|
TEMPO: İstanbul’u sık ziyaret ediyorsunuz.
Değişim nasıl? PHILIP MANSEL: İlk kez 1969’da geldim,
1982’den sonra hemen her yıl geldim. O zamandan bu yana zenginleşmiş gibi.
Sokaklar diğer büyük şehirler gibi görünüyor ve kokuyor. Bununla beraber artık
daha milliyetçi bir görünümü var sanki. Gelen yabancı sayısı da hayli fazla
artık bu arada.
T.: Bu milliyetçi görünüm yabancıları rahatsız
etmiyor mu? P.M.: Yabancılar kendilerini özgür hissediyor.
Ama İstanbul’un bir Türk şehri olduğunu da hissediyorlar.
T.: Milliyetçilikten söz ettik. Sizce İstanbul’a
zararı var mı? P.M.: Şu anda Fener Rum Patrikliği, legal
açıdan zor bir durumda. Hrant Dink’in öldürülmesi ve başka bazı olaylar var. Ama
genç nesli, tartışmaya daha açık ve meyilli görüyorum.
T.: Kitabınızda modern İstanbul’un ‘Küçük
Gaziantepler, Kayseriler’ biçiminde olduğunu yazıyorsunuz. Niye böyle
oluyor? P.M.: İstanbullulaşma zaman alır. Hemen olmasını
bekleyemezsiniz. Londra’da da aynı. Çocukları ya da torunları İstanbullu
olacaklar kanaatimce. Ayrıca bazı Anadolu geleneklerinin büyük şehirde korunması
açısından da bir avantaj bu. Mesela Gaziantep yemekleri çok güzel.
T.: Kentin dokusunu koruyabildiğimizi düşünüyor
musunuz? P.M.: Hem evet hem hayır. Camiler, saraylar, büyük
anıtlar korunmuş durumda. Yalılar, ahşap evler, günlük yaşama dair izler fazla
korunamamış.
T.: Binalarımızı çirkin buluyor
musunuz? P.M.: Bazı otellerin görünüşü inanılmaz. Bazı
binalar şehre karşı işlenmiş birer suç.
T.: İstanbul’da ciddi bir trafik sorun var, hayat
pahalılığı var, insanlar kaçmak da istiyor bir yandan. Kenti nasıl organize
etmeliyiz? P.M.: En büyük endüstri burada. Belki ülkenin
başka yerlerine de sanayi tesisleri kurulabilirse, durum düzelebilir.
T.: Varoşları gezdiniz
mi? P.M.: Zamanımı daha çok Eyüp, Taksim, Eminönü gibi
yerlerde geçirdim.
T.: Başbakan, “İstanbul’da yaşamanın bir bedeli
olmalı” diyor. Katılıyor musunuz? P.M.: Bir ekstra vergi
diyorsanız, katılmıyorum. Büyük şehirlerde yaşamak zaten gittikçe zorlaşıyor.
Kaldı ki büyük şehirde yaşamanın gizli vergileri var. Mesela Londra’da
arabanızla kent merkezine gitmek istiyorsanız, ekstra bir para vermeniz
gerekiyor. Park etmek de pahalı.
___________________________
Enis TAYMAN
Fotoğraf:
Haydar ERÇİN
(1045 – 13
Aralık 2007)
|