DTP Eş
Başkanı Aysel Tuğluk ise Kuzey Irak'a askeri operasyonun, bölge halkının
psikolojisini olumsuz etkileyebileceğini ileri sürüyor
Sözde ateşkesin ardından PKK, yaklaşık altı ay önce mayınlı ve roketli
saldırılara başladı. Aynı günlerde Abdullah Öcalan, avukatları aracılığıyla,
operasyonların durması ve genel af ilanı durumunda, dağ kadrosunun
dağıtılabileceğini ileri sürdü. Mayıs ayına kadar süre tanıdı. Benzeri talepler
Demokratik Toplum Partisi’nden (DTP) de geldi. Öcalan’ın zikrettiği tarihten
sonra, peş peşe saldırılar gelmeye başladı. Canlı bombalar, mayınlar,
roketler...
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaklaşık bir yıldır sürdürdüğü operasyonların
amacı, sınır içindeki teröristlerin yok edilmesiydi. Çünkü sınır ötesi harekâta
karşı çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Öncelikle kendi evimizi temiz
tutmalıyız” demişti. Fakat sınır sızmalarının önüne bir türlü geçilemiyor,
ABD’nin sözleri de yerine gelmiyordu. Böyle bir ortamda, hükümetin manevra alanı
iyiden iyiye daraldı. Son iki haftada onlarca kişinin teröre kurban verilmesi
üzerine, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile
birlikte mini bir terör zirvesi gerçekleştirdi. Ardından, bu zirve Bakanlar
Kurulu’na taşındı. Sınır ötesi harekât için gerekli Meclis kararına yönelik
tezkere hazırlıkları başladı.
Ancak sınır ötesi bir operasyona ilişkin çeşitli sorular gündemde.
İçeride DTP, dışarıda ABD ve peşmerge...
“Kınarsak taban ne
diyecek?”
DTP,
sınır ötesi harekâta kesinlikle karşı. Daha önce gerçekleştirilen 24 operasyonu
örnek gösterip, “Sonuçları ortada” diyorlar. Diyarbakır Milletvekili ve DTP Eş
Başkanı Aysel Tuğluk, “Yine bir sınır ötesi operasyon gerçekleşirse; bu, bölge
halkını öncelikle psikolojik açıdan olumsuz etkileyecektir. Yeni bir anayasa
yapılıyor, burada Kürtlerin isteklerine de yer verilse ne olur? Bu bir fırsat.
Bu fırsatı değerlendirebiliriz, parlamentoda konuşarak çözebiliriz. Ama sınır
ötesi harekât durumunda, halkların karşı karşıya gelmesinden korkuyorum” diyor.
Bu korkusunu, “Aman yanlış anlaşılmasın” diyerek şöyle açıklıyor: “Sınır ötesi
harekât, bir Kürt-Türk savaşına neden olabilir. Sonuçta onlar da akrabaları;
teyze, hala, dayı, amca çocukları, kardeşi, ağabeyi...
Bizim
kınamamamızın temelinde de bu yatıyor. Ben çok iyi biliyorum ki bana oy veren
kimi ailelerin çocukları örgütte. Bu bir realite, bu göz önünde bulundurulmalı.
Kınayınca, bu durumu tabana nasıl anlatacağız? Sınır ötesi harekâtla dengeler
kayabilir, değişebilir. Kürtler yeni arayışlara gidebilir.”
...
Devamı Tempo'da
Cemal SUBAŞI - Enis TAYMAN - Eyüp
ERDOĞAN
(1036 – 11 Ekim 2007)
|