|
Irak’ın kuzeyinde yuvalanan PKK’lılarla ilgili, Türkiye,
ABD’den istihbarat desteği bekliyor. Peki ne oldu da bölgede bu kadar etkin
olduğu bilinen Türkiye istihbarat bekler duruma düştü? Terörle mücadelede
gelinen noktayı eleştiren Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontrterör
Dairesi’nin eski başkanı Mehmet Eymür, Irak’la ilgili istihbaratı daha önce
ABD’nin Türkiye’den istediğini hatırlattı. Eymür, bugün Türkiye’nin istihbarat
konusunda ABD’ye muhtaç olmasının, daha çok teknolojiye ayak uydurulamamasından
kaynaklandığını söyledi.
Eymür, MİT’in birçok istihbarat kuruluşundan personel
olarak fazla olduğunu, ancak teknik yönden çok geride kaldığını öne sürdü: “MİT,
teknik olanaklar bakımından Emniyet İstihbarat Dairesi’nden bile geri
durumdadır. CIA’in, MOSSAD’ın uçakları var, uydulardan faydalanıyor. Bunların
istihbaratı yanında bizimkiler çok hafif kalıyor. Uydu atılıyor, bunlardan niye
faydalanamıyoruz? Neden teknik bakımdan dışarıya bu kadar muhtaç oluyoruz,
anlayamıyorum. Son yıllarda hiç teknik alım
yapılmamış.”
Telsizler
çalışmıyor
Yıllar önce alınan telsizlerin artık çalışmadığını
belirten Eymür, MİT’in bütçesinden tasarruf yapmanın ‘bir marifet’ olmadığını
belirtiyor. İstihbaratçıların tekniğe ayak uydurması gerektiğinin altını çizen
Eymür, “Har vurup harman savrulmasın ama günün şartlarına da ayak uyduracak
yapılanmanın devam etmesi gerekir. Yoksa geri kalırsın. İstihbaratın yüzde
80’ini telefon dinlemeleriyle yapıyorlar. ABD, Usame Bin Ladin’i niçin
yakalayamıyor, çünkü ne telefon, ne telsiz, ne de başka bir teknik cihaz
kullanıyor. PKK’lılar için aynı şey söz konusu değil. Haberleşmelerinde uydu
telefonları, cep telefonları, telsiz kullanıyorlar.
Bunların iyi denetlenmesi lazım. Biz de bu konuda
zayıfız. Bunları mutlaka gidermemiz, tekniğe ayak uydurmamız gerekiyor”
diyor.
“Küçük
düşürüldük”
Gövde gösterisi yapmakla sorunların çözülemeyeceğini
söyleyen Eymür, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bugün çok küçük düşürülmüş
durumdayız. Bu, hepimizi üzüyor. ABD’den bize istihbarat üç gün gelir. Gelen
istihbarat bize ne getirir, buna da bakmak lazım. Abdullah Öcalan bir sürü
şartlarla Türkiye’ye verildi. Ne oldu? Olduğu yerden örgütünü idare ediyor. Hem
İsrail hem ABD, PKK’yı İran’a yönelik olarak kullanıyor. PKK’yı Türkiye’ye
yönelik kullandığını sanmıyorum. Ama elinde, Türkiye’ye sopa olarak
gösterebileceği bir enstrümandır. ABD’nin PKK’ya silah vermesinin İran’a karşı
olduğu kanaatindeyim.”
Eymür, Barzani ve Talabani’nin son dönemde yaptığı
çıkışlarıysa şöyle değerlendirdi: “Türkiye’de siyasiler konuşuyor, karşı tarafta
Barzani, Talabani cevap veriyor. Güreşçiler gibi karşılıklı peşrev atıyoruz.
Barzani oradan bir şeyler söylüyor, bizimkiler bir şeyler söylüyor. Şu
unutulmamalı: Devletlerin hiçbir dostu yoktur. Şartlar neyi gerektiriyorsa onu
yapmak gerekir.”
__________________
Saygı ÖZTÜRK
(1041 – 15 Kasım 2007)
|