|
İzmir Zafer İlköğretim Okulu öğrencilerinin Kapadokya
gezisi keyifli başlamıştı. Yol boyunca şarkılar söylenmiş, fıkralar
anlatılmıştı. Ama Ankara’da, 14 Nisan Cumhuriyet Mitingi’nin coşkusu yaşanırken,
Aksaray’a 60
kilometre uzaklıkta ‘can pazarı’ yaşandı. Aksaray Bölge
Trafik Müdürlüğü ekipleri, kaza yerine ambulanslarla birlikte ulaştığında, deyim
yerindeyse ortalık ‘ana-baba günü’ydü...
Trafik yeni bir uygulama başlatmıştı. Önemli kazalarda,
kurtarma çalışmalarını kameraya alırken, sağa-sola saçılmış valizleri,
çantaları, dökülmüş eşyaları da kayda geçiriyor; böylece toplanan her şeyin
sahiplerine ulaştırılması sağlanıyordu. Ölenler ve yaralananlar otobüsten
çıkarılmaya çalışılırken, polis memuru her şeyi video kameraya alıyordu... Başka
bir polis memuru söyleniyordu: “Kardeşim, otobüsü durdurup şoförüne fazla yolcu
aldığını, bunları indirmek zorunda olduğumuzu söylesek, açıkçası ilk tepkiyi
yolculardan alacağımızı biliyoruz. O yüzden fazla yolcu alsa bile
karışmıyoruz.”
Aksaray’da bir trafik polisi ise, kazanın meydana
gelişiyle ilgili yorum yaparken, “Konya-Aksaray yolunun mutlaka duble yol olması
lazım” diyordu. “Konya’ya çıkan değişik güzergâh yollar, hep bölünmüş yol.
Sürücüler o yüzden rahat hareket ediyor ve kaza riski de daha az. Ancak,
Konya-Aksaray yolu bölünmüş yol olmadığından, sürücülerin kaza yapma oranı hayli
yüksek oluyor. Bölünmüş yol rehavetine alışan sürücü, bu yolda gerekli dikkat ve
özen göstermiyor. İşte o yüzden, kazalarımız eksik olmuyor. Bu olay belki
birileri için önemli bir uyarı olur.”
Büyük kazadan sonra, hem İçişleri Bakanlığı hem Milli
Eğitim Bakanlığı okul gezileriyle ilgili yeni genelgeler yayımlayıp, daha önce
yayımlanmış olanların eksiksiz uygulanmasını istediler. Tabii ki bu kaza, okul
gezilerini durdurmadı; ama okul yöneticileri biraz daha titiz davranmaya
başladı. Bu bile önemli bir gelişme. Zafer İlköğretim Okulu Müdürü, çocuğunu da
bu geziye göndermişti. Olayda okul yönetiminin ihmali olup olmadığını belirlemek
için Milli Eğitim Bakanlığı’nın iki müfettişi soruşturmasını
sürdürüyor.
Bilirkişi
raporu
Kazanın oluş biçimiyle ilgili değişik yorumlar yapıldı.
Ama esas olan, ‘bilirkişi raporu’ olacak ve mahkeme de kararını verirken
bilirkişi raporunu esas alacak. Aksaray Cumhuriyet Savcılığı tarafından
yürütülen soruşturmada, kazanın meydana gelişiyle ilgili görevlendirilen
bilirkişiler raporlarını tamamladı. Raporun içeriğini ilk kez Tempo açıklıyor.
TAKOGRAFLAR ÇALIŞMIYOR: Hem otobüsün hem
kamyonun hareket halindeyken çalışır durumda olması gereken takograf cihazları
çalışmıyordu. O yüzden kamyonun da, otobüsün de çarpışma anında hızlarının kaç
olduğu bilinmiyor. Ayrıca, otobüsün takografı daha çok polis memurlarını
aldatmaya yönelik. Ruhsatta yazan cihazla, otobüsteki cihazın faklı olduğu
anlaşıldı. İki aracın da, hız sınırının üstüne çıkmıyorlarsa, takografın
çalıştırılması gerekirdi. Bu durumda iki aracın da hız sınırlamasına uymadığı
değerlendirildi.
ŞERİT İHLALİ: Kaza sırasında, iddia
edildiği gibi, otobüs şoförünün uyuduğu ya da uyukladığına ilişkin bir tespit
yok. Kaza sırasında otobüs şoförünün ‘şerit ihlali’ yaptığı, bunun da şoförün o
an uyuması ya da uyuklamasından kaynaklandığı kanaatine varıldı.
YOLCU VE YÜK: Bilirkişi raporunda,
otobüste koltuk sayısından fazla yolcu bulunduğu, kamyonun da yükünün fazla
olduğu belirtildi.
LASTİKLER KABAK: Kamyonun lastiklerinin
fazlasıyla aşınmış olduğu belirtilirken, ‘kabak’ nitelemesi yapıldı. Otobüsün de
ön lastiklerinin standartlara uygun; ancak arka lastiklerinin kullanım süresi
dolmuş lastik olduğu kaydedildi. Otobüste bulunan ancak çalıştırılmayan takograf
cihazının da, standarda uygun olmadığı, trafik polisini ‘kandırma’ amaçlı olduğu
kaydedildi.
HIZ CEZALISI: Öğrenci ve velilerinin
bulunduğu otobüsü kullanan Cumhur Çolak’ın, önceki yıllarda ‘aşırı hız’
nedeniyle İzmir’in Bergama ve Torbalı ilçelerinde, bir kez de Aydın’da aşırı hız
nedeniyle para cezasına çarptırıldığı, ceza puanında indirim yapıldığı da
savcılık dosyasına girdi.
İbret alınsın
diye
Çarpışma sonucu 32 kişinin öldüğü otobüs, sürücülerin
‘ibret alması’ için ana yolun kenarında bulunan Aksaray Şoförler Derneği’nin
önüne konuldu. Ancak, görüldü ki ‘ibret alınsın’ denilen yer, bir yetkilinin
deyimiyle ‘türbeye döndü’ ve gideni-geleni hiç eksik olmuyor. Otobüsler duruyor,
yolcular inip otobüsü inceliyor. Kimisi önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor. Özel
otomobilleriyle, hurdaya dönmüş otobüsün önüne duranların yanı sıra, hızını
iyice azaltarak bakanlar da oluyor.
Anlaşıldı ki bu böyle olmayacak. İbret alınsın
denilirken, burada da kazalar olmaya başladı. Bu durum, yetkilileri yeniden
harekete geçirdi. Çünkü, “Bu kazayı görünce moralimiz bozuluyor. Yolda büyük bir
gerilim yaşıyoruz” diye şikâyetler de oldu. Sonunda valilik, otobüs hurdasının
ana yoldan görünmeyen bir yere çekilmesini kararlaştırdı...
32 kişinin, kamyon sürücücüsüyle 33 kişinin ölümüne yol
açan çarpışmadan geriye büyük acılar, görülmeyen bir yere çekilen otobüs hurdası
kaldı...
_______________________
Saygı ÖZTÜRK
(1013 – 3 Mayıs 2007)
|