|
Türkiye, 1995
yılında Kuzey Irak tarafına, PKK sızmalara karşı tüm masraflarını karşılayarak
35 karakol yaptırdı. Hatta bir de tören düzenleyerek Peşmergeye teslim etti.
Ancak Peşmerge, bu karakolları üç ay koruyabildi. Çünkü 32’si, içindeki çok
sayıda silah ve mühimmatla birlikte PKK’nın eline geçti. Özellikle kış aylarında
buralarda barınmaya başladılar. Bunun üzerine Türkiye, karakolları yıkmaya
başladı. Karakollar, saldırılara karşı kalın taş duvarlarla inşa edilmişti.
Yaklaşık 25
yıldır Irak sınırının sadece Türkiye tarafında güvenlik önlemi uygulanıyordu.
Türkiye, Irak’ın da kendi sınırını koruması gerektiğini söylüyordu. Ancak Irak,
kendi iç sorunları nedeniyle sınır güvenliğini tamamıyla Türkiye’ye bırakmıştı.
Bunun üzerine Türkiye,
Barzani ve Talabani ile işbirliği için adım attı. Türk Silahlı
Kuvvetleri’nde Barzani ve Talabani ile ilk teması, dönemin Jandarma Genel
Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis ile Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Necati
Özgen kurdu.
İki komutan,
helikopterle Barzani’nin bulunduğu Selahaddin’e giderken, ABD savaş uçaklarının
tacizine uğradı. Emekli Orgeneral Necati Özgen, o gün yaşananları Tempo’ya şöyle
anlattı: “Selahaddin’e gideceğimizi harekât merkezine bildirmemize rağmen,
helikopterimiz ABD uçaklarının tacizine uğradı. Pilot, defalarca helikopterde
VIP yolcular bulunduğunu belirtmesine rağmen tacizi durdurmadılar. Bizim,
Barzani ve Talabani ile görüşmemizi istemiyorlardı. Selahaddin’de Barzani ve
Talabani ile görüştük. Barzani’nin evinde kaldık. Bir gün sonra da
Talabani’nin bulunduğu Süleymaniye’ye gittik.”
Bu
görüşmelerde, sınır güvenliğinin sağlanması da ele alındı. Karakolların yapımı
ancak 1995 yılında gerçekleştirildi. Bununla da yetinmeyip, karakollarda
görevlendirilen Peşmergelere eğitim verildi. Türk Silahlı Kuvvetleri ile telsiz
haberleşmesini sağlayacak sistem kuruldu.
PKK görmezden
gelindi
Ancak
Peşmerge, PKK’nın sızmalarını görmezden geldi. Türkiye’ye bilgi vermedi. “Ben seni görmedim, seni beni görmedim”
düzeni yaklaşık üç ay sürdü. Çünkü PKK, ani saldırılarla bu karakollardan
32’sini ele geçirdi.
Türkiye’nin
yaptırdığı karakollar, geçiş noktalarında olduğu için teröristler bu tek katlı
yapıları buluşma ve ikmal noktası olarak kullanmaya başladı. Diğer 32 karakola
karşın, kısmen daha iç bölgelerde bulunan üç karakol ise Peşmergelerin elinde
kaldı.
Peşmergelerin
boşalttığı karakollar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi operasyonlarında
geri alındı. Teröristler kaçarken, karolarda bulunan malzemelerin bir kısmını
yanlarında götürdü. Askerlerimiz, sınır ötesinden dönüşlerinde bu karakolların
PKK’lılar tarafından yeniden kullanılmasını önlemek için bazılarını kullanılmaz
hale getirdi.
Yıkılan bazı
karakollar, daha sonra PKK’lılar tarafından onarıldı ve yeniden kullanılır hale
getirildi. Bu karakolların 1995’ten bu yana PKK’lıların elinde olduğunun
bilindiğini belirten askeri yetkililer, sınır ötesi harekâtlarda bunların bir
kısmının da imha edildiğini söylediler.
Son dönemde,
yurtiçinde meydana gelen çatışmaların yoğunlaşmasını, askeri yetkililer
yurtdışına çıkış yapmak isteyen PKK’lıların, sınırdan geçememesine bağladılar.
Yurtiçinde önemli bir temizlik operasyonuna girişen askeri makamlar, sınır ötesi
bir harekât halinde Türkiye topraklarında PKK’lıların kalmamasını
hedefliyor.
___________________________
Saygı ÖZTÜRK
(1042 – 22 Kasım 2007)
|