Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Kum bekçileri
Çeşme'de sessiz bekleyiş

Altınkum kıyı şeridi, birinci derece sit alanıydı. Bir süre önce, üçüncü dereceye çevrildi. Rus zengin Roman Abramovich'in buradan arazi almasıyla gündeme gelen sahil, turizm yağmasının tehdidi altında

Alev Çağlar, etrafını çevirdiği onlarca ‘kum zambağı’ndan birini çocuk şefkatiyle severken “Biz aslında kum bekçileriyiz” diyor. Çağlar, ‘Tursite’ olarak bilinen kumsala ‘Kum Beach’ adını vererek dört yıldan bu yana işleten kişi. Arazisinde kum zambakları, kekikler ve ardıç ağaçları arasında yürüyoruz. Bu arazi, gazetelerde ‘Roman Abromovich satın aldı’ haberleri çıkmadan önce de popülerdi. Kum Beach, Çeşme’de denize girilebilecek bakir kalmış nadir plajlardan ‘Altınkum’da yer alıyor. Uzunca süre orta halli tatilcinin vazgeçilmezi olan Altınkum, adını aldığı altın sarısı kumuyla ünlü. Öyle ki, denizin içine kumdan bir avuç serptiğinizde, altın tanecikleri gibi parlıyor.

 

İşletmede moda ‘Beach’ lafı olsa da yanında bilinçli olarak ‘Club’ yazmıyor. Beach Club’larda alkol tüketimini körükleyen yüksek sesli müzik bu kumsala hiç girmemiş. Bilinçli olarak yapılanlar sadece bununla sınırlı değil. Arazinin peyzajında yine bu yörenin bitkileri kullanılmış. Gerçeğini yaşayan bir doğa. Denize girmek için ilerlerken etrafı çevrilmiş bir ‘kum zambağı’ selamlıyor sizi. Ardıç ağacı ve selvilere hiç dokunulmamış. Hatta yüksek oksijen deposu Ardıç ağaçlarının altına kurulan hamaklarla ‘açık oksijen odaları’ kurulmuş.

 

Orman Mühendisi olan Tema Vakfı Ege Bölesi Proje Sorumlusu Mahir Keskin “Bölgede bulunan selviler bu toprağa özgü (endemik). O nedenle çok değerli. Mutlaka korunmalı” diyor. Korunmaması halinde Çeşme yarımadasının doğasının iflas edeceğini belirten Keskin bir de mesaj gönderiyor; “Abromovich bu araziyi 17 milyon dolara aldı. Ama öyle kolay inşaat izni alamaz.”

Tehdit altındaki türler

 

Altın sarısı kum, birden derinleşmeyen, türkuazın tonlarının lacivert ile buluştuğu denizle bütünleşiyor. Fonda ardıç kuşlarının şakıması, sahile masalsı bir hava katıyor. Bu masalsı sahil, nesli tehlike altında olan iki canlı türüne de ev sahipliği yapıyor. Sualtı Araştırmaları Derneği’nin veri tabanına göre bölgede hala ‘tepeli karabatak’ ve Akdeniz’de sadece 550-600 tane kalan ‘Akdeniz Foku’ yaşıyor. Çeşme ile Doğanbey burnu arasındaki kıyılar her iki türün de üreme ve yaşam alanları. Ayrıca Cebeli Tarık’tan çıktıktan sonra rastlanmayan Akdeniz’e özgü ‘Deniz Çayırı’ 40-50 metre derinlikte sualtı yapısını oluşturuyor. Çayırlar, bin civarındaki canlının beslenme, barınma ve yumurtlama alanını oluşturuyor.

 

Buraya kadar anlatılan tüm bu doğal yapı, Çeşme yarımadasının güneyinin birinci derece doğal sit alanı olarak korunmasından dolayı bugüne kadar ulaşabildi. Ancak bölge önce birinci dereceden ikinci derece koruma alanına alındı. İki yıl kadar önce de ‘Turizm geliştirme bölgesi’ ilan edilerek üçüncü derece doğal koruma alanına çevrildi. Böylece çivi dahi çakılamaz haldeyken, yapılaşmanın önündeki engel kaldırılmış oldu. Geçen yıl bu bölge için yapılan ihale; Sualtı Araştırmaları Derneği, Doğa Derneği, Greenpeace ve Ege Doğa Derneği’nin mahkemeye gitmesiyle durduruldu. Sualtı Araştırmaları Derneği ‘Sit’lerin derecesinin düşürülmesinin çok sakıncalı olduğunu savunuyor. Burasının tekrar birinci derece koruma altına alınması gerektiğini belirtiyor.

...

Devamı Tempo'da

Mustafa SAPMAZ

 

(1033 – 20 Eylül 2007)

Faik Tütüncüoğlu / Çeşme Belediye Başkanı

 

“Burası yapılaşmasın da ne olsun?”

 

Abromovich’in aldığı söylenen arazide ne kadar yapılaşma gerçekleşebilir?

Bizden önceki eski planlarda yüzde 60 yapılaşma vardı. Turizm gelişme alanı olarak ilan edildikten sonra biz burası için yüzde 10 yapılaşma kararı aldık. Orada da bunu kesinlikle geçmeyecek.

 

Bu 160 dönümde 16 dönüm yapılaşma demek. İkinci derece koruma altında olan bir yer hakkında konuşuyoruz. Bu oranın doğal dengeyi bozacağına inanmıyor musunuz?

Hiçbir inşaat yapmazsanız doğal dengesi bozulmaz. Bir yere inşaat yapıyorsan oranın doğal yapısı tabiî ki bozulur.

 

Alınan bu arsa üzerinde ne yapılacağını biliyor musunuz?

Benim duyduğuma göre burada bir butik otel yapılacak. Dünyanın en zenginlerini getirecekleri, doğaya saygılı bir proje olacakmış.

 

Siz burada ne öngörüyorsunuz?

Benim orada öngördüğüm 16 bin metrekarelik kapalı alanı (Başkanın söylediği 16 bin metrekarelik alana havuzlar dahil değil) olan turistik tesis olmasıdır.

 

Kaç kata kadar izin var?

Beş kata kadar izin verilebilir.

 

Arazi üzerindeki ardıç ağaçları ne olacak?

Proje ‘Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na girecek. Ağaçlar tek tek işaretlenecek. Proje ona göre yapılacak (Başkan böyle söylerken, arazinin neredeyse tamamına yakınının ardıç ağacı ile kaplı olduğu bilgisini vermek gerek).

 

Bu kararınız baskıyla değişebilir. Baskıya nasıl karşı koyacaksınız?

Biz bu baskıya boyun eğmiş olsaydık, Çeşme çoktan taşlaşmış olurdu. Biz geldiğimizde 500 metrekare’den aşağı parsel olmayacak dedik. Şimdi bu oran bin metrekare. Bir de bizde ağaç dikme zorunluluğu var. Beş yıl sonra o bina gözükmez hale gelir.

 

Beş katlı binayı ağaçlarla nasıl gizlenebilir?

Öyle beş kat yapar ki, beş kat gibi görünmez. Projeyi görmek lazım.

01.10.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.