Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Philip Mansel
''İstanbul'da bazı binalar, şehre karşı işlenmiş birer suç''

İngiliz asıllı saray tarihçisi Philip Mansel'in, 1453 - 1923 dönemini ele aldığı 'Konstantiniyye', yazımından 11 yıl sonra Türkçede. 38 yıldır aralıklarla bu kente gidip gelen Mansel ile günümüz İstanbul'unu konuştuk

Philip Mansel
Philip Mansel

TEMPO: İstanbul’u sık ziyaret ediyorsunuz. Değişim nasıl?
PHILIP MANSEL: İlk kez 1969’da geldim, 1982’den sonra hemen her yıl geldim. O zamandan bu yana zenginleşmiş gibi. Sokaklar diğer büyük şehirler gibi görünüyor ve kokuyor. Bununla beraber artık daha milliyetçi bir görünümü var sanki. Gelen yabancı sayısı da hayli fazla artık bu arada.

T.: Bu milliyetçi görünüm yabancıları rahatsız etmiyor mu?
P.M.: Yabancılar kendilerini özgür hissediyor. Ama İstanbul’un bir Türk şehri olduğunu da hissediyorlar.

T.: Milliyetçilikten söz ettik. Sizce İstanbul’a zararı var mı?
P.M.: Şu anda Fener Rum Patrikliği, legal açıdan zor bir durumda. Hrant Dink’in öldürülmesi ve başka bazı olaylar var. Ama genç nesli, tartışmaya daha açık ve meyilli görüyorum. 

T.: Kitabınızda modern İstanbul’un ‘Küçük Gaziantepler, Kayseriler’ biçiminde olduğunu yazıyorsunuz. Niye böyle oluyor?
P.M.: İstanbullulaşma zaman alır. Hemen olmasını bekleyemezsiniz. Londra’da da aynı. Çocukları ya da torunları İstanbullu olacaklar kanaatimce. Ayrıca bazı Anadolu geleneklerinin büyük şehirde korunması açısından da bir avantaj bu. Mesela Gaziantep yemekleri çok güzel. 

T.: Kentin dokusunu koruyabildiğimizi düşünüyor musunuz?
P.M.: Hem evet hem hayır. Camiler, saraylar, büyük anıtlar korunmuş durumda. Yalılar, ahşap evler, günlük yaşama dair izler fazla korunamamış.

T.: Binalarımızı çirkin buluyor musunuz?
P.M.: Bazı otellerin görünüşü inanılmaz. Bazı binalar şehre karşı işlenmiş birer suç.

T.: İstanbul’da ciddi bir trafik sorun var, hayat pahalılığı var, insanlar kaçmak da istiyor bir yandan. Kenti nasıl organize etmeliyiz?
P.M.: En büyük endüstri burada. Belki ülkenin başka yerlerine de sanayi tesisleri kurulabilirse, durum düzelebilir.

T.: Varoşları gezdiniz mi?
P.M.: Zamanımı daha çok Eyüp, Taksim, Eminönü gibi yerlerde geçirdim.

T.: Başbakan, “İstanbul’da yaşamanın bir bedeli olmalı” diyor. Katılıyor musunuz?
P.M.: Bir ekstra vergi diyorsanız, katılmıyorum. Büyük şehirlerde yaşamak zaten gittikçe zorlaşıyor. Kaldı ki büyük şehirde yaşamanın gizli vergileri var. Mesela Londra’da arabanızla kent merkezine gitmek istiyorsanız, ekstra bir para vermeniz gerekiyor. Park etmek de pahalı.

                                                     ___________________________

Enis TAYMAN

Fotoğraf: Haydar ERÇİN

 

(1045 – 13 Aralık 2007)

21.12.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.