|
TEMPO: Bu
gazeteye neden ihtiyacımız var?
AHMET ALTAN: Biz, Türkiye’deki insanların
hak ettikleri gibi yaşamadıklarını düşünüyoruz. Bunun nedeni de gerçeklerin
onlara anlatılmaması. İnsanlar bizde okudukları her satıra inanacaklar. Medyanın
değiştirilmesi gerekiyor.
T.:
Neden?
A.A.: Söylediklerinden ziyade,
söylemedikleri önemli. Saklıyorlar. Bu ülkede muhtıralar veriliyor, darbeler
indiriliyor, bunlar konusunda ne biliyor halk? Gazeteciler hiç merak edip
araştırdılar mı? Hayır. Belki de çok daha iyi yaşayabilecekken, bizi
yönetenlerin hataları ve çıkarları yüzünden böyle bir hayat sürdürüyoruz. Ya
kandırılıyorsak?
T.: Dürüstlük
gazetecilerin başına bela olur
mu?
A.A.: Burada çalışan herkes dürüst
davrandığı sürece, bu gazetenin kendilerini koruyacağınız bilecek. Bir cinayet
haberini beş ayrı gazetede beş ayrı şekilde okuyorum. Böyle bir gazetecilik
olamaz. Haberin atlanmasını, eksik kalmasını, yalana tercih ederim. Çalışanlara,
hakkında haber yaptıkları insanların akrabaları olduğunu düşünmelerini
öğütlemiştik ilk toplantımızda.
T.: Bu yaklaşım
objektif olmaya ket vurmaz mı?
A.A.: Gerçekleri yaz, ama kötü kalpli bir
şekilde, birilerinin hayatını mahvetmeye çalışma. Kimseyle alay etme. Bizim
gazetede selülitli kadın fotoğrafı göremeyeceksiniz. İnsanları sakatlayan bir
davranış biçimi var Türk medyasının.
T.: Yeni bir
espri anlayışı mı
önereceksiniz?
A.A.: Tabii tabii! Bizim burada çok güzel
bir sloganımız var. ‘İtibarlı, zeki, eğlenceli.’ Gerçekler her zaman can sıkmaz.
Onun için de zeki bir kadro kurmaya gayret ettik. Haberlerimizin dilini
değiştirmeye, insanı daha öne almaya çalışıyoruz.
T.: Gazetenin
adının ‘İkinci Cumhuriyet’ olacağı
söylenmişti.
A.A.: Hakkımızda çıkan haberlerin yüzde 90’ı
yalan. Zaten bu, gazete çıkarmamızın sebebi. Türkiye’de, ‘medya suçlamak için’
diye bir anlayış var. Bu ülkede haksızlığa uğrayanları savunacak bir medya
olursa, insanların ne mafyadan, ne iktidardan, ne askerden korkmasına gerek
kalmayacak.
T.: Bu
söylediklerinizi yapabilmek için çok insana ulaşmanız gerekecek. Ama gazete
1YTL.
A.A.: En büyük endişemiz bu. Bu, ciddi bir handikap bizim için. Ama buna
mecburuz. Biz, ilanlara da bağımlı olmak istemiyoruz. Belki istediğimiz kadar
insana ulaşamayacağız. Daha önce de ‘bu tutmaz’ denilen işler yaptık, ama
başarılı olduk.
___________________________
Seda ARICIOĞLU
(1041 – 15 Kasım 2007)
|