İkinci Dünya
Savaşı’nın tüm hızıyla sürdüğü 1943 yılında, Almanya’nın İstanbul Sefareti’nde
Türk istihbaratı için çalışan 711 kodlu ajan, çok değerli bir bilgiyi, bağlı
bulunduğu Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti (MAH) görevlisine iletti. 711’e göre
Almanya, Türkiye’ye saldırmayacaktı. Bilgi, Alman Sefaret Müsteşarı tarafından
verilmişti. Führer, Türkiye’ye saldırmayı düşünmüyordu. Hatta Türkiye’yi dost
görüyordu. Türklerin ihtiyacı olan tank, top ve sair mühimmatı da bedelsiz
olarak verecekti.
Bunun
karşılığında istediği şeyse, paçavra ve kemikti. Almanlar paçavradan giysi
malzemesi, kemikten ise tutkal ve gübre üretiyordu. Neticede 711’in bağlı
bulunduğu MAH mensubu, ‘Almanya saldırmayacak’ bilgisini aldıktan hemen sonra
Ankara’ya hareket etti. İnönü de bu haber üzerine rahat bir nefes aldı. Birkaç
gün sonra meşhur Adana toplantısı yapılacaktı. Churchill, Adana’ya geldi. İnönü,
İngilizlerin önüne koyduğu bilgilere kulak asmayarak savaşa girmedi.
“Terk
edildim”
711’in bağlı
bulunduğu MAH mensubu, bugün 100 yaşına merdiven dayamış Neşet Güriş’ti. O,
bizzat Şenkal Atasagun tarafından 1999’da evinde takdim edilen duayenlik
beratına sahip ve faaliyetleri MİT okullarında ders olarak okutuluyor. Ama
‘teşkilattan’ kapısını çalan neredeyse kimse yok. MİT’in 100 yaşındaki duayeni,
kendini terk edilmiş hissediyor ve yaşının getirdiği sağlık sorunlarıyla
uğraşıyor.
...
Devamı Tempo'da
Enis TAYMAN
Fotoğraf:
Haydar ERÇİN
(1029 – 23 Ağustos 2007)
|