Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Hrant Dink davası
Hrant öldü, eksikleri giderelim

Hrant Dink cinayeti davasının üçüncü celsesinde, bugüne kadar söylenenlerin dışında yeni bir şey söylenmedi. Mahkeme, 'eksiklerin giderilmesi' için duruşmayı erteledi. Oysa en büyük 'eksiğin' adı Hrant'dı

İstanbul Beşiktaş Adliyesi önünde kalabalık, “Hrant için adalet için” diye slogan atıyor. Adliye içinde sanık ve müdahil avukatları kavga ediyor. Sesler gittikçe yükseliyor. O kalabalığın, karmaşanın içinde göz göze geliyoruz onunla. Küçücük bir kadın... Simsiyah yas kıyafetlerine bürünmüş. Boynunda beyaz fuları... Herkes tartışırken, o susuyor. Ürkek değil, dimdik duruyor. Rakel Dink, 19 Ocak 2007’de, Şişli Halaskargazi Caddesi’nde sırtından vurulup hayattan koparılan Hrant Dink’in eşi, dudaklarını mühürlemiş susuyor. Gözlerinde, aynı acıyı yaşamayan hiç kimsenin tarif edemeyeceği bir acı...  

 

Pazartesi günü, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Hrant Dink cinayeti davasının üçüncü duruşması yapıldı. Bu celsede esas amaç, müebbet hapis istemiyle yargılanan davanın kilit isimlerinden, polis muhbiri Erhan Tuncel’i sorgulamaktı. Müdahil avukatları, kanunen hakları olan ‘çapraz sorgu’ sistemiyle Tuncel’e bugüne kadar sorulmamış, cevaplandığında davada karanlıkta kalan noktaları aydınlatacak soruları yönetmek için söz istedi.

 

Tuncel, tek bir cümleyle karşılık verdi onlara: “Sorularınızın hiçbirini yanıtlamayacağım!” Sonra mahkeme heyetine dönüp, “Bana ne dedilerse onu yaptım. Niyetim kötü olsa cinayeti ihbar etmezdim. Ben ihbar ettim” dedi. Bu sözüyle aslında, cinayet ihbarını ilettiği ‘üst’lerini hedef gösteriyordu. Buna rağmen duruşma sonunda mahkeme, ‘üst’lerin, yani 17 kez Dink’in öldürüleceği ihbarını aldıkları halde Dink’e koruma vermeyen emniyet müdürlerinin ana davada yargılanmasının yolunu açacak bir karar almadı.

 

Tuncel’in son sözü Rakel Dink’eydi: “Bize 'çocuklar' diyor. Başımıza azize kesildi. Bizim en ağır cezayı almamız için uğraşıyorlar.” Peşinden sanık avukatları, hem de duruşma salonunda, “Hepimiz Ermeni’yiz, dediniz. Rakel Dink bir kere olsun ‘Ben Türk'üm’ dedi mi?” diye bağırdı. Sesler yine yükselip tartışma alevlenirken, Rakel Dink susuyordu. 

 

Aslında, o gün orada Dink cinayeti davası sanıklarının yargılaması yapılıyordu. Ama tam tersi oldu, mahkeme heyeti önünde, sanıklar Rakel Dink’i yargıladı ve suçladı.

 

Duruşmada bugüne kadar söylenenlerin dışında yeni hiçbir şey söylenmedi. Davayı etkileyecek hiçbir karar alınmadı. Mahkeme heyeti, usul yönünden ‘eksikliklerin giderilmesi’ için duruşmayı erteledi. Hiç kimse, duruşma boyunca Rakel Dink’e, ‘bir yıldır eksik olan parçası’nı sormadı.

                                              __________________

Semra PELEK

Fotoğraf: AA

 

(1054 – 14 Şubat  2008)

23.02.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.