Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Malatya Katliamı
''Kesilecek başkaları da vardı''

Malatya'da üç kişiyi öldüren grubun lideri olduğu öne sürülen Emre Günaydın, ifadesinde, ''Kesilecek başkaları da vardı'' dedi. Emre'nin bu sözlerinden sonra misyonerlik faaliyetinde bulunan ve uzun süredir Malatya'da yaşayan dört kişi kenti terk etti

Misyonerlik faaliyetinde bulundukları gerekçesiyle Malatya’da üç kişiyi keserek öldüren grubun lideri Emre Günaydın, Cumhuriyet Savcısı’na verdiği son ifadesinde, “Hep, arkamda birilerinin olduğu sanılıyor. Arkamda kesinlikle kimse yok” iddiasında bulunuyor. Ama hemen ardından da “Eğer yaralanmadan kaçmış olsaydım, yapacağım bazı işler, kesilecek kelleler vardı” diyor.

 

Görünen o ki, Emre Günaydın’ın bu tehditleri etkili oluyor. Uzun süredir Malatya’da misyonerlik faaliyetinde bulunan Amerikalı iki aile, Malatya Kurtuluş Kilisesi’ni kurmaya gelen Türk vatandaşı Gökhan Talas ve öldürülen Necati Aydın’ın eşi Şemse Aydın da Malatya’dan ayrıldı. İçinde üç kişinin kesilerek öldürüldüğü Zirve Kitapevi ise geçen hafta açıldı.

 

Kanlı baskın ile ilgili savcılık iddianamesi ise tamamlanmak üzere. İddianamede Emre Günaydın ve dört arkadaşı için “ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası” isteneceği belirtiliyor. Emre Günaydın ile kitapevi baskınında bulunan dört arkadaşı aynı cezaevinin farklı odalarından kalıyor ve birbirleriyle görüştürülmüyor.

 

Emre’nin ifadesinden çarpıcı bölümler

 

Kitapevi katliamıyla ilgili soruşturmayı yürüten Malatya Cumhuriyet Savcılığı, Emre Günaydın ve dört arkadaşının her hangi bir grup ya da örgüt ile bağlantısını belirleyemedi. Üç kişinin öldürülmesi eylemine katılanlara Emre Günaydın'ın "Bu adamlarda büyük paralar var. Onlara da el koyacağız. Artık para sorunumuz olmayacak" dediği de ortaya çıktı. Emre Günaydın, ifadesinde şunları söyledi:

 

"Kendimi dinsiz olarak tanıttım"

 

Malatya'da değişik ortamlarda misyonerlerin faaliyetlerinden söz ediliyor, 50'ye yakın kilise ev olduğu söyleniyordu. Bu durumdan çok etkilendim. Bunların içine girmek için araştırma yapmaya başladım. İnternette Ozan Dağhan'la irtibat kurdum. Kendimi bu kişiye 'dinsizim' diye tanıttım. Ancak Hıristiyanlığa ilgi duymaya başladığımı söyledim. Ozan, Kocaeli Pastörü Wolfgang'a irtibat kurmamı sağladı.

 

"Aralarına sızmayı başardım" 

 

Pastör Wolfgang aynı zamanda Necati Aydın'ın bacanağı. Benim, Malatya'da Necati Aydın'la irtibat kurmamı önerdi. Bana gelen bir mesaj üzerine Necati Aydın'ın bulunduğu Zirve Kitapevine gittim. Sohbetimizde kendimi dinsiz olarak tanıtmaya devam ediyordum. O da bana İslam’ı kötüleyip, Hıristiyanlığı anlatıyordu. Buna çok bozuluyor, ancak tepki vermiyordum.

 

“30-40 yıl yatmayı göze almıştım”

 

Kitapevi eylemini yaptıktan sonra Kocaeli'nde Pastör Wolfgang'ı öldürecektim. Böylece misyonerliğin iki ayağını kırmış olacaktım. Ben de 30-40 yıl cezaevinde yatmayı göze almıştım. Planı ben yaptım. Ancak üç kişinin bıçaklanmasına ben karışmadım.

Daha önce ifadeleri alınan Hamit Çeker, Cuma Özdemir ve Abuzer Yıldırım ifadelerinde üç kişiyi de Emre Günaydın'ın öldürdüğünü söylemişti. Salih Güner ise Uğur Yüksel'in öldürülüşüne kendilerinin de katıldığını öne sürmüştü. Emre Özdemir, cinayetlerin işlendiği Zirve kitapevinde soğukkanlı tavırlarıyla dikkati çekmişti.

                                                             ____________________

Saygı ÖZTÜRK

 

(1019 – 14 Haziran 2007)

14.06.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.