunu sanırım takdir edersiniz. Neyse, sandık kurulu anlayışlı çıktı ve yetkisi dışında davranarak oy pusulasını aşağıya kadar getirdi de oyumu kullanabildim. Her zaman böyle anlayışlı ve cesur insanlarla karşılaşmak şansına sahip olunamayacağı gerçektir. Fiziksel engellilerin sandıklarının giriş katlarda tutulması bir çözüm olabilir...”

 

Ülkemizde yaşayan 8.5 milyon engellinin en az iki buçuk milyonu fiziksel engelli ve bu insanlar her seçim döneminde bu ızdırabı yaşıyor.

 

Kas hastalığı dolayısıyla tekerlekli sandalyeye bağımlı olarak yaşamını sürdüren öğretmen ve ressam Arzu Şekeroğlu da, tıpkı Levent Karagöz gibi seçim dönemlerinde vatandaşlık görevini yerine getirebilmek için memurlarla “didişmek zorunda kaldığını” anlatıyor. Şekeroğlu’nun oy verme anıları şöyle:

 

“Memurlar hiçbir kolaylık sağlamıyor. Oy kullanmak için zaten binbir türlü zahmet çekerek kamu binasına ulaşıyoruz. Her seferinde alt katta oy kullanmayı teklif ediyorum, kabul etmiyorlar. Bir keresinde tam iki saat uğraştım onları ikna etmek için ve oyumu alt katta kullandım. Bu yıl da aynı sorunları yaşayacağız.”

 

Oysa bunlara hiç gerek yok. Yüksek Seçim Kurulu yetkilileri, en önemli sorunun muhtarlıklarda engellilerle ilgili kayıt olmaması olduğunu belirtiyorlar. Çözümse, engellilerin muhtarlıklara başvurup engelli olduklarını ve kolayca oy kullanabilecekleri bir sandığa yönlendirilmelerini sağlamak.

 

Başbakanlık Özürlüler Yüksek Kurulu Üyesi Avukat Ömer İnal Durmuş, engellilerin rahat oy kullanabilmeleri için Yüksek Seçim Kurulu’na başvurduklarını söylüyor. Olumlu sonuç almayı umduklarını belirten Durmuş, engellilerin de haklarını aramalarını ve muhtarlıklara gidip engelli olduklarını belirtmelerinde yarar olduğunu söylüyor.

 

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Genel Başkanı Ramazan Baş ise ceza konusunda son noktayı şöyle koyuyor: “Oy vermemenin cezası var da, oy verdirmemenin cezası yok mu?”

                                                                ________________________

Bade GÜRLEYEN

 

(1009 – 5 Nisan 2007)

12.04.07

...

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.